BURUNÖREN

IGDELI

KALEKÖY

KARAÖZÜ

KIZILPINAR

SIVRIALAN

YERLIKUYU

 

Tuesday, 07. 09 2010 08:51 zaman: 6 Tage

Antalya'a BULUŞMA

 

Bu etkinliğimizin nasıl olacağı konusunda öneri ve katkılarınızın olacağını biliyor ve bekliyorum.

Çorum’a bağlı KUŞSARAY-GÖKÇAM-KÖRÜCEK - MİSLEROVACIĞI, Kayseri- Felahiye ilçesine bağlı ACIRLI köyü, KARAÖZÜ ve ÇEVRESİ Köylerinden göç etmişlerdir.  Son yıllarda göç eden köylerimiz ile KARAÖZÜ,KARPINAR-İĞDELİ - YERLİKUYU-KALEKÖY – KIZILPINAR – KADILI-EBULHAYIR ve BURUNVİRAN‘dan oluşan çevre köylerimizin Ankara’da yaşayanları olarak derneklerin etkinliklerinde buluşulmuş ve tanışılmıştır.

 

Bu toplantılarda tüm hemşehrilerimizin bir dileği vardı;  “Yöremizin bugünü ve yarınının her açıdan değerlendirileceği bir toplantı yapılmalı ve kesinlikle sorunları tartışılmalıdır, Siyasi örgütlülük-yerel bazda derneklerin birleştirilmesi, Radyoları-İnternet Siteleri ve süreli yayınlarımızın  (ŞAHRUH ve KUŞSARAY Dergimiz) birleştirilerek tek ses olması gündeme alınmalıydı” diye hep düşünmüşüzdür…

 

Kısır döngü içindeki köy dernekçiliğine -kısır çekişmelere ve de hiç bir alanda sesimizin duyurulmamasına açıkçası üzülüyorum. Yöre insanlarımızın da benim gibi düşündüğünü sanıyorum. Sayıca az olmadığımız gibi başarılı insanlarımızın iyi konumlarda olmalarından dolayı da şanslıyız. Şu anda Türkiye'deki ekonomik olarak güçlü sayılabilecek büyük kuruluşların (Holdingler-Sanayii Kuruluşları) üst düzey yöneticileri başarılı insanlarımızca temsil edilmektedir. Bizlerin bunlardan hiç haberi yokmuş gibi davranmamız yöremize yapılabilecek en büyük kötülüktür.

Yöremizde üniversite kazananların yanı sıra, derece yaparak en iyi üniversiteleri bitirenlerle tanışıklığımız hemen hemen yok gibi. Gençlerimiz birbirlerini tanımıyorlar. Üzülerek söylemeliyim ki; Bizlerin de bu konuda onları tanıştırmak-kaynaştırmak gibi bir etkinliğimiz ve çabamız da yok.

 

Yöre insanlarımızın yazarları-çizerleri – uluslararası üne kavuşmuş Şairleri - ve her alanda başarılı beyin gücümüzü tanımak-tanıştırmak ve tespit etmek gerekmektedir.

 

İşadamlarımız, küçümsenmeyecek kadar büyük işlere buluşlara- üretimlere damgasını vurmaktadırlar. Ancak bu üretimin ve kazanımların yöremize hiç katkısı olmamaktadır. Katkı sunmak isteyenleri de yüreklendireceğimize, ötelemeye çalışmaktayız.

 

Bizler, yıllardır siyasette kullanılan oy deposu olduk. Ne acıdır ki biz seçtik ama hiç seçilmeyi beceremedik. Ya da seçilenlerimiz kendi çabaları ile başka yörelerden seçildiler. Bu seçilmiş insanlarımızla da iyi iletişim kuramadık, onların seçilmesinde etkimizde olmadı. Onlardan yararlanamadık.

 

Laik Cumhuriyetten yana olan etkin derneklerde ( ADD- ÇYDD) bireysel olarak kayıtlarımız var. Ancak bu derneklerde hiç güç olamadık, yönetimlerinde bulunamadık. Bazı istisnaları saymazsak, yönetimlerine aday olma cesaretimiz bile olmadı.

