KARAÖZÜ

BURUNÖREN

KALEKÖY

YERLIKUYU

IGDELI

KARPINAR

KIZILPINAR

 

ABDALLAR

Ali Aksüt

Ali Aksüt
Abdallarla İlgili Notlar
Gerek konar göçerlikleri, gerekse yaptıkları işler. Bazı yerleşim yerlerinde dışlanmaları. Toprak edinmeye çalışmamaları, yaptıkları işin rağbet görmemesi, kendi aralarındaki çelişkiler gibi birçok nedenle Abdallar sürekli yer değiştirmişler.

Bulundukları kent ve kasabalardaki en uç, en elverişsiz yerleşim yerleri genellikle Abdallara ait.

Birçok yerleşim yerinde, çalgıcılık dışında işler yapan Abdallar ekonomik yönden güçlenmişler. Bu kesim, Abdallığını çoğu yerde gizliyor. Çalgıcılık, bohçacılık, sepetçilik gibi işler yapan Abdalların oturdukları evler, alabildiğine elverişsiz, baraka, gecekondu arası yapılar.

Toprak edinmede geç kalmaları ve yaptıkları işler nedeniyle sık sık yerleştikleri köy, mahalle ve mezralar boşalıyor. Ya topluca bir yere ya da değişik yerlere yerleşiyorlar. Onun için dün Abdal köyü denilen yerde karşınıza Abdal çıkmayabilir. Çingene olarak tanınan topluluk da birçok yerleşim yerinde Abdallarla iç içe yaşıyor. Kürt Abdalı diye anılan grup için ise Abdallar; onlar Abdal değil, ancak aynı işi yaptıkları için öyle anılıyorlar diyorlar.

Bu makalede, Alevi bir grup olan Abdalların yaşadığı ve bizzat gezdiğimiz yerleşim yerlerinde onlarla ilgili edindiğimiz izlenimleri kaleme aldık. Sırayla onları aktaralım:

1. Silifke
Mersin tarafından Silifke’ye girip köprüyü geçince Konya-Mut yoluna girdiğinizde yolun iki başındaki esnafın birçoğu Abdaldır. Anadolu’nun dört bir yanında gezgin iken yüz yılı aşkın bir zaman önce Silifke’ye gelip Cılbayır köyü yakınlarında bir yere yerleşmişler, bağ yapmışlar. Cılbayır; Gülnar’a doğru 20 km. kadar gidince sağda 10 km. kuzeyde, bu köye gelip yerleşmişler. Köyün eski yerlileri Yörükler tarafından köyden kovulmuşlar. Köyün çok yakınında bir yere yerleşmişler. Günlerden bir gün Cılbayır’da bir düğüne konuk olarak gitmişler Köse adlı bir köylü Yörük bir Abdal kocasının sakalına Fanaz’ı[1] tutup yakıyor. Sakalı ütülen Abdal Gökbelen Yaylası'nda (Silifke’nin 30 km. batısı) Hacı Paşa’ya şikâyete gidiyor. Hacı Paşa köylüyü topluyor, yargılıyor. Köse Hacı Paşa’ya “Abdal yedi yılda bir tüler (yani tüylerini atar) O da geldi bizim üzerimize tüledi” diyor, barıştırılıyorlar. Ancak köyde tutunamıyorlar. Demircilik yapan ve Hz. Davud'tan mesleği (demirlerin piri Davut peygamber diyorlar) sürdürüyoruz diyen Abdallar, Cılbayır’dan sonra tekrar gezginciliğe başlıyorlar. Silifke’nin 10 km. batısında Bahçederesi adlı bir köyün yakınına yerleşiyorlar. Yerleştikleri yer verimli olunca, köylü Abdalları buradan da kovuyor. Oradan Silifke Say mahallesine geliyorlar. Yerleştikleri yere Kıptiyen mahallesi adı veriliyor. Kıptiler de gelip burayı yurt tutuyor. Gelenler demircilik, çalgıcılık, sünnetçilik, hamallık gibi işler yapıyorlar.

Halk demirci Abdallarına Çingan adı veriyor (ses çıkaran). Şimdilerde yanlışlıkla Çingen tanımlaması var. Dedeleri daha önce Antalya’dan Karayağmurlu Ocağı'ndan ve Hacı Bektaş’dan geliyormuş. Onbeş yıldır dedeleri gelmiyormuş. “Bilgili dede gelse isteriz, rastgele dede de istemiyoruz” diyorlar. Şu an cem yapılmıyor, cemevleri yok. Cuma akşamları evlerde toplanıp Menakıp-nâme okuyorlarmış. Şimdilerde o da yok. Muharrem Orucu'nu tutan küçük bir azınlık var. Aşure düzenli kaynatılıyor. Bir kısmı Ramazan Orucu'nu da tutuyor. “Ali bizim Şahımız, Kâbe Beytullahımız” diye başlayan bir deyişle cemlerde döndükleri semahı düğünlerde de dönüyorlar. Silifke’de 500 haneyi aşkın oldukları söyleniyor.

1.1 Sakallılar
Silifke Say mahallesinde oturan Abdallardan bir kesite Sakallılar diyorlar. Sakallılar kurban kesmeye karşılar. Her türlü kan akıtmayı ret ediyorlar. Oruç yemekle bozulmaz, tüm beden yıl boyunca oruç olmalı diyorlar. Oniki gün Muharrem Orucu'nu tutmuyorlar. "Yezid, Şimir, Hz. Hüseyin’i susuz koydu, Hüseyin kendiliğinden oruç oldu, biz de oniki gün oruç tutarsak, kendi kendimizin Şimir’i oluruz" diyorlar. Kadını ana, büyük olarak bilip öne çıkarıyorlar. Ayağa kalkmak, kıyama durmak bir semahtır diyorlar. Yere niyaz etmiyorlar. Malatya tarafından gelmeler.

