ANASAYFA'ya dön

BURUNÖREN

IGDELI

KALEKÖY

KARAÖZÜ

KIZILPINAR

SIVRIALAN

YERLIKUYU

 

 ZİYARETCİ DEFTERİ * Gästebuch
  Gästebuch anzeigen | Yazmak için BURAYA TIKLAYINIZ! * Eintrag vornehmen | Suche | Zurück zum Haupt index | Admin
  # Seite: [ « ] ... | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | ... [ » ]

 NO: 122
 Datum: Donnerstag
11:40
29.03.2007
Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 7.0; Windows NT 5.2; .NET CLR 1.1.4322; InfoPath.1) 130.149.174.21 (ubsrvtrm18.ub.TU-Berlin.DE) ALİ MURAT İRAT
unbekannt Türkei
Toplumsal belleğin yitişi

Aleviler toplumsal belleklerini tazelemeli ve çektikleri sıkıntıların kaynağını doğru tespit etmeliler.

Aleviler bazı bölgelerde milliyetçi yapılarla temasını artırdı. Bu bile, Alevilerin toplumsal belleklerinin zayıflatıldığını ve milliyetçi paramiliter örgütler tarafından yakın dönemde maruz bırakıldıkları 'şiddeti' unuttuklarını gösteriyor


25/03/2007 Dr. ALİ MURAT İRAT



Hrant Dink'in katledilişinden sonra resmi ideolojinin eksenini oluşturan milliyetçi söylemin de gittikçe derinleşen bir kriz içine girdiği görülüyor. Bu krizin niteliğine biraz sonra kısaca değinmeye çalışacağım, ancak katliamın açığa çıkardığı bir başka krizi de burada anmak gerekiyor: 1980 öncesinde "devlet" eksenli sağ-milliyetçiliğe karşı konum alan kimi kesimlerin belirgin bir kırılma yaşayarak, bu yapının içinde erimeye başladıkları görülüyor, ki bu ilk söylenilenden daha önemli bir krizin de işaretidir. Türkiye'de devleti ve antiemperyalizmi kendilerine ana eksen olarak belirleyen, sırasıyla, sağ ve sol milliyetçiliğin sınırlarının giderek eridiğini, sol milliyetçiliğin, bünyesinde taşıdığı "devrim" nosyonunu yitirdiğini ve gittikçe devlet eksenini bile kaybeden ve gündelikleşen sağ-milliyetçilikle birleşme eğilimi gösterdiğini izliyoruz. Elbette "aynılaşmanın" işaretleri son 10 yıldır veriliyordu. PKK tehdidinin askeri bir sorun olarak en aza indirgenmesine karşın, giderek siyasallaşan bir Kürt sorunuyla karşılaşmak, büyük bir iç göçün sonucu olan sosyoekonomik durumu görmezden gelmek ama yine de "AB yasalarını" her kötülüğün kayıtsız şartsız tek anası olarak göstermek bu milliyetçiliği günden güne besledi. Dolayısıyla AB'ye karşı alınacak en ufak tavrın bile "en milliyetçi" olmakla özdeş olduğu bir iklimde, iklim yaratıcılarının söylemleri bu sağ-sol milliyetçi ayrılığının artık anlamsızlaşmaya başladığını da gösteriyordu.
Bu tarz bir milliyetçiliğin kurtarıcı olarak kitlelere sunulması, yaşanılan krizle birlikte kitlelerin devletten ve yasal olanaklardan beklentilerini de azalttı ve onların daha popüler ve gündelik bir milliyetçilik anlayışına kaymasına neden oldu. O nedenle Hrant Dink'in katilleri için artık "milliyetçi partiler" yeterli gelmiyor. MHP'ye karşı konumumuz ne olursa olsun bu gibi partilerin politik bir "akılla" siyaset yaptıklarını kabul etmek durumundayız. Buna karşın kendisine iş imkanı yaratılmamış, yaşadıklarıyla gördükleri arasındaki uçurumun derinleştiği, popüler milliyetçi söylemin ileri sürdüğü kuru ve kof milliyetçi edebiyata sarılmaktan başka bir çıkar yol göremeyen bir neslin ise daha da marjinalleştiğini ve marjinalleşirken her geçen gün "aklını" daha fazla kaybederek hızla krize sürüklendiğini görüyoruz. Yaygınlaşan milliyetçilik, akıldan yoksun ve şiddeti asıl araç edinmiş olan milliyetçi bir tavırdır. Kısacası yaygın, gündelik ve faşizan bir milliyetçiliktir. Ve varolan milliyetçi partilerin yaygınlaşan bu yeni tip miliyetçiliğe yaklaşımlarının, toplum açısından pek sağlıklı olmadığı görülüyor. Tıpkı 1980 öncesinde olduğu gibi, bu yapıların bazı milliyetçi partiler ve yapılar tarafından paramiliter depolar olarak yedeklendiği izlenimi uyanıyor.

