BURUNÖREN

IGDELI

KALEKÖY

KARAÖZÜ

KIZILPINAR

SIVRIALAN

YERLIKUYU

 

Madımak'ı Görüp 'Bir Şey Olmaz' Demek!..

DÜNYADA BUGÜN - Cumhuriyet, Temmuz 2007
ALİ SİRMEN

Bu satırlar yazılırken Sıvas'ta 37 kişinin (biri Hollandalı Carina Thuijs ) diri diri yakıldığı Madımak Oteli katliamının üzerinden tamı tamına 14 yıl geçmişti.

14 yıldır, Türkiye ve Sıvas bu acıyı ve utancı taşıyor.

Madımak faciasının bütün ayrıntıları herkesçe biliniyor, fotoğrafları, filmleri hâlâ arşivlerde.

Uzatmaya gerek yok, 37 kişi, gözü dönmüş yobazlar tarafından, inançları kendininkilere uymuyor diye diri diri yakıldılar herkesin gözü önünde.. beş saat süren eylem sırasında.

Olayın herkesin gözünün önünde olması ve önce tehdit, oteli kuşatma, sonra taş atma ve ardından da, oteli yakma eyleminin beş saatten fazla sürmesi, bu süre içinde yerel otoritenin, yerel güvenlik güçlerinin, olayı seyreden Sıvaslıların, Ankara'da başta "Halk ile güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyin" diyen dönemin cumhurbaşkanının, olaya yeterince etkin biçimde müdahale edemeyen hükümetin ve onu oluşturan bütün ortaklarının sorumluluğu vardır.

Sıvas'ta insanların yakıldığı Madımak Oteli'nin asma katında bugün etleri cızır cızır kızartan bir kebapçı var.

Ama bir müze yok!

Ne devlet cesaret edebiliyor böyle bir müzeyi kurmaya, ne yerel yönetim, ne de Sıvas halkı.

Katliamın 14. yılında Sıvas halkının ve Türkiye'nin nerede olduğunun bundan güzel bir kanıtı olabilir mi?

***

 

Tarihsel olayların sorumlularını, akıp giden zaman içinden bir kesiti çıkarıp orada aramak beyhude bir iştir.

Sıvas 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında, Kurtuluş Savaşı'nın ilk ulusal nitelik taşıyan ve "Misak-ı Milli" yi kabul eden kongreye ev sahipliği yapmış olmanın onurunu taşımıştı.

Aynı Sıvas aradan hemen hemen 75 yıl geçtikten sonra, Madımak katliamının faili olarak, o büyük cinayetin ayıbını taşımak durumunda kaldıysa eğer, 1919 kalpaklıların Sıvası'nı 1975 takkelilerin Sıvası'na hangi etkenlerin ve kimlerin dönüştürdüğünü ciddi olarak düşünmek ve sormak zorundayız kendimize.

Bu soruyu sormadan ve doğru yanıtını bulmadan 2 Temmuz 1993 Madımak katliamının asıl sorumlularına ulaşmamız mümkün değil.

Sıvas katliamına adı karışanların, katillerin avukatlarının bir bölümü daha sonra iktidar oldu. Hatta avukatlardan biri Adalet Bakanlığı koltuğuna oturdu ve bu sıfatla, eski müvekkilleri olan katilleri hapishanede özel izinle ziyaret etti.

Daha sonra, bu iktidar 28 şubat süreciyle işbaşından uzaklaşmak zorunda kaldı.

Kimi "demokrasi!" savunucularına göre o iktidar meşru ve demokratikti, onların işbaşından uzaklaşmalarını sağlayan süreç ise demokrasi karşıtı.

Buyurun biraz da buradan yakın!

***

 

Türkiye'de aynı zihniyet bugün de iktidardadır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde uzlaşma aramamalarını mazur göstermek için halkın din duygularını sömürmek üzere şunları söylemekten hiç çekinmiyorlar:

- Bize dindar bir cumhurbaşkanı seçtirmediler...

Sanki bundan önceki ve şimdiki cumhurbaşkanları Allahsız kitapsız dinsizlermiş gibi...

Salt şu propaganda dahi, yeni Sıvas katliamlarının ön habercisidir.

Bir zamanlar "Bizim partiden yana olmayanlar, patates dinindendir" diyen Erbakan zihniyeti gibi, bunlar da, yalnızca kendilerine yandaş olanları dindar olarak görmekte, böyle tehlikeli tohumları Türkiye'nin bağrına serperek bölünmeyi güçlendirmektedirler.

Bu durumda, baş bölücübaşının İmralı'da olduğunu ileri sürmek aymazlıktır.

Bölücülük yalnız etnik ayırımcılıkla olmaz, milleti Uğur Mumcu 'nun deyimiyle, "inananlar ve inanmayanlar diye karnıyarık gibi ortadan ikiye ayırmak da bölücülüktür".

Faşizm yalnız ari ırk adına Yahudi yakmak değildir, inancı kendininkine uymayanı yakmak da bir faşizmdir.

Madımak olayını yaşamış olan, daha önce de benzeri nicelerini yaşayan bir toplumda, içinde bulunduğumuz durumu görmeyip, bu gidişi hâlâ "demokrasi" sayıp "Korkmayın yahu bi şiiy olmaz" diyen bu iktidarı, laikliğin önemini vurgulayanlardan yüz kez daha solda gören sözde liberal ya da solcular da, hain değillerse eğer, budaladırlar.

Madımak'ın anlamını iyi düşünüp uyanın artık!..

Cumhuriyet, Temmuz 2007

asirmen@cumhuriyet.com.tr