2. İçel-Mut-Ortaköy
Mut Karaman yolu üzeri 5. km’de 40 hane 230 nüfuslu. Çalgıcılık, çiftçilik yapıyorlar. Mut Hisar-Göcekler köyleri arasındaki Sarıbucak köyünün tümü Abdalmış. Çevre köylerde yaşadıkları bir problem sonucu 1958’de göçüp Ortaköy’e gelenler daha önceden Ortaköy’de Abdalların yaşadığını söylüyorlar. Cemevleri yok. Her cuma akşamı (Perşembe) özellikle kış ayları aksatmadan cemlerini yapıyorlar. Görüp öğrenmesi için ceme çocuk alıyorlar. Çalgıcılık ve çiftçilik geçim kaynakları. Dedeleri Mustafa Türkan. Köyde okul yok. Camileri var, köyden birkaç kişi namaza gidiyor.

3. Malatya-Doğanşehir-Yuvalı (Şavikli)
Köy Suçatı istasyonunun 2 km. batısında. Köye nereden ne zaman geldiklerini bilmiyorlar. Eskiden Zeynel Abidin Ocağı'na bağlı olan ve Kel Halil köyünde oturan dedeler gelir, cem yaptırırmış. 20 yıl kadar önce cemi terk etmişler. Önceleri geçim kaynakları çalgıcılık iken, şimdilerde kayısı yetiştiriyorlar. Köyde Şehit dedikleri bir ziyaret var.

4. Konya-Karaman
Karaman Otogarı’nın 1 km. batısında Fatih mahallesinde oturan Abdallar. “Biz Horasan’dan doğru Karaman’a gelmişiz. Karayağmurlu Ocağı'na bağlıyız.” diyorlar. Karaman’ın Yeni mahallede oturan Abdalları Seyyit Battal Gazi Ocağı'ndan olduklarını söylüyorlar. Dedeleri Hasan Ali Kuş. Düzenli olarak dede evinde cem yapıyorlar. 40-50 hane kadar varlar. Pazarcılık yaparak geçimlerini sağlıyorlar.

5. Adana-Ceyhan
Ağırlıklı olarak Fatih Sultan Mehmet mahallesi ve Caynak mahallesinde oturuyorlar. Büyük çoğunluğu Tencili Abdalları. Malatya Yazıhan ilçesi Tencili köyünden, Tenci Baba’dan geldiklerini söylüyorlar. Osmaniye ili içinde bir bu kadar Tencili Abdalı var. Eskiden cm yaptırmak için Malatya’dan Babo Dede geliyormuş. Cemevleri yok. Uzun süredir cem yapılmıyor. Bohçacılık yapılıyor. Erkekler satışa gittikleri minibüsü kullanıyorlar, satış işini kadınlar yapıyor. Çok çeşitli enstrümanları kullanıyorlarsa da çalgıcılık yapmıyorlar. Çok az sayıda boncukçuluk, dişçilik, demircilik, at arabacılığı, kalaycılık yapıyorlar. Sepetçilik yapanların kendi aralarında konuştukları bir argoları var. Yazın geziyorlar, kışları Ceyhan’da geçiriyorlar.

6. Afyon-Çay-Yeşilyurt (Uyanık)
Büyük çoğunluğu 80 yıl kadar önce Seydişehir’den gelme. Devlet eliyle getirilip yerleştirilmişler. Köyün eski adı Uyanık. Uyanık adını nereden aldıklarını muhtar Ali Cankurt şöyle anlatıyor:

“29 Mart 1922’de Atatürk Konya, Akşehir, Çay çevresini gezmeye gelecektir. Bu tarihte gelmez ertesi gün şafak vakti Çay ilçesinin 3 km. doğusunda bulunan yerleşim yerinden geçerken yol kenarında ki Abdalların tümünün erkenden uyanmış ocaklarını yakmış olduklarını görür. Yanında bulunan ve çevreyi tanıtan görevliye yerleşim yerinin adını sorar; 'Henüz bir adı yok Paşam' yanıtını alınca; Bu köy uyanık, adlarını Uyanık olsun”

der. Şimdi köyün adı Yeşilyurt. Ancak Uyanık adını daha çok seviyorlar.

Seydişehir’den gelen aileler Karahasanlar, Sarısüleymanlar, Medolar ve Muratlar. Bir kısmı Konya Kadınhanı’dan Antalya Zeytinköy’e gitmişler. Köy 300 haneyi aşkın. Cemevleri yok. Buna rağmen her perşembe veya iki perşembede bir “Çerağ Uyandırma” işlevini yerine getiriyorlar. Dedeleri Aksaray Ortaköy Kümbet köyünden geliyor. Bu dedelere Çölbulduk Ocağı'ndanlar diyorlar. Soyadları Özbulduk. Seydişehirden’de dede olarak Yağmuroğulları geliyormuş. Cemlerde dem alıyorlar. Dem tek bir bardaktan tüm canlara sunuluyor. Kadın, erkek ayrımı yapılmıyor. Kadınlar bardağa dudaklarını değdirmekle yetiniyorlar.

Her yerde olduğu gibi Yeşilyurt’ta da cem içinde semahın önemi büyük. Semah dönen bacıya "Saçlı", bacıyla birlikte semaha çıkan kardeşe "Taclı" adı veriliyor. "Saçlı" hangi "Taclı" ile semah dönecekse, elini o "Taclı"nın başına koyar. Elini ağzına götürür, sonra da erenler selamı şeklinde göğsüne götürür. Bu, Saçlı’nın Taclı’yı semaha davetidir. Taclı ayağındaki çorabı çıkarır, meydana çıkar. Saçlı’nın kendisine Kemerbest bağlaması için diz çöker. Kemerbest bağlanırken dede bir dua okur, Kemerbest bağlanır. Bacı ve kardeş yere üç kez niyaz edip ayağa kalkarlar. Sağ ayak baş parmağı, sol ayak baş parmağı üzerine getirilerek ayakta durulur. Bacının eli göğsünde, Kardeşin eli yanlarda sarkık durur. Cem Bülbülü (Âşık-Kamber) “Gördüğünüz erkândır, kolları kaldır” nağmesi üzerine Bacı ve Kardeş ellerini semah edecek şekilde kaldırırlar. Semah başlar. Semah sırasında dedeye ve yanındaki Âşık’a sırt dönülmez.

7. Kırşehir
Abdalların yoğun olarak yaşadıkları yerlerden biri de Kırşehir. 1940 yıllarında Kırşehir'e bağlı Yağmurlu köyünden Kırşehir Bağbaşı mahallesine gelmişler. Gelenlerden bir boy Deveciler. Kırşehirde Kürt Abdalı denilen bir grup var. Abdallar, bunların Abdal olmadığını Bozok'tan gelme olduklarını, alaturka saz çaldıklarını, düğün çalgıcılığının geçerli olduğu bir dönemde çalgıcılık yaptıklarından toplum onları Abdal-Kürt Abdal’ı diye adlandırdığını belirtmekteler.