Alevilerin konumu
Tam da bu noktada, Alevilerin de sözü edilen milliyetçi yükselişe karşı nasıl konumlanmaları gerektiği tartışılır hale geldi. Alevilerin milliyetçilerle olan ilişkilerinin tarihsel olarak iki dönemde netleştiği ve keskinleştiğini görüyoruz. Bunlardan ilki Jön Türklerin Ermeni tehciri öncesinde Ermeni ve Kızılbaş topluluklara yönelik tavrının olgunlaşmaya başladığı dönemdir. Jön Türkler'in Ermenileri bir tehdit olarak algılamaya başladığı dönemde bölgeye gönderdiği raportörler aracılığıyla da Kızılbaşlar'a (hem de Kürt veya Zaza olan Kızılbaşlar'a) "Asıl Türk" ya da "öz Müslümanlar" şeklinde ifadelerle yaklaştıkları ve onları devletin resmi söylemine dahil etmeye çalıştıkları biliniyor. Örneğin bugün Alevilerin aslında Şaman geleneklerinin kalıntılarını taşıdığını ileri süren bir hipotez de, o dönemdeki çabalar sonucunda oluşturuldu. Devlet söz konusu dönemde hissettiği bir tehdide karşı, bu "Rafızi" ve "Türk olmayan" unsurları Türklük ve Müslümanlık halkasına kısa bir süre için dahil etti, ancak tehdit ortadan kaldırıldığında bu unsurlar eski konumlarına geri itildi.
Yaklaşık bir asır sonra, Aleviler 1990'lı yıllarda tekrar gündeme taşındılar. Bu defa tehdit yine "Doğu" kaynaklıydı ve yükselen Kürt milliyetçi söyleminin Alevi bölgelerinde etkili olma ihtimali yüksekti. Bu bölgedeki Aleviler köylerine zorunlu cami yapılması gibi çeşitli baskılara maruz kalsalar da Alevilikleri bağlamında geçmişlerine nazaran görece huzurlu bir durumdaydılar. Ancak PKK'nın Alevilere yönelik söyleminin onların mobilizasyonuna neden olacağı endişesi bir asır önce gündeme getirilen söylemlerin, güne uyarlanarak yeniden üretilmesine neden oldu. Aleviler PKK tehdidine karşı "asıl Türkler" ve aynı dönemde yükselişe geçen "şeriat tehdidine" karşı da seküler anlayışlarından dolayı "İslam'ın özü" olarak tanıtılmaya başlandı. Ancak Sivas katliamı ve Gazi olayları işte tam da bu söylemlerin ortasında yaşanacaktı.


Milliyetçilerle temas
1990'lara dikkatle bakılacak olunursa Alevi örgütlerinin tam anlamıyla mantar gibi bittiğini ve bunların bazılarının çeşitli devlet kurumlarıyla da yakın temasta olduğu görülecektir. Bu dönemde üretilen "asıl Türk" söylemi ise hiç kuşkusuz Kürt sorununun çözümsüzlük günlerinde önemli bir koz olarak yedekte tutuldu. Ancak görünen o ki bu söylem meyvelerini vermeye başladı. Aleviler bazı bölgelerde milliyetçi yapılarla temasını artırdı. Bu bile, Alevilerin toplumsal belleklerinin zayıflatıldığını ve milliyetçi paramiliter örgütler tarafından yakın dönemde maruz bırakıldıkları "şiddeti" unuttuklarını gösteriyor. Konumuz açısından kritik soru, Alevilerin böylesine bir konjonktürde yükselen milliyetçilikle nasıl bir ilişki içerisine girmesi gerektiğine ilişkin olmalıdır. Öncelikle, her bir Alevi birey, Alevi olduğu için değil ama insan olduğu için şiddete eğilimli, şiddetin önünü açan faşizan milliyetçi söyleme ve onu üreten ekonomi politiğe, yani kapitalist tahakküme karşı durmak zorundadır. İkincisi, bir inanç sahibi olarak inancına sahip çıkması ve inancının gerektirdiği ibadet alanlarının, öğretim alanlarının kendisine tahsis edilmesini devletten talep etmesi ve bu konuda ısrarcı olması gerekiyor. Tam da bu nokta, milliyetçilerin Aleviler konusunda ne kadar samimi olduğunun da göstergesidir. Bugüne kadar hiçbir milliyetçi parti, yükselen tehdit zamanları da dahil olmak üzere, örneğin ne cemevlerini meşru ibadet alanı olarak gördüklerini beyan ettiler ne de Aleviliğin Sünnilikten ayrı bir inanç olduğunu vurguladılar. Dolayısıyla "özgürleştirme kaygısı" olmayan hiçbir siyasi duruşun Aleviler ya da herhangi başka bir etnik ya da dinsel grupla ilişkisinin samimi olamayacağını hatırlatmak gerekiyor. Aleviler bu bağlamda toplumsal belleklerini tazelemek ve çektikleri sıkıntıların kaynağını doğru tespit etmek durumundalar. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu unsurlarından olduklarını defalarca vurguladıkları halde Türkiye'deki azınlıkların elde ettikleri meşru ibadet alanlarında ibadet edebilme hakkına bile sahip olmadıklarını görmek durumundadırlar.

