KARAÖZÜ

BURUNÖREN

KALEKÖY

YERLIKUYU

IGDELI

KARPINAR

KIZILPINAR

 

BAK POSTACI GELMiYOR!

Süleyman Görgülü

Ben hep bu şarkıyı söylerdim çocuklugumda,

 

Bak postacı geliyor / Selam veriyor
Herkes ona bakıyor / Merak ediyor
Çok teşekkür ederim / Postacı sana
Pek sevinçli haberler / getirdin bana

Bugünlük de bu kadar / Darılmayınız
Yarın yine gelirim / Hoşçakalınız
Haydi git güle güle / Uğurlar olsun
Ellerin dert görmesin / Kısmetle dolsun…

 

 ilkdefa Postacıyı Kayseride gördüm

 Ben hep bu şarkıyı söylerdim çocuklugumda, mektupları ben Postacı’dan beklerken, bizim köyden Sarıoğlana kim giderse mektupları o kişi alıp getirirdi, taa ki ortaokula gidene kadar. İlkdefa Postacıyı Kayseride gördüm; mektup getirmesede ilk görüşümde Polise benzetdim, resmi elbiseli özel şapkalı, öyle birde havalı’ki! Çocukluğumda işde bu Postacı şarkısını söyleye, söyleye Postacıya karşı ayrı bir sempati duydum, ve hala’da öyleyim. Nerde bir Postacı görsem heycanlanırım, bana sevinçli bir haber verecek diye. Nerde o eski Postacılar! Şimdiki Postacılar, ya bir celp getirir ( Mahkeme çağırı belgesi ) ya ödenecek bir Fatura veya herhangi bir ihtar belgesi.

 

''Süleyman ağabiyi zamanın varsa bi zahmet Postaneye’de gidip orayada kaydımı yapdıralım!''

Konu Postacı’dan açılmışken sizlerle yaşadığım bir olayı paylaşmak isdiyorum.
Almanya’da boş bir dairemi kiraya vermek isdiyorum; kiralamak isdeyen kişi Kayserili hemşerim, bir de hemşerilik var ya işin içinde, daha’da samimi konuşuyoruz. Hemşerim, Toprağım gibi sözlerle hitap ediyor bana. Böylesi sözlere her nekadar alışık olmasamda, ben’de aynı uslüp’la hätap ediyorum.
İkimiz’de Kayseriliyiz ya çetin bir pazarlıkdan sonar kira konusunda anlaşdık aşşğı yukarı. Aynı yaşıt olmasak’da bana saygıdan ağabiyi diyor, bende kendisine ismiyle hitap ediyorum, Burada hemşerimin gerçek  ismini yazmayacağım. İsmini Osman olarak degişdiriyorum.

Kira sözleşmasini yazdıkdan sonra, evin anahdarlarını vedim, Posta kutusuna’da ismini yazdım, Almanca bilmediği için ‚’’ağabiyi Polise beraber gidelim’de benim burada ikahmet edecegimi bildirelim. Benim almancam yok, bu konuda bana yardımcı olurmusun’’ dedi. Bende tabi Osman usta, gidelim neden olmasın, kayıdını yapdıralım dedim ve beraber gidip kaydını yapdırdık, bu adressde ikamet ediyor diye.

Bana Süleyman ağabiyi zamanın varsa bi zahmet Postaneye’de gidip orayada kaydımı yapdıralım dedi, ben ne Postanesi Osman usta! anlamadım ne demek isdedigini dedim, Ve de ogündür – bugündür halada anlamış değilim.

 

''Yoksa Postacı benim burada oturdugumu nirden bilsin''

Süleyman ağabiyi benim kaydım bu eve yapıldı! Evet Osman usta, gidip Postaneye’de kaydımı yapdıralım da benim mektuplarım buraya gelsin dedi, yoksa Postacı benim burada oturdugumu nereden bilecek, burada oturdugumu bilmeyince’de buraya bana gönderilen mektuplar gelmez dedi, tabi bu söz duyunca dona kaldım, bir ara kendimi toparlayıp ciddi bir şekilde yüzüne bakdım, aceba benimle dalgamı geçiyor diye, hayir hiçde dalga geçmiyor, gayet sakin ve ciddi, sürekli yalvarırcasına işe geçkaldım ağabiyi, bir zahmet şuradan varıp gelelim Postaneye diyor.

 

Bakdım iş ciddi, beraber Postaneye gitmemizi bekliyor, Osman usta burada Postaneye kayıt filan yapılmaz dedim, bir burada degil, Dünyanın hiç bir ülkesinde Postaneye kayıt yapılmaz, peki yapılmaz’da ağabiyi benim mektuplarımı Postacı nasıl getirecek, benim burada ikahmet etdigimi bilmiyor dedi, bakdim iş ciddi, Osman usta dedim sen Kayseri’de ikahmet etdiginde Postaneye kayıt yapdın’mı dedim! hayır yapdırmadım dedi, demek’ki Postahaneye kayıt yapılmıyormuş Osman usta dedim, ağabiyi Kayseri’de Postacı beni taniyor kayit yapdırmama gerk yok’ki dedi, Postacı herkesi tanır kimin oğlu kimin kızı oldugunu, onun için kayda gerek yok dedi, hala yalvarırcasına ağabiyi bana Türkiye’den mektup ve önemli evraklar gelecek, Kayseri şivesiyle hadi gidek’de kaydımı Postaneye yapdıralım diyor hala.

Neyse o günü öyle atlatdık beni her gördügü yerde sanki borçluymuşum gibi peşimi bırakmıyor haydi Postaneye gidelim diyor.