Kırşehirde yaşayan Abdallar cem törenlerini unutmuş gibiler. Önceleri dedeleri Yozgat’tan gelirmiş. Dedelerine “Tozlular” derlermiş. Ayrıca bu dedelere “Yeşil Bağ Yakan” sülale de derlermiş. Kırşehir Akpınar ilçesi Gırtıl köyü tamamen Abdallardan oluşmuş. Neşat Ertaş’ın annesi de bu köyden.

Türkmen geleneklerini halk arasında en iyi taşıyıcı Abdallar. Araştırmacı eski Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Adnan Yılmaz “Dadaloğlu’na, Karacaoğlan’a yeni bir renk vermişler”diyor. Cem yapılamamasına tek neden dede yokluğu. Dernek ve vakıflara kızıyorlar.

"Eskiden düğünlere giderken sazımızı saklardık" diyorlar. Bir düğün sahibi yıllar önce çevresindekilere:

– Abdalları mı getirdiniz? Çalgısız yapamaz mıydık, der.

Aynı kişi 15 yıl kadar sonra çocuğunun düğününde;

– Artık torunum saz çalıyor. Ninesinin de ayağı gidiyor, demiş.

Kendilerini kabul ettirmiş olmaktan mutlular.

8. Keskin (Kartalın Beli)
Halk Ozanlığı geleneğini sürdürenlerden Keskinli Haydari; Keskin’in eski adı Kartalın Beli’dir diyor. Eskiden Ankara-Bâlâ'dan Tozluoğulları adlı dedeler gelir cem yaptırırmış. Uzun süredir gelmiyorlarmış. Keskin'de yaşayan Abdalların tümü müzisyenlik yapıyor.

Öne çıkmış çalgıcılar;
Hacı Taşan Sazcı
Seyit Çevik Kemancı
Erol Cöke Kemancı
Metin Öge Zurna-kaval
Haydar Barın Zurnacı
Şinasi Barın Zurnacı

Kendi dışındakiler Abdalları Türkmen Abdalı diye çağırıyor. A
rıca Keskinli Abdallara Savruklu Abdalı da diyorlar. Bir kısmı Denek Abdalı. Buraya Sivas ve Ankara Balışeyh’ten gelmişler. 150 yılı aşkın Keskin'de oturuyorlar. Keskin'de eskiden devecilik yapan Abdallara Kaçaköşekliler diyorlarmış.

9. Ankara-Polatlı
Horasan'dan Malatya, Sivas arasına, orada bir süre konakladıktan sonra Polatlı’nın Alikolan mezrasına gelmişler. Rus Harbi'nden sonra 1950 yılında bir cinayet sonucu köy dağılmış. Bir kısmı Polatlı Cumhuriyet mahallesine bir kısmı da Ankara Çincin, Altındağ, Aktaş mahallelerine göçmüşler. Alikolan köyünde çiftçilik yapmışlar. İkinci işleri çalgıcılık imiş.

Kırıkkale’nin Elmalı köyünden Tozluoğulları denilen dedeler gelip cemlerini yaptırıyor. Cumhuriyet mahallesi Mithatpaşa caddesindeki cemevinde düzenli erkân altı denilen perşembe akşamları toplantıları yapılıyor. Buna "Perşembelik" diyorlar. Erkândan geçiyorlar. Baba Cengiz Özdemir ibadetlerin tümünde bulunuyor. Görgü cemlerine "Baba" ve "Dede" birlikte girip aynı posta oturuyorlar. Görgüyü her yıl ocak ayının ilk haftasında yapıyorlar. Oniki hizmet eksiksiz yürütülüyor.

Alikolanlı köyünde Ateşoğlu adlı bir türbe var. Burayı her yıl ziyaret ediyorlar. “Aslımız Türkmen’dir çevreden bize Teber derler” diyorlar. Eskiden kadınlar Saya -üçetek- giyerlermiş. Şimdi cem için kadınlara üçetek yaptırıyorlar. Alikolan Kültür ve Yardımlaşma Derneği adı altında bir dernek kurmuşlar. Dernek başkanı Kâzım Can. Bâlâ, Haymana’dan bazı Geygeller İzmir Yamanlar’a göç etmişler. Cem zamanı yurtdışındaki Abdallar bile ceme geliyor.

10. Afyon-Emirdağ
150 yıl kadar önce bir kısmı Urfa’dan Yusuf Beyler denilen Sünni kökenli bir kabile ile birlikte gelmişler. Urfa'dan gelen sülaleye Paşalar diyorlarmış. Paşaların torunları olan birkaç ev çalgıcılıkla geçiniyorlar. Yine aynı dönemde Musul’dan gelenler olmuş. Genellikle kendilerini Musul’dan gelmiş biliyorlar.
Emirdağı’nda; Kamber Abdallar, Dalak Abdal, Gövceler, Meytiler, Deliler, Habipler, Karaoğlanlar, Paşalar sülaleleri yaşıyor.
Cem törenlerini düzenli olarak babalar yaptırıyor. Emirdağı Yenimahalle'de şu anda beş cem odası var. Perşembe ve pazar akşamları “Koldan kopan” denilen lokmalar yeniyor. Bir yıl öncesine kadar cemde kendilerini Teberler diye adlandırıyorlar. Emirdağlılar Abdalları Edeler diye çağırıyorlar.
Emirdağı'nda bulunan Garip Dede, Yorgun Baba, Tufan Baba, Balcan Baba, Seydiler türbesini ziyaret ediyorlar. Her yıl Battal Gazi ve Sucaeddin Veli Baba’ya ziyarete gidiyorlar. Muharrem Orucu'nu düzenli tutuyorlar.
Emirdağı Yenimahalle’de üç beş ev Geygel aile var. Bunlar dini kitaplar, esans vb. satıyorlar. Çalgıcılık yapıyorlar. Geygellerin Emirdağı'nda ceme ilgileri az.