ALİ MURAT İRAT: Dr., Ankara Üni.


YORUM -Kommentar von Hüseyin Ekici
  02.04.2007 - 18:30

Sevgili Murat Bey,

Siz Alevileri hiç düşünmeyin. Aleviler neyin yanlış neyin doğru olduğunu senden de benden de iyi biliyor.

Alevi örgütlenmelerini mantar gibi bitti diyen zihniyet Aleviler konusunda ahkam kesmemelidir. Elbette Aleviler de örgütlenecek. Önce çoğalacak sonra da yoluna devam edecektir.

Alevilerin örgütlenmelerine ne kadar da ilgi duyan varmış. Hayret bu kadar sevildiğimizi bilmiyormuşuz.

Anadolu Sevgi Birliği Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı

Hüseyin Ekici
YORUM EKLE Kommentar hinzufügen
 NO: 121
 Datum: Dienstag
16:45
27.03.2007
Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 6.0; Windows NT 5.1; SV1; Arcor 5.005; .NET CLR 1.1.4322) 84.59.10.89 (dslb-084-059-010-089.pools.arcor-ip.net) Süleyman Görgülü
unbekannt Deutschland
RTÜK’net internet için Filitre
RTÜK’ün porogramı,çocukların zararlı sitelere ulaşımını engelliyor.

Çocuğunuzun internette zararlı sitelere girmesinden mi korkuyorsunuz? Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) bu korkuyu sona erdirecek bir uygulama başlattı.
RTÜK'ün internet sayfasından ücretsiz indirilen filtreleme programı, sakıncalı sitelere girişi engelliyor.
İnternet ortamında çocuklarının güvenliğini sağlamak isteyen anne ve babaların yapması gereken, önce "www.rtuk.org.tr" adresine girmek.
Daha sonra RTÜK'ün web sitesinde yer alan "Çocuklarımız İçin İnternet Güvenliği" bölümüne yerleştirilmiş olan filtreleme programının seçilmesi gerekiyor.
Filtreleme programı bilgisayarlara kolayca indirilebiliyor. Böylece çocuklar sakıncalı sitelere giriş yapamıyor.
Çocuklar hem internet ortamında zararlı içeriğe maruz kalmıyor hem de internet okur-yazarlığı gelişiyor. Sitede programın kolayca indirilebilmesi için pratik yükleme bilgileri de yer alıyor.

YORUM EKLE Kommentar hinzufügen
<hidden>
 NO: 120
 Datum: Dienstag
10:54
27.03.2007
Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 6.0; Windows NT 5.1; SV1; i-NavFourF) 85.182.56.163 (e182056163.adsl.alicedsl.de) Süleyman Görgülü
unbekannt Türkei
Neden Anayasayı kendinize uydurmaya kalkıyorsunuz ?

Cumhuriyet tarihinde ilk kez AKP Hükümetin hazırlamış oldugu bu kadar yasaları Sayın Cumhurbaşkanımız sakıncalı bularak veto edmiş veya bir cogununu da degişiklik yapılıp ve tekrar görüşülmesi için Meclise göndermiş.

Sayın Cumhurbaşkanımız Demokrat, aydin, ileri görüşl Atatürk ilke ve inkılaplarına sahip çıkan bir Hukuk adamıdır, bunun içindir'ki AKP Hükümetinin hazırlayıp sundugu buca yasalar Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını almamıştır.