 

Ülkemizin her yöresinde bireysel de olsa siyasette varız. Hiçbir belediyemize bir yöre insanı yerleştiremediğimiz gibi, o belediyelerde çalışanlarımızın yükselmesine de katkı koyamadık. Hiçbir insanımız belediyelere ait ne bir dernek yeri alabildi ne de belediyelerin olanaklarından diğer yöreler gibi yararlanabildi. Daha üzücü olanı da; yöremizden kişisel çabaları ile Belediye Meclis Üyesi- İl genel Meclis Üyesi olanlar hariç, örgütlenerek bir insanımızı bu görevlere getirme başarısını da sağlayamadık. Bir şekilde bu görevlere gelenleri de kollamak ve bir kaç kişi daha bu görevlere getirmek ve de desteklemek için güç olamadığımız gibi, engellemeye varacak davranışlarda da bulunduk.

 

Köy Enstitülü öğretmenlerimizin ve Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşayan atalarımızın mirasını tükettik. Onların yor yoksul hallerindeki başarılarına eşdeğer bir yükselme ve ilerleme gösteremedik. Günümüz Türkiye’sinde eskisi gibi kürem kürem polis-hemşire-öğretmen-trenci olamıyoruz. Bir kaç üniversite bitirmiş gençlerimiz bile iş olanağı bulamıyor. Kısacası siyasi iktidar bizleri yok sayıyor.

 

Tarımımız bitmiş, yörelerimizde meyve-sebzecilik ve hayvancılık sona gelmiştir.

Artık dur demenin, bu sorunu birlikte çözmenin zamanı geldi de; geçiyor bile… Bu girdaptan kurtulmanın çözüm yollarını bir an önce bulmalıyız. Federasyonlarımızla - Derneklerimizle, yazılı süreli yayınlarımızla, İnternet âlemindeki sitelerimizle-radyolarımızla, yurtdışında yaşayanlarımızla, Genel Müdürlerimiz-Bürokratlarımız ve Akademisyenlerimizle kısaca toplumumuzda “ben varım” diyebilenlerimizle bir araya gelip tartışmalı-birleşmeli yöre ve sarsılmaya çalışılan Cumhuriyetimiz  için doğrularda buluşmalıyız…

 

25-26 Aralık 2010 tarihinde kültür etkinliklerinin şehri Antalya'da yöremizin tanıtılması gerekir. Neden Antalya? Neden 25-26 Aralık 2010? Antalya Uluslararası Kültür etkinliklerinin yapıldığı bir şehir. Bu nedenledir ki; Yöremizin basında yer alması ve uluslararası bir platformda tartışılır olması önemlidir. Tarihlerine gelince de; Yurtdışındaki temsilcilerimizin bir çoğu bu tarihlerde Antalya’ya gelmektedirler. Yani AB ülkelerinin NOEL tatili olması nedeniyle orada yaşayan eş-dost akrabalarımız izinlidirler.

 

25-26 Aralık 2010 -Cumartesi ve Pazar günü yurtdışında yaşayan dernek temsilcileri, toplumda tanınan yazar-çizer, sanatçı ,internet sitesi ve radyo temsilcisi ya da gelebilecek tüm insanlarımızı "KARAÖZÜ ve ÇEVRE KÖYLERİ, Yöremizden 240-250 yıl önce ayrılıp  ÇORUM'a göç eden KUŞSARAY, GÖKCAM, MİSLEROVACIĞI, KÖRÜCEK ve Kayseri-ACIRLI yerleşkelerinde yaşayan akrabalarımız, Belediye Başkanlarımız- Muhtarlarımız, yerel yöneticilerimiz gelmek isteyen herkesi ANTALYA da bir etkinlikte buluşturmak istencim ve önerimdir.