11. Afyon-Sultandağı
Burada Tozluoğulları talipleri ve Yağmuroğulları talipleri var. Tozluoğulları talipleri; Öksüz Aliler, Köse Battallar, Kör Veliler, Varanlar, Ayrancılar, Zılvaharlar, Sivriler, Dümbüllüler.

Yağmuroğulları Ocağı talipleri ise Danacılar. Bunlar Konya, Akşehir, Yeniköy’den 35 yıl kadar önce gelmişler. Tozluoğulları talipleri Isparta, Yalvaç ilçesi merkezi ve yakınındaki bir çiftlikten 40 yıl önce gelmişler. Düzenli cem yapıyorlar. Dem yerini meyvesuyuna bırakmış. Geçim kaynakları ağırlıklı olarak çalgıcılık.

12. Konya-Akşehir-Yarenler

Bunların bir kısmı Pir Kâmber sülalesinden. Teberler diye biliniyorlar. Emirdağı, Ilgın, Yalvaç ve Sultandağı geldikleri yerler arasında. Çalgıcılıkla geçiniyorlar. Akşehir Yenimahalle’de aralarına birkaç Çingene aile karışmış. Onlara "Mıniki" diyorlar. Seyyid Mahmud Hayrani türbesini ziyaret ediyorlar. Cemlerini yapıyorlar. Dem almıyorlar.

13. Yuvalı Köyü ve Bir Türbe: Kâfi Baba
Kâfi Baba’nın türbesi Finike’nin 8 km. kuzeyinde Yuvalı köyü yakınında Lymra antik kentinin bulunduğu Saklısu'nun gözesinin hemen yanında bulunmaktadır. Yuvalı'da Abdallar oturmaktadır.

Türbenin 1960’ta onarılmış olan baştaşı kırıktır. Süleyman Erten tarafından türbenin kitabesi okunmuştur. Kitabe’de;

(Piri Sani hazreti Abdal Mûsâ Hâdimi
Gülşen-i zar içre esrarı hakayık mahremi
Aşkeri o şahın devlet eyyâmında
Kafi Baba iş bu erin namına
Seyyid İbrahim dede ol pişvayı müminin
Siyusal mesnedinde olmuştu hemnişin
Tarihtir şeş cihanın paşhanı dideban 1231)
yazılıdır. Kimilerince Abdal Musa Türbesi diye anılsada türbe Kâfi Baba’ya aittir.
Türbenin kuzeyinde 1,75 m. yüksekliğindeki derviş mezartaşı 12 segmanla üslüdür. 1812 yılında ölen Hasan Baba’ya aittir.

Söylenceye göre, Kâfi Baba Kaygusuz Abdal'ın 40 dervişi ile birlikte Mısır'a gitmiştir. Mısır Sultanı'nın kızını ölümcül bir hastalıktan kurtarmış; Mısır Sultanı kendisini ödüllendirmek isteyince, elinde bulunan boynuz şeklindeki şişeyi yağla doldurmasını söylemiştir. Şişeyi bir türlü dolduramışlar; bunun üzerine Baba, kâfi, kâfi demiştir. Şişe birden yağla dolmuş; babanın adı da Kâfi Baba kalmıştır.