Bu şu demek oluyor Mayıs ayında seçilecek olan Cumhurmaşkanı adayı, şimdiki Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan olmasada AKP partisinden her hangi bir kişide olsa bu ve buna benzer daha önceleri veto edilen yasaları tekrar kendi seçdiklei Cumhubaşkanına sunup onylatacaktir.

Sayın Başbakana soruldugunda Cumhurbaşkanı kim olacak veya Cumhurbaşkanlıgına adaymısınız denildiginde, bu zamana kadar nasıl Cumhurbaşkanı seçildiyse bundan sonrada hiç kimse kusura bakmasın böyle olacak diyor, Anyaysa neyi öngörüyorsa biz onu yaparız diyorsunuz .
Madem Anayasa neyi öngörüyorsa biz onu yaparız diyorsunuz, bunca veto edilen yasaları peki Anayasami öngördü sizlere ? Anayasayıda kendinize uydurmaya kalkıyorsunuz ?

Bu soruyu bir ben degil, Muhalefet, siviltoplum örgütleri sedikalar, aydınlar, Demokratlar, hepimizin sorması gerekiyor, AKP Hükümetine

YORUM EKLE Kommentar hinzufügen
 NO: 119
 Datum: Sonntag
07:18
25.03.2007
Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 7.0; Windows NT 5.1; InfoPath.1) 85.101.46.60 (85.101.46.60) Hüseyin Sözen
unbekannt Türkei
Bende bir avşar yörüğüyüm. Sitenizi inceledim. Yararlandım. Emeği geçenleri kutluyorum. Hepinize selam olsun.
YORUM EKLE Kommentar hinzufügen
<hidden>
 NO: 118
 Datum: Samstag
08:16
24.03.2007
Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 6.0; Windows NT 5.1; SV1; SIMBAR Enabled; SIMBAR={FFCCCD43-0BC5-4ebf-8539-5A77E2CEB169}; SIMBAR=0) 88.230.228.145 (88.230.228.145) Vedat TATAR
unbekannt Türkei
Sayın Alihan ERDOĞAN arkadaşımın DEMOKRATİK SOL PARTİ Merkez İlçe başkanlığını demokratik olarak yapılan bir kongre ile seçilmesinden dolayı sayın ERDOĞAN'ı ve şahsında tüm Yönetim Kurulu üyelerini kutlar, yöremize verecekleri katkılar için şimdiden teşekkür eder, DEMOKRATİK SOL PARTİNİN DÜRÜST imajını devam ettireceklerine olan inancımın tam olduğunu bildirir sevgi-saygı sunarım. Vedat TATAR
YORUM EKLE Kommentar hinzufügen
<hidden>
 NO: 117
 Datum: Donnerstag
23:55
22.03.2007
Mozilla/5.0 (Windows; U; Windows NT 5.1; de; rv:1.8.0.11) Gecko/20070312 Firefox/1.5.0.11 88.65.220.239 (dslb-088-065-220-239.pools.arcor-ip.net) Ali Riza Yildiz
Firefox Deutschland
Degerli dostlar

Sizlere bel ve boyun fitigi ile ilgili

bilgi alagaginiz site adresi veriyorum.

cok yararli bilgiler bulacaksiniz./ www.belveboyunfitigi.com

Herkese selamlar.
Ayrica, www.Bulentyildiz.net

YORUM EKLE Kommentar hinzufügen
 NO: 116
 Datum: Donnerstag
09:34
22.03.2007
Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 7.0; Windows NT 5.1) 80.136.201.194 (p5088c9c2.dip.t-dialin.net) keziban souris
unbekannt Türkei
Bir çabanın şarkısı;

Sabahın güneşinde uzaktan köyünü seyreden on beş yıllık deve çobanı, sırtını kayaya verdi ve şöyle bir şarkı mırıldandı.

Hayret etmemek elden değil
İnsanların yaptıklarına.
Koyunlarını, keçilerini,
Sığır ve develerini
Sürü sürü gezdirir.
Dağılmamalarına dikkat ederler,
Kendilerine etmediklerini bırakmazlar.

Evde, köyde, yurda
Parçalanır dururlar.
Yer yüzü bir otlak
Değimlidir onlara?
Sokulup yaklaşarak,
Nimeti bölüşseler,
O gelgeç ömürlerinin
Tadına doyulur muydu?

Her amelleri,
Birbirlerine etkileri,
Durgun suya atılan
Taş gibidir.
Her düşen taş onları ayırır, fırlatır atar.

Ne olacak bu işin sonu?
Hep ziyanla, zararla kapanan
Günler tükenmeyecek mi?