 

Yöremizin yıllar önce yazılarıyla tanınmasını sağlayan, Antalya da yaşayan Fikret OTYAM ile söyleşi, Gökçam köyümüzden Prof. Dr. Veli SAPAZ hemşehrimizin de katılacağı bir sohbette  ,”YÖREMİZİN dünü, bugünü ve yarını, Sivil Toplum Örgütlerimizin durumu” konulu bir panel ayrıca da bir resim-karikatür sergisi düzenlemek de önerimdir.  Antalya’da yaşayan tüm köylerimizin insanları ile  buluşulmalı-tanışılmalı, türkü tadında bir gece geçirilmeli… Yerel sanatçılarımızdan Kadim Dostu, Sarp ÖZTÜRK'ü ve Hurşit HAS (Kuşsaraylı), Almanya'da Caner BAL'ı – Tanju DUMAN’ve Leman ÖZDEMİR ve grubunu, hatırlayamadığım yöre sanatçılarımız da getirilmeli. Çorum’da Kuşsaray'dan çizerimiz UĞUR PAMUK dostumuzun eserlerini ve ismini hatırlayamadığım (Soyadı, KOLUKISA)  bir bayan arkadaşımızın resim sergisini ilgiyle izledik. Bu dostlarımızla birlikte yöremiz insanlarından bu tür yeteneği ve eserleri olan sanatçılarımız da etkinlik için davet edilmeli, bu etkinliğimize renk katmaları sağlanmalıdır.

 

Antalya Abdal Musa dernek başkanı Eczacı GÜLÇİN AKÇA kardeşimizin Burunviran köyünden olduğunu duyuyorum, Atatürkçü Düşünce Dernek Yöneticilerini ve de Antalya’daki çağdaş derneklerimizin yöneticilerinin de katılacağı bir etkinlik olabilir mi; Düşüncesi şimdiden bana heyecan veriyor ...

Tüm dostlarımızın da bu etkinliğe heyecan katacak önerilerini bekliyorum.

 

Bu etkinliğe maddi katkı sağlayacağına inandığım, isminin burada açıklanmasını istemeyen, yüreği yöresi için çarpan dostlarımızın da olduğunu hatırlatmadan geçemeyeceğim. Belli mi olur! İçimizden Antalya’daki yemekli gecemizin ederini karşılayacak bir ya da birkaç yöre dostu çıkacaktır … Bunca yıl siyasette aktif olan bazı dostlarımız Genel Başkan- Genel Sekreter düzeyinde gecemize katılımlarını sağlayarak basında yeralmamıza katkı sağlayacaktır. Hatta maddi katkı sağlayanları da olacaktır.

Antalya’da yaşayan yöre insanlarımızdan birileri çıkacak, organizemize önderlik edecektir. Ev sahipliği görevini üstlenerek orada yaşayan dostlarımıza bu etkinliğimizi duyuracaktır. Yöre İnsanımıza çok güveniyorum. Haydi dersek başaramayacağımız- üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur…

 

Yazarlarımız-Şairlerimiz - Ozanlarımız-Çizerlerimiz. Süreli yayınlarımızın Yayın Kurulu başkan ve Üyeleri. Yerel Yöneticilerimiz olan Belediye Başkanlarımız, Belediye Meclis Üyelerimiz-Muhtarlarımız, Azalarımız. Ankara-Çorum-İstanbul-İzmir - Mersin-Kayseri-Yurtdışındaki tüm yöre adına kurulmuş Federasyonlarımızın ve Derneklerimizin Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz. İnternet Sitelerimiz ve Radyolarımızın kurucuları ve sunucuları. İşadamlarımız. Bürokratlarımız - Akademisyenlerimiz, Genel Müdürlerimiz, Laik Cumhuriyetten ve ATATÜRK çizgisinden ödün vermeyen siyasi Partilerimizin Temsilcileri, Tüm sivil toplum yöneticilerimiz ; “ Yöremizin güzel insanları davetlimizdir”, diyebilmeli… Bu etkinliğe sahip çıkmalı …

Bu etkinliğimizin nasıl olacağı konusunda öneri ve katkılarınızın olacağını biliyor ve bekliyorum.

 

Ve diyorum ki: HAYIR’da HAYIR vardır. Umarım 12 Eylül’de de HAYIR çıkacaktır. Yöre insanımız HAYIR’ı sever. Hadi HAYIR’lısı…

Saygılarımla…

 

Eğitimci Vedat TATAR    

İletişim: vtatar@gmail.com,

tel: 0533 735 09 00- 0312 420 60 58