14. Abdalların Yaşadığı ve Belirleyebildiğim Yerleşim Yerleri
A
dana Merkez Dumlupınar Mah.
Adana Merkez İller Bankası arkası
Adana Merkez Ondokuzmayıs Mah.
Adana Ceyhan Caynak Mah.
Adana Ceyhan Durhasandede Köyü (birkaç ev)
Adana Ceyhan Fatih Sultan Mehmet Mah.
Adana Ceyhan ŞahinÖzbilen Mah.
Adıyaman Gölbaşı Maltepe Köyü
Afyon Çay Yeşilyurt- Uyanık Köyü
Afyon Dinar Tekke Mah.
Afyon Emirdağ Cumhuriyet Mah.
Afyon Emirdağ İnkılap Mah.
Afyon Emirdağ Kurtuluş Mah.
Afyon Emirdağ Yeni Mah.
Afyon Sultandağı Yeni Mah.
Afyon Şuhut Ağin Köyü
Afyon Şuhut Bedeş Kasabası
Aksaray Merkez ?
Amasya Merkez Küçükkızılca Köyü (Geygel)
Ankara Merkez Çinçin Yenidoğan Mah.
Ankara Merkez Dikmenİlker Mah.
Ankara Merkez Feridun Çelik Mah.
Ankara Merkez Hüseyin Gazi Mah.
Ankara Merkez Nato Yolu Çevresi
Ankara Merkez Siteler Önder Mah.
Ankara Bala Abilas Köyü
Ankara Bala Yeniköy
Ankara Çubuk Demirci Köyü
Ankara Gölbaşı Bahçe Köyü
Ankara Gölbaşı Soğulcak Köyü
Ankara Haymana Çekirge Köyü
Ankara Koçhisar ? mah.
Ankara Polatlı Ali Kolan Köyü - boşalmış -
Ankara Polatlı Cumhuriyet Mah.
Antalya Merkez Varlık Mah.
Antalya Merkez Zeytinköy
Antalya Finike Yuvalı Köyü
Antalya Manavgat Bereketli Köyü
Antalya Manavgat Cezaevi yanı
Antalya Manavgat Şelale altı
Antalya Manavgat Yemişli Köyü
Antalya Alanya Çayağzı
Antalya Alanya Kargıçay (Araplar)
Antalya Alanya Kundu
Antalya Gazipaşa AbdalMah.
Antalya Serik Kürüş Mah.
Antalya Serik Kökez Mah.
Aydın Kuyucak Yamalak Kasabası
Bolu Düzce Kırkpınar Köyü
Burdur Merkez Gölbaşı Köyü
Çorum Merkez Gölköy
Çorum Alaca Büyükcamili
Çorum Alaca Dereyazıcı
Çorum Alaca Nesimi Keşlik
Çorum Sungurlu Başpınar Mah.
Çorum Sungurlu Gölpınar Köyü
Denizli Merkez Cabar Köyü
Denizli Merkez Kocabaş köyü
Denizli Honaz Kingen köyü
Denizli Honaz Dereçiftlik köyü
Denizli Sarayköy Uyanık köyü
Denizli Serinhisar Yatağan Kasabası
Erzurum Merkez Mahallebaşı Mah.
Erzurum Merkez Sütevleri
Eskişehir Merkez Kurtuluş Mah.
Eskişehir Merkez Emek Mah.
Gaziantep Merkez Karşıyaka Mah.
Gaziantep Merkez Hoşgör Mah.
Gaziantep Merkez Ünaldı Mah.
Isparta Merkez Bağlar Mah.
Isparta Merkez Karakavak Mah.
Isparta Merkez Yedişehitler Mah.
Isparta Eğirdir Göktaş Köyü
Isparta Yalvaç Kaş-Hacıbey Mah.
İçel Merkez Gündoğdu Mah.
İçel Anamur .............. Mah.
İçel Mut Askerlik Şubesi Yanı
İçel Mut Ortaköy(Kiprili)
İçel Mut Sarıbucak Köyü (boşalmış)
İçel Silifke Say Mah. (Kıptiye)
İçel Tarsus AkgedikKöyü
İçel Tarsus Demirkapı Mah.
İçel Tarsus Mithatpaşa Mah.(Halepten gelmeyiz diyorlar)
İçel Tarsus Polatlı Köyü
İçel Tarsus Cetvel Mah.
Karaman Merkez Eskiyeni Mah.
Karaman Merkez Fatih Mah.
Karaman Merkez Dıştekke
Kayseri Merkez Battalaltı Mah.
Kayseri Sarız Tavla Köyü
Kayseri Sarız Kurdini köyü
Kırıkkale Merkez Pınarbaşı Mah.
Kırıkkale Merkez Karşıyaka Mah.
Kırıkkale Merkez Ank.asfaltından Kırıkkale girişi
Kırıkkale Merkez Uzunlar Köyü (Denekdağı)
Kırıkkale Merkez Elmalı Köyü (Dedeköyü)
Kırıkkale Keskin Yeni Mah.
Kırıkkale Keskin Köprü Köyü (Kafalar Mezrası)
Kırşehir Merkez Bağbaşı Mah.
Kırşehir Merkez Aşıkpaşa Mah.
Kırşehir Akpınar Gırtıllar Köyü
Kırşehir Kaman Sarıuşağı Mah.
Konya Merkez Yeni Mah.
Konya Merkez Doğanlar Mah. (Carcar-Geygel)
Konya Merkez Eskiçimenlik(Doğuş Mah.)
Konya Akşehir Beşkavaklar Mah.
Konya Akşehir Muhacir Mah.
Konya Akşehir Yarenler Mah.
Konya Akşehir Ortaköy
Konya Beyşehir Hüyük Mah.
Konya Beyşehir Çamlar Köyü
Konya Çumra Hayvanpazarı Yanı
Konya Çumra Ortaköy
Konya Ilgın Abdallar Mah.
Konya Kulu .............. Mah.
Konya Seydişehir Değirmenci Mah.
Konya Sultandağı Yeni Mah.
Konya Yunak Sülüklü Köyü
Konya Yunak Çekirge Köyü
Malatya Merkez Çavuşoğlu Mah.
Malatya Doğanşehir Yuvalı Köyü
Malatya Yazıhan Tencili Köyü
Manisa Kula Abdal Mah.
Muş Varto Hasan Köyü (Avdelij)
Nevşehir Hacıbektaş Geygel Köyü
Sivas Gemerek Akkilise Köyü
Sivas İmranlı Arık Köyü
Tokat Merkez Çerdigin Köyü
Tokat Merkez Sarıtarla Köyü
Tokat Merkez Hasanbaba Köyü
Tokat Niksar Dönekse Köyü
Tokat Niksar İleyis Köyü
Tokat Niksar Sadoğlu Köyü
Uşak Merkez Elmalıdere Mah.
Yozgat Merkez Kırıksoku Köyü
Yozgat Yerköy Almahacılı Köyü

Kıbrıs Lefkoşa Sultandağı (Konya’dan göçmeler)
Kıbrıs Magosa Tuzcular

KaynakKişiler
Konya-Karaman, Şahan Ali Kuş, 42 yaşında, evli, 5 çocuklu, ortaokul, pazarcı.
Konya-Karaman, Mustafa Nanto, 73 yaşında, evli, 12 çocuklu, okur-yazar, pazarcı
İçel Mut-Ortaköy, Mustafa Türkan, 67 yaşında, evli-dede
İçel Silifke, Say. M., Durhasan Üşenmez 64 yaşında, evli, 5 çocuklu, ilkokokul, Hızarcı
Malatya-Doğanşehir Yuvalı (Şavikli) Köyü, Ali Tatar, 76 yaşında, evli, 8 çocuklu, çiftçi
Adana-Ceyhan, Gülseren Saklanmaz, 39 yaşında, evli, 3 çocuklu, lise, ev kadını
Kırşehir Mrk., Bağbaşı mahallesi, Abidin Ertem, 58 yaşında, evli, 7 çocuklu, ilkokul, emekli
Ankara-Polatlı, Cumhuriyet mahallesi, Hidayet Kökmen, 61 yaşında, evli, 7 çocuklu, okur-yazar değil, çiftçi
Ankara-Polatlı, Cumhuriyet mahallesi, Kazım Can, 60 yaşında, evli, 1 çocuklu, ilkokul, çalgıcı
Afyon-Emirdağ, Yenimahalle, Veli Erçetin, 52 yaşında, evli, 5 çocuklu, ilkokul, çalgıcı
Afyon-Çay -Yeşilyurt (Uyanık) Köyü, Ali Cankurt, 42 yaşında, 3 evli, 7 çocuklu, yükeskokul, muhtar
Afyon- Çay-Yeşilyurt (Uyanık) Köyü, Dede Kocaçimen, 52 yaşında, evli, 4 çocuklu, ilkokul, besici
Afyon- Sultandağı, Yenimahalle, Mehmet Uslu, evli, ilkokul.

[1] Fanaz: Gece aydınlatmada kullanılan çıraya ya da gazlı bez sarılmış ağaç parçasına verilen ad.