 

Osman ustaya bir mektup gelsede kurtulsam!

içimden dua ediyorum’ki biran önce Osman ustaya bir mektup gelse’de bu Postahane sisteminin nasıl çalişdıgını ögrense diye, tabi mektup gelmesi birkaç gün veya en azından bir hafta veya iki hafta sürecek ben iki hafta Osman ustanın yüzüne nasıl bakacagım, ben hiç gözgöze gelmemeye çalışıyorum, en sonunda ısrarlarına dayanamayıp, ben Osman ustaya bir mektup yazdım mektup gelince ögrenir bu Postahane sisdeminin nasıl çalışdıgını dedim.

 

''tabi gelecek mektup ağabiyi, zarfın üstünde senin adında yazılı - burada evin barkın var, herkes seni burada tanıyor ağabiyi'' demesin mi

Oturdugumuz evin addresine içine TEST yazıp zarfa pulda yapışdırıp Postaneye verdim, tabi buarada kendi adımıda yazdım gönderen diye, bir gün sonar Osman ustaya yazdıgım mektup geldi, mektubu bana gösterdi ağabiyi bu mektubu senmi bana yazdın dedi, bende evet ben yazdım dedim bak, Osman usta Postaneye kayıt yapılmadan’da mektupların geliyor dedim elindek mektubu bir evirip çevirdikden sonar tabi gelecek mektup ağabiyi dedi zarfın üstünde seni adında yazılı demesin mi. Osman usta senin burada evin barkın var, herkes seni burada tanıyor ağabiyi dedi.

Osman ustaya bir türlü Postane sistemin nasıl calışdıgını anlamayacagıma kanaat getirdim.

Her yolu denedim başka çarem kalmadı, Osman ustaya bir türlü Postane sistemin nasıl calışdıgını anlamayacagıma kanaat getirdim artık, beklemekten başka yapacak hiç bir iş kalmadı artık, bu arada Osman ustanın bir kaç gün içinde yavaş yavaş Almanya’dan Türkiye’den mektupları gelmeye başladı, Osman usta hem seviniyor hemde şaşırıyor her mektubu geldiginde, bu Postacı beni nereden tanıyor diye bana soruyor, bende bir oh çekip rahat bir nefes aldım.

 

Postacı aceba beni unutdu mu? benim mektubum gelecekdi!

Eger Türkiye’den mektupları geç gelse bana diyorki, Süleyman ağabiyi Postacı aceba beni unutdumu benim mektubum gelecekdi nedense gelmedi diyor bende Osman usta merak etme bizim Postacı unutmz ben onu senelerdir tanıyorum, bak benim mektuplarım geliyor diyorum, eger seninde mektubun olsa getirir dedim.


Hala Osman usta benim kiracım, arasıra karşılaşıyoruz, bir cesaret edipde soramıyorum; yahu Osman usta şu Postane sisdeminin nasil isledigini sen gerçekden mi bilmiyordun, yoksa benimle dalgamı geçdin diye.

Osman ustaya soramadıgım soruyu şimdi sizlere soruyorum Osman usta gerçekden mi bilmiyor bu Postane sisdeminin nasıl çalişdığını yoksa benimle dalgami geçdi dersiniz? Yazacagınız cevapları çok merak ediyorum.
Yorumlarınız için şimdiden teşekkür eder işlernizde başarılar dilerim.

 

Süleyman Görgülü

 -o-

 

 

 

ALMANLAR ( RUCK ZUCK ) DENİZ FENERİ’Nİ SÖNDÜRDÜLER

Süleyman GÖRGÜLÜ

                                                                                Yazar: Süleyman GÖRGÜLÜ

 Alaman Hakim, Bay Jochen Müller Deniz Feneri ile ilgili davayı bir ay içinde halletdi.

Almanyada yaşayan Türk vatandaşlarından Deniz Feneri ve Televizyon Tv 7 iş birligi ile Allah rızası için topladıkları 41 milyon 423 bin Euro Hayır paralarını har vurup harman savuran bu iki kurumua Alman Mahkemesi  kararı ile verilen cezalar.

Ve böylelikle daha önceki, Şimdi Reklemlar isimli yazımda toplanan Hayır paraları 46 milyon Euro olmadıgını okuyculardan özür diliyerek düzeltmiş oldum.

Şimdi belki bu yazımı okuyan sizler bir çoğunuz diyeceksiniz’ki ne farkder, ha 41 milyon 432 bin ha 46 milyon  bence çok fark eder bir Cent bile olsa farkeder çünkü o Allah rızası için toplanan o paralar fakirin ve bir yetimin hakkı degilmi?


Bu davadan mahkum olanlar:

Mehmet GÜRKAN : 5 Yıl 10 Ay Kanal 7 Avrupa Genel Müdürü
Mehmet TAŞKAN :  2 Yıl 9 Ay Deniz Feneri Alamnya Başkanı
Firdevsi  ERMiŞ :     1 Yıl 10 Ay Deniz Feneri muhasebecisi

 

Sıra Şimdi Türkiyedekilerde

Zekeriya  KARAMAN : Kanal 7’nin Yönetim Kurul Başkanı
Zahid  AKMAN: Eski Kanal 7’ci. 2005 ten beri RTÜK Başkanı
Mustafa CELiK: Kanal 7’nin Genel Genel Yayıın Yönetmeni
Ismail KARAHAN: Kanal 7 Reklam ve Mail işler Müdürü

Alman Mahkemelerinin Ruck Zuck ( Hemen Anında ) bu kararı Türkiyedeki Mahkemelere bir örnek teşkil ederde aynı süratle bu yukarıdaki ismini belirtdigim kişiler Adalet önünde hak etdikleri cezalarını çekerler.

Vielen Dank Herr Jochen Müller!

Çok teşekkür ederim Bay Jochen Müller.

Süleyman GÖRGÜLÜ

19.09.2008

-o-