BURUNÖREN

IGDELI

KALEKÖY

KARAÖZÜ

KIZILPINAR

SIVRIALAN

YERLIKUYU

 

ESKİŞEHİR – SUCAADDİN VELİ BABA – BATTALGAZİ VE KISA KISA KÖY NOTLARI

s.gazi deliktaş'tan sucuaddin veli baba türbesinin görünüşü
seyyid gazi scuaddin veli baba türbesi

ALİ AKSÜT

Anadolu Alevilerinin yoğun olarak yaşadıkları illerden biri de Eskişehir. Nüfusun yoğunluğu, Alevilerin içtenliği, birlikteliği Eskişehir’e bir cemevi kazandırmış. Katarın başını Eskişehir Hac Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı İrfan Çetinkaya çekmiş. Bir kısmı kiraya verilen yapı, gelecekte bu amaca emek verecekleri doğru çizgi izledikleri sürece rahat ettirecek. Cemevinin alt katında Secaattin Veli Derneği var. Dernek başkanı Ahmet Sağlar . Birlikte bir şeyler yapmanın kıymetini bilenlerden. Aralarında Tunceli kökenli, boyunu aşan araştırmalara imza atan Coşkun Kökel’i de görmek insanı mutlu ediyor. Yapılanmasını tamamlayıp araştırmacıya kapı açmış bir kurum ,darısı diğerlerinin başına.

Eskişehir Işıklar taifesinin yurdu. Battal Gazi’nin o battal türbesi orada, Sucaaddin Veli Baba gibi Batı Anadolu’nun eşik taşı orada. Eskişehir önemli. Umarım bu önemli kentin bizim için önemli olan değerleri bir yol yazısı ile geçiştirilemez. Coşkun Kökel gibi canların katkısı ile var olan ve bilinmeyen değerleri su yüzüne çıkar.

Kentlerde cem evleri yapılsa da yöre insanları bu mekanlar yöre insanlarına kazandırılamadı. O caklarına göre ya da guruplara göre cemler henüz çoğu yerde yapılmıyor. İkrarsız Alevi lokma bile yiyemez sözünden yola çıkarak kitle toplu cemlere henüz kazandırılamadı. Bu hemen hemen her ilimizde böyle.

Bu sağlanamayınca işini iyi bilen ve Alevilerin aleyhine işleyen zaman bir şeyleri değil çok şeyi koparıp alıyor elimizden.

Eskişehir’in Türk’lerle tanışması 1174 yılından önce olduğunu tarihçiler belgelendiriyor.

Anadolu’yu olduğu kadar Anadolu Aleviliğini etkileyen en büyük olay Babai İsyanıdır. Bu isyanın Selçuklular tarafından Frenk askerleri ile Malya Ovası’nda 1240 yılında bastırılmasının ardından Türkmenler başlarında dervişleri , dedeleri ile küçük gruplar şeklinde Anadolu’ya dağıldılar. Büyük grup bu bölgeye geldi. ....Sultanönü (Eskişehir) baba ve dervişlerin kendilerine bağlı olan Türkmenlerle beraber yerleşmek için tercih ettikleri bölgelerin başında geliyordu. Burası merkezden uzak olmakla beraber uç vilayet olması nedeniyle Selçuklu Ülkesi içinde sayılıyordu. Türkmenler kendilerini burada bağımsız hissettikleri kadar diğer aşiret ve oymaklardan fazla uzaklaşmadıkları için de aynı zamanda güvencede hissediyorlardı.

1240-1261 yılları arasında Sultanöyüğü – Kütahya arasına yerleşen göçmenlerin sayısı (200,000 çadır) 1,5 milyonu buldu (1)

Halime Doğru 16yy’ın Eskişehir’ini böyle anlatıyor.