 

 

 

 

 

TAŞELİ YÖRESİNDE YAŞAYAN ABDALLAR

Celal Necati UCYILDIZ. Halk Bilimi Araştırmacısı

Taseli Yöresinde Yasayan Abdallar

CELAL NECATİ ÜÇYILDIZ
Halk Bilimi Araştırmacısı
celalucyildiz@hotmail.com

Yazar

TAŞELİ YÖRESİNDE YAŞAYAN ABDALLAR



Mut, Ermenek, Silifke, Gülnar, Anamur, Erdemli (Eski İçil) Taşeli adıyla anılır. Kültür kayıtlarında da bu isimi görürüz. Bu yörede kültür ortaktır. Bir biri ile kaynaşmıştır. Gelenekleri, halk oyunları, seyirlik oyunlar, ağıtlar, türküler hep ortaktır.

19. Y.Y. yaşamış olan Küçük Karacaoğlan ya da Silifke li Karacaoğlan ve yörede yaşayan Abdallar Bu yörenin kültürüne, sanatına yön vermişlerdir. Küçük Karaca Oğlan ; kışları Taşucu Holmi Kentte oturan, yazları Kavak, Çatak yaylalarında yaşayan bir Rum Kadınıdır. Elinde cümbüşü ile Türkmenlerin arasında dolaşmış. Onların türkülerini ağıtlarını çalmış, söylemiş. Bu arada kendinin bağlantılı olduğu Kıbrıs kültürü ile Taşeli kültürünü sentezlemiştir. İşte Taşeli yöresinde gördüğümüz 9, 18, 32, 64 vuruşlu ezgilerin gizemi buradadır.



HORASAN ERENLERİ

Horasan dan kalkan kervan Anadolu'ya gelir. Kırşehir, Konya, Afyon, Antalya, Adana, Mersin'e ; kona, göçe gelirler, yerleşirler. Kah demirci olur, kah sünnetçi, ya da çalgı çalarlar. Hem eğlenirler, hem eğlendirirler.
Karasabanın demiri, orak, kazma, keser, balta, kılıcı; Onların elinde şekillenir. Anadolu'da ahilik onlarla anlam bulur. Zanatçı olurlar. Bir bakarsınız sanatçı olur. Hacı Taşan, Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş olur. Bağlamanın telinde, kavalın sesinde. Davulun tokmağında onlar çıkar karşımıza.

Bir Türkmen oymağı olan; Abdallar'dan söz etmek istersek:
M. Şakir Ülkütaşır, Ali Aksüt, Hamza Aksüt'ün araştırmaları en önemli kaynakçalarımızdır.
Babai Türkmenlerinin bakiyeleri olan Abdallar; Alevi, Kızılbaş inancı içinde yer alırlar. Yaşadıkları bölgeye göre, kah Tahtacılar, kah Çepniler, Bektaşiler ile uyum içinde geleneklerini, inançlarını sürdürürler.

Taşeli yöresinde Abdallar'ın bir kısmı, Kırşehir yöresinden, bir kısmı Konya, bir kısmı ise Alanya'dan gelmişlerdir.

Mut, Silifke, Anamur, Mersin'de bulunan Abdallar, zaman içinde; bir birleri ile gidip, gelmeler sonucu akraba olmuşlar. Geçmişleri ile ilgili geleneklerini günümüze kadar yaşatmışlardır. Taşeli yöresinde, her köyde bir, iki ev kalıntısı bulmak olasıdır. Zaman içinde kentlerde ve kentler yakın yerleşim yerlerinde, bir arada yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Silifke Say mahallesi: bir kısmı Mut'dan, Gülnar'dan, Anamur'dan bir kısmı ise Silifke'nin Gedikli Ahmet Paşa tarafından fethi sırasında, gelmiş, buralara yerleşmişlerdir. Yörenin demircilik işlerini ; Demirci Ali Bayram, Tencili Hüseyin, Demirci Kemal Çelik (1989 yılında Belediye Meclis üyeliği yapmıştır.) gibi ünlü demirci ustaları yetişmiştir. Taşeli kültürüne en büyük katkı ise Say Mahallesinde bulunan sanatçılar kanalı ile olmuştur. Kıbrıs ile Akdeniz, İç Anadolu arasında bir köprü kurarak, bölgenin kendine özgün, kıvrak melodik yapısı ortaya çıkmıştır. Yani 8, 16, 32, 64 ölçüler buradan Anadolu'ya yayılmıştır. Kör Yusuf, Topak Mustafa, Gırnatacı Halil Demir, Kemancı Hüseyin Say, Davulcu İsmail Çakkan, Deli Ali, Uzun Memet, Kara Mustafa, Derinceli Ali, Öcal, Deli Bayram, Karaçocuk. Ve bunların geleneklerini sürdüren çocukları. Dünya'ya yöre folklorunu tanıtmışlar. Tanıtmaya devam ediyorlar.

Durmuş Ali Beyaz, Durhasan Üşenmez, Kemal Çelik, Metin Uslu belediye meclis üyeleri seçilip, Silifke siyasetine yön vermişlerdir.

Bölgede en ünlü sünnetçi Dehmen Goca, Müdür lakaplı Gülleci Goca olmuştur.

Dedeleri Konya'dan Yağmurlu , Hacı Bektaş Ocağından gelmiş, 1960 yıllarında Aşık Davut Sulari, Aşık Kul Hasan gibi dedeler gelmiş. Tencilli Hüseyin'in evinde cem tutmuşlardır. Çeşitli nedenlerden dolayı cem tutmaya ara vermişlerse de, son yıllarda evlerde Cuma Akşamlarında toplanıp cem tutmaya başlamışlardır. Kara Mustafa, evini cem evi için hazırlamış, burada cem tutmaya devam ediyorlar.

Mut ilçesinde, Sarıkavak, Narlı, Pamuklu köyüne yerleşmiş. Bu yerleşim yerlerinden daha sonra Kelceköy'e Ortaköy'e gelmişlerdir. Buradan Silifke'ye, Ankara'ya, yurt dışına gitmişlerdir. Gittikleri yerlerde demircilik, zanatkarlık işlerini bir arada devam ettirmişlerdir. Mahmut usta, Nazmi Örs, Gırnatacı Durhasan, Bayram Usta gibi müzisyenler çıkmış, onların çocukları bu işi devam ettirmişlerdir.
Kravga Beyleri Kırşehir yöresinden bir gurubu alarak Şanşa köyüne yerleştirmişlerdir. Daha sonra Şanşa'lılar Karaman'a taşınmışlar. Karaman'da Fatih ve Yeni mahallede oturmaktadırlar..