Ahmet Cemil Akıncının Veysek Karani isimli kitabından alınma.

Saygılar
Keziban souris.

YORUM EKLE Kommentar hinzufügen
kessimaus.q27.de
<hidden>
 NO: 115
 Datum: Montag
12:11
19.03.2007
Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 6.0; Windows NT 5.1; SV1; Arcor 5.005; .NET CLR 1.1.4322) 84.58.211.67 (dslb-084-058-211-067.pools.arcor-ip.net) Süleyman Görgülü
unbekannt Deutschland
Her Üçünüze'deTeşekkür ederim

Derneğimizin ilk kurucu üylelerinden ve Dernek Sekreterimiz olan Sayın Keziban Souris ablaya,

Derneğimizin ilk Disiplin kurulu başkanımız olan Sayın Murtaza İnce ağabiyiye,

ve yine derneğimizin ilk kurucu üyelerinden Sayın Celal Doğan'a

ikinci dönem, adaylıklarını koymayıp ve derneğimizde görev almadıkları için üzüntülerimi bildirir;

ve her üçü de Deneğimizin temel taşları olup,
bu zamana kadar olduğu gibi;

bundan sonrada Dernek calışmalarımızda bizleri yalnız bırakmayacaklarını umar; köyümüzün sounlarını beraber cözeceğimize inanıyorum.

Her üçünün’de bu zamana kadar Derneğimize olan katkılarından dolayı kendim adıma Teşekkür eder işlerinde başarılar dilerim.
Süleyman Görgülü


YORUM -Kommentar von keziban souris
  21.03.2007 - 18:34

Sevgili Süleyman, teşekküre teşekkürle karşılık verilmez ama senin Samimliğine sığınarak internet’i olmayan diğer Celal, Murtaza ve kendi adıma bizlerde sana teşekkür ediyoruz.

Sana yeni görevinde başarılar dilerim Senin Barış, demokrasi ve insanlık adına çalışacağından eminim.

sevgiler
Keziban Souris
YORUM EKLE Kommentar hinzufügen
<hidden>
 NO: 114
 Datum: Montag
00:26
19.03.2007
Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 6.0; Windows NT 5.1; SV1; Arcor 5.005; .NET CLR 1.1.4322) 84.58.243.121 (dslb-084-058-243-121.pools.arcor-ip.net) Süleyman Görgülü
unbekannt Deutschland
Her ikinize'de Teşşekür ederim,

Dernegimizin ilk kurucu üylelerinden ve Dernek Sekreterimiz olan Keziban Souris ablaya, ve yine
Derneğimizin ilk Disiplin Kurulu başkanımız olan Murtaza İnce ağabiyiye, ikinci dönem, adaylıklarını koymayıp ve Derneğimizde görev almadıkları için üzüntülerimi bildirir, ve her ikisinin de Deneğimizin temel taşları olup, bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonrada Dernek çalışmalarımızda bizleri yalnız bırakmayacaklarını umuyor, köyümüzün sounlarını beraber çözeceğimize inanıyorum .

Her ikisinede bu zamana kadar Derneğimize olan katkılarından dolayı kendim adıma Teşekkür eder işlerinde başaılar dilerim .

Süleyman Görgülü

YORUM EKLE Kommentar hinzufügen
<hidden>
 NO: 113
 Datum: Sonntag
21:39
18.03.2007
Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 6.0; Windows NT 5.1; SV1; Arcor 5.005; .NET CLR 1.1.4322) 84.58.243.121 (dslb-084-058-243-121.pools.arcor-ip.net) Süleyman Görgülü
unbekannt Deutschland
Sayın Hatice ve Mehmet Tunç ailesine çok teşekkür ederim,

IDA Bistro Restorantında Dernegimizin ikinci genel kurul toplantisina ev sahipligi yapan, Sayin Hatice ve Mehmet Tunç ailesine tesekkür ederim. Genelkurul toplantisında toplanan paraları Dernek yönetim üyelerimizden Sayın Mehmet Tuçun kendisi de katkıda bulunarak tekrar Dernegimize bağışda bulunup bu örnek davranışından kendisini kutluyorum .
Sevgili Ayça Tunç ve gurtubuna da teşekkür etmek istiyorum, bizleri o stresli (sıkıntılı) zamanimizda birazcik olsun havayi yumşatip hoş bir vakit geçirmemizi sağladikları için.

Selamlar

YORUM EKLE Kommentar hinzufügen
<hidden>
« vorherige Seite nächste Seite »