Doğru , Eskişehir –Kütahya- Seyitgazi üçgenindeki Türkmen kolonizasyonu ile ilgili izleri de isim isim dökmüş ortaya:

Eskişehir Seyitgazi arasında Kırgız Dağı, Eskişehir arasında Türkmen Dağı, Seyitgazi Afyon arası Resulbaba Tepesi,

Tekke ve Türbelere gelince:

Seyitgazi Köylerinden: Ayvacık’ta Konakçıklar Tekke, Çal Tekke , Ayvacık Tekke ,Arifler Tekke , Abdal Tekke,

Avdan’da :Genç Abdal, Erenler, Hüssam Dede, Çamardı, Tepesi Kuru, Şucaaddin,

Karacaali’de : Türkmen Baba , Evsim Baba, Tümbek Baba,Abdil Baba, , Ahmet Uryan Baba, Ahmed Tarhan Baba, Kadıncık Ana

Kuyucak’ta : Arap Baba,

Karapazar’da: Tahtalı Baba

Musalar’da : Koşucu Baba

Kütahya’da : Körsün Baba, Çoban Baba, Etyemez Baba, Ekmekci Baba,

Diğerleri de: Taptuk Emre Türbesi, Kemal Sultan, Çöğürler Türbesi, gibi....

Adı geçen türbeler yakın çevrelerinde bulunan Alevi, Sünni köylerde oturanlar tarafından saygı ile ziyaret edilmekte. Geleceğin devamı için Mütevazi bağışlar yapılmaktadır. (2)

İşte Eskişehir Aleviler için saydığımız nüfusun dışında Tekke, zaviye, türbe, ziyaret yerleri ve dede ocakları ile de Alevilerce bilinmesi ve gözetilip korunması gereken bir bölgedir.

Ayrıca Fatih devrindeki vakıf defterine göre Eskişehir’de:1) Ahi Dede 2) Ahi Mehmed 3) Şeyh Şahabettin Suhravardi 4) Ak Togan 5) Seyyid Abdullah 6) Devlet Han (Karacevkan) 7) Ahi Ömer 8) Gül Dede. 9) Hoca Nasreddin 10) Ahi ahmed Zaviyeleri (2) O günün Eskişehir’inin sosyal ve inanç yapısı hakkında bir fikir vermektedir.

Batı Anadolu Aleviliği için çok önemli bir merkez Sucaaddin Veli Baba Türbesi ve etrafındaki köy. Köy 1200 yıllarında Sultan Sucaaddin tarafından kurulmuştur.

El ele , el Hakka bağlı diyen, kendi deyimleriyle 5000 haneyi bulan talipleri ile Bulgaristan’dan Anadolu’ya kadar olan bölgede yaşayan canların sığınağı Sucuaddin Veli Baba.

Bu köyde Sucaaddin Veli, Mürvet Ali Paşa Türbeleri, Cemevi, aşevi, konuk evi, hamam , delikli taş,, dilek taşı, çilehane, Gelek çeşmesi, Bal pınarı, Menezgah Baba, Ekmekçi Baba, Tokmakçı Baba , Sacayak Baba, Salih Dede, Genç Abdal, Arap Dede ile Abdal Musa makamı canları bekliyor. Kutsanan yaşlı dutları , yaşlı dut Nevzat Demirtaş ölmeden gidip görmekte yarar var.

Burası Rum Abdallarının merkezi, tüm varlığını bu günlere taşıyabilmiş Nevzat Demirtaş Dede’nin oğlu Mehmet Demirtaş , saz çalıp , nefes söylemekle kalmamış Sucaaddin Veli Baba kitabını canlara kazandırmış.

Mihmanlarına o kadar içten hoş geldin diyorlar ki insanın hoş hoş bir daha gidesi geliyor. Ben tüm canlar adına her gittiğim yerde, her türbeyi yüreğinde sevgi olan her can için öpüyorum. Eskişehir’i Seyit Gazi’yi erken görmekte yarar var.

Eskişehir Seyitgazi Kümbet Köyüne yolumuz düştü. Az daha gitsek Frigya Kralı Midas’ın kulaklarını çekecektik.

Kümbet köyünde :

- Bize seyit derler, seyit soyluyuz diyen Hanefi mezhebinden bir Yörük (manav) karşıladı bizi. Midas bizim kulağımızı çekiyordu.Eski seyyid yeni hanefi dostumuzun geçmişi ile gönlümüzde bir bağ kurup ,çayını içtik.

Frigya Vadi’sinde Kümbet Köyü’nde Midas’tan ve Tasavvuf çizgisinden eser kalmamış gibi geldi bize.



1 Halime Doğru XVI. Yüzyılda Eskişehir ve Sultanönü Sancağı, Afa Yayınları, İst. Nisan 1992, S. 27-28

2 A.G.E. S.80