Zaman içinde Keskin Gırtıl köyünden evliyalar gelmiş. Buralarda yaşamış. Yaşadıkları süreç içinde kerametler göstermişler. İşte Gırtıl, ya da Kırtıl Dede bunlardan biri. Hak'ka yürüyünce yöre halkı en yüksek tepeye mezar yapmışlardır. Bu dağın ismi Kırtıl Dağı olmuş. 1946 yıllarında Muzaffer Sarısözen Felteş (Ahmet) Duman'dan derlemeler yaparken kayıtlarına yer adı olarak Kırtıl Köyü olarak geçmiştir. Korucuk mahallesi, köy tüzel kişiliği oluşurken Kırtıl Köyü olarak tescil edilmiştir. Kırtıl Dağının eteğinde kurulan İkinci Kırtıl köyünde Müze ve Kütüphane açılarak kültüre hizmet vermeye devam ediyor.

Yörede yedi kardeşler söylencesine göre; bu yöreye Horasan erenleri gelmiş. Bu yörede hizmet etmişlerdir. Hak'a yürüyünce Kırtıl Dede gibi, köylerinin en yüksek tepelerine mezarlarını koymuşlardır. Hürü Kızları, Mukaddem Dede, Yalman Dede, Zeyne Dede, Mağaras Dede, Şıh Yonis, Ali Mekke, Sadık Dede gibi yatırlar hala anılmakta, Sultan Nevruz, Hıdır Ellez gibi günlerde ziyaret edilmekte, kurbanlar kesilip niyaz edilmektedir.

Gülnar yöresin de başta Derince gibi yerleşim yerlerinde kalmışlar. Bir kaç aile Saray mahallesinde kalmış (Hörlek Memet), bir kısmı ise Silifke'ye göçmüştür. ( Derinceli Ali)

Anamur'da Ören'e gelmişler, sonra Yıldırım Beyazıt mahallesine yerleşmişlerdir. Bir kısmı ise Silifke'ye göçmüşlerdir. Anamurlu Ali Rıza, Ali Tekin ) . Anamur, Silifke yerleşim yerlerinde evlilik vb. nedenlerle kaynaşmışlardır. Seracılık, demircilik, sanatçılık, gibi işlerde geçimlerini sağlamaya devam ediyorlar. Ali Rıza Uslu ticaret ile uğraşıyor. İki oğlunu müzik okullarında okutarak, müzikle bilimsel olarak ilgilenmelerini sağlamış.

Tarsus'ta Bolatlı, Akgedik köylerinde, Mithatpaşa, Demirkapı, Cetvel, Yenice'de Malatya'dan gelen Tencili Abdalları bulunmaktadır. (Silifke'de bulunan Tencili Hüseyin ile bir çoğu akraba bulunmaktadır. Tarsus Bağlarbaşı köyünün bir kısmının Malatya yöresinden geldiği, yakın zamana kadar Abdal köyü olarak anıldığı, daha sonra Bağlarbaşı köyü olarak isim verildiği. Bu köy de yatırı bulunan Cüneyt Dede de Aladağlar'da, Bolkar Dağlarında yaşadığı sonra bu köye geldiği Bayatlı Ocağına bağlı bir ermiş olduğu belirtilmektedir.

Anadolu'da Ahilik örgütünün kurucuları, Anadolu'yu adım, adım yayılmasına katkı sunan Abdalların; önümüzdeki süreç içinde toplumda ötekileştirmeden , en yüce değer alması için onların önünü açacak girişimlerin yapılması gerekmektedir. Çünkü onların genlerinde sanatçı ruhlar, işitme zenginliği olan kulaklar bulunmaktadır.

Bu anlamda Taşeli yöresinde ve Kırşehir yöresinde; Üniversiteler aracılığı ile bilimsel bir araştırma yapılır ise; görülecektir ki; sanata karşı duyarlı bir Abdallar grubu ortaya çıkacaktır.

Bu tespit ten sonra bölgelerde açılacak, el sanatları (başta demircilik olmak üzere ) , güzel sanatlar lisesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Konservatuarlar ile dünyanın en iyi operacısı, en iyi kemancısı ortaya çıkacaktır. Olağan dışı kulak ve ses yetisi bu yörelerde çim, çim beklemede.
Onları yeşertmek bu ülkeyi yönetenlerin görevi olmalı.




CİHANGİR ABİ NOTA ÖĞRETSENE

Çalmak, çığırmak. Söylemek, söyletmek. Dinletmek, dinlemek. Ama birlikte çalıp, söylemek. Beğenildiğini sezmek. Onun sevdası ile yaşamak. İşte sanatın getirdikleri. Onu kimileri bulur. Kimileri koşar ama yakalayamaz. O bir hak vergisidir. Genden gene geçiverir.

İşte Taşeli bölgesine yayılmış olan bir kültür mirası. Silifke, Mut, Anamur da yaşayan sanatçı dostlarımız var. İşitme yetenekleri çok ileri. Ses de var. Gelenekleri de var. Kibrit kutusu çalarak başlayan aşk. Delbek, davul. Kaşıkla şekillenen bir sevda. Önce ritimleri yakalamak. Çalmak davulu göbeğinden, vurmak tokmağı göbeğinden çirpisi ile ritim tutmak. Sonra eline geçirdiği gırnata, keman, saz ne bulursa. Onu çalmak. Çığırmak türküyü. Koyaklardan, koyaklara yansıması duyulmak.

İşte doğuştan yetenekli sanatçı dostlarımız Silifke'de Say Mahallesinde, Mut'ta Ortaköy, Anamur'da Akdeniz, Ören gibi yerlerde oturuyorlar. Bölgelerinde folklora büyük katkı sunmuşlar. Hala sunmaya devam ediyorlar. Kah düğünlerde, kah şenliklerde çalıp, çığırıyorlar. Bu güne değin hep kulaktan, kulağa öğrenmişler. Babadan, atadan yadigâr kalan şekli ile.

Ama günümüzde bu yetmiyor gençlere. Öğrenmek istiyorlar. Onun anahtarını da öğrenmişler.
Yıllar önce Merhum Cavit Erden, ÖZCAN Seyhan, Sadık Sayım çok uğraş vermişlerdi. Zaman ,zaman notalı çalışma olmasa da usul, vuruşlar gibi ana temeller öğretilmişti.

