BURUNÖREN

IGDELI

KALEKÖY

KARAÖZÜ

KIZILPINAR

SIVRIALAN

YERLIKUYU

 

Dönüm Noktası!..

Ankara'da gerçekleşen '14 Nisan Cumhuriyet Mitingi', son yıllarda adeta yok sayılan 'laik, toplumsal ve ulusal' bilincin doğrudan ve dolaysız eyleme dönüşmesi ve gündeme girmesiyle bir dönüm noktası oluşturdu.

Son hafta içinde önce Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt' ın, ardından Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 'in konuşmaları, Türkiye Cumhuriyeti'nin ciddi tehdit altında ve büyük tehlike içinde bulunduğunu vurgulamıştı.

14 Nisan'da gerçekleşen mitingin çapı bu bilincin halk kesiminde paylaşıldığını gösteriyor.

Cumhuriyet gazetesi bir süredir kamuoyuna soruyordu:

'Tehlikenin farkında mısınız?'

Tehlikenin farkına varılmıştı.

*

Ne var ki bu tehlike, asla Cumhurbaşkanı olamayacak evsafta birinin Çankaya'ya tırmanmasıyla sınırlanacak kadar basit değildir.

Türkiye'nin var oluşunda vazgeçilemeyecek iki kırmızı çizgisini çiğnemeye yönelik iç ve dış güçlerin birbiriyle dayanışması, neredeyse işbirliğine dönüşecek bir nitelik kazanmaya başlamıştır.

İki kırmızı çizgiden biri, artık herkesin bildiği gibi, laiklik, öteki bölünmezliktir.

Ankara'da Tandoğan Meydanı'nda toplanarak Anıtkabir'e yönelen vatandaşların ortak bilinci bu gerçeklerde odaklaştığından, varlığımızın savunulmasında paha biçilmez bir değer taşıyor.

*

14 Nisan Cumhuriyet Mitingi'nde eller üstünde dolaşan ve sözle de dile getirilen kavramlardan biri de 'bağımsızlık' idi.

Ne yazık ki Türkiye dünya ve yurt olaylarını bağımsız düşünebilmek olanaklarını bir bir kaybediyor.

Medyanın bağımsızlığını yitirmesi, bu yolda en büyük kayıplardan biridir.

Ülkemiz gerek siyasette, gerek ekonomide büyük çapta dışarıdan yönetilmektedir. Bush yönetiminin elinde IMF ile AKP birer araca dönüşmüşlerdir.

AKP, iktidarını Amerika'ya medyun iken, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını nasıl savunabilecektir?

ABD'nin bir elinin altında PKK, öteki elinin altında AKP bulunuyor.

Zaman zaman güçlükler de çıksa, Bush yönetiminin, geleceğe yönelik tasarımı içinde bu ikisini bir süre daha birlikte idare etmesi kaçınılmaz görünüyor.

*

Bu bakımdan, günümüzün realitesini düşünürken '14 Nisan Mitingi 'ni salt Sayın Erdoğan 'ın Çankaya'ya çıkmasına karşı bir protesto eylemi saymak büyük yanılgı olur.

Erdoğan, Bush yönetiminin Ortadoğu Projesi'nden soyutlanarak değerlendirilemez; ABD arkasından desteği çektiği gün AKP iktidarı çöker.

14 Nisan eylemi, Ortadoğu'da büyük değerlendirme hatalarına düşen ABD'ye de ilginç bir uyarı içeriğini taşıyor.

Washington Türkiye'deki güçleri ve dengeleri hesap ederken "Ilımlı İslam Devleti" nin gerçekçi bir "model" oluşturmadığını belki bu vesileyle düşünmek fırsatına kavuşacaktır.

Cumhuriyet