Taşeli Sanat ve Kültür Derneğinde bir olaya tanık oldum. Bir gencimiz anadan, babadan öğrenmeye yetinmeyip, daha fazlasını istiyordu. " CİHANGİR ABİ BANA NOTA ÖĞRETSENE" talebin altında yatan; notayı önüne alıp okuyacak, sonran çalacak. KLARNET , KEMAN, DAVUL. Türküleri , şarkıları aşıp batı klasiklerine ulaşmak. Çağdaş dünya müziğini yakalamak.

Neden dünya çapında bir müzisyen olmasın. Olur tabi. Hüseyin Say (Fosforlu Hüseyin) o bir deha idi. İtalya'da Dünya Korkunç Sesli unvanını almıştır. Oğlu Hüseyin Say hiç müzikle ilgilenmezken, evlerinde birkaç gün misafir kalan Neşet Ertaş tan kısa dönemde bağlamayı çalmayı, onun türkülerini söylemeyi öğrendi.

O zaman bir şey kalıyor. Yetenekli çocuklarımız var. Onları işlemek gerekiyor. Adını ne koyarsak koyalım. Sanat Lisesi mi? Konservatuar mı? Hemen, durmadan bir okul açılsın. Yöremiz kültürünün orasını, burasını kurcalaya, kurcalaya dejenere edildi. Kaynaklarımızda oluşan sanat eserlerini notası ile teknik olarak öğretmek gerekiyor.



BU ÇOCUKLARI BOYNU BÜKÜK KOYMAYALIM. GÜZELİM HEVESLERİNİ, HEYECANLARINI SÖNDÜRMEYELİM.

Doğuştan yetenekli müzik kulakları olduğu doğrudur. Dünya Korkunç Ses Sanatçısı Hüseyin Say, Gırnatacı Halil, Topak Mustafa, Davulcu İsmail , Karaçocuk, Hörlek Memet, Derinceli Ali, Uzun Memet , Kara Mustafa, Deli Ali ve onların çocukları. Ellerine geçirdikleri kemanı, davulu, gırnatayı hemen çalmaya başlıyorlar. Yeni çıkan Türküleri dinleyip, dağarcıklarına hemen koyuyorlar. Sanat Liselerine, Eğitim Fakültesi Müzik Bölümlerine ve Konservatuarlara gidiyorlar.

Daha gidecekler ; ama özellikle Kırşehir ve Silifke yörelerine sanat liseleri açılıp, Güzel Sanatlar Fakülteleriyle taçlandırılırsa Dünya çapında operacısı, piyanocusu, kemancısı neden çıkmasın.

1970 li yıllarda Gazi Eğitim Enstitüsünü kuran Suph Mayer Silifke Lisesini ziyarete geldiğinde rahmetli Hüseyin Say'ın müzik kulağını ölçtü. Üç oktavlık sesi bulunca , heyecanla ayağa kalktı :

" İŞTE DEDİ SES, İŞTE KULAK. AH ÖĞRENCİM OLSAYDI, DÜNYANIN EN GÜÇLÜ OPERA SANATÇISI OLURDU.

Hala o ses kulağımda. Ondan sonra gözlerimde daha a büyüdü, bir dev oldu. Hüseyin Say bir dahi idi. Ama yanlış yerde doğmuştu. Yanlış yerde yaşamıştı.
Dünyayı güçlü operacılardan, kemancılardan, klarnetçilerden mahrum etmeyelim. Şu Sanat Liselerini kuruverelim. Kırşehir ve Silifke. Bakalım ne olacak.

ÇALSIN DAVULLAR,
ÇALSIN KEMANLAR,
ÖTSÜN GIRNATALAR,



ÇALINACAK DÜĞÜNÜMÜZ VAR. ARTIK SALONLARDA YENİ ESMER YÜZLER, KARA YAVUZ DELİKANLILAR OLMALI. YENİ BİR AMAÇ İÇİN ÇALMALI KEMAN, DAVUL, GIRNATALAR. YA DA PİYONALAR.



Bu çağrımıza kulak veren Silifke Kaymakamı Sayın Fatih Damatlar , 2010 yılında "BANA BİR NOTA ÖĞRET" Projesini hazırlattı, Çukurova Kalkınma Ajansı aracılığı ile yaklaşık 70.000 Dolarlık bir proje uygulandı. Taşeli Kültür ve Sanat Derneğin de başta Cihangir Akdemir ve müzik öğretmenleri aracılığı ile 40 kişiye kurslar verildi. Bir yıllık kısa sürede hem öğrenciler Notayı öğrendiler, hem de keman, klarnet, ut, cümbüş, kanun gibi müzik aletlerine sahip oldular. Şimdi konser üstüne, konser veriyorlar. 2 Temmuz da Uluslar arası Silifke Kültür Etkinlikleri kapsamında yöre oyunlarına 40 kişilik orkestra eşlik edecek.

İşte dostlar konuya ile ilgilenmek istenir ise; sonuç almak mümkün. Abdalların içinde yıllardır oturan biri olarak gözlemlerimi sizlerle paylaştım. Paylaşmaya devam edeceğim. Yüreği insan kokan, sevecen, canlı topluma hizmet veren herkesin Hizmeti Kabul olsun.


CELAL NECATİ ÜÇYILDIZ
Halk Bilimi Araştırmacısı
celalucyildiz@hotmail.com



Kaynakça :
1. Özcan Seyhan'ın 3 ciltlik yayınlanmamış Taşeli Yöresi Kültürü alan çalışması.
2. Silifke Say Mahallesinde Demirci Kemal Çelik ile ilgili görüşme notlarım.(2001 yılı)
3. Saim Üstündağ , Kravga Mahallesi Göksu, Mut ( 200 yılı görüşme notlarım)
4. Remzi Kırmızı, Eski Göksu Belediye Başkanı ile görüşme notları.
5. Ali Aksüt, Abdallar ile ilgili çalışmaları.
6. Hamza Aksüt, Abdallar ile çalışmaları.
7. M.Şakir Ülkütaşır, Abdallar ile ilgili çalışmaları.
8. Musa Yıldız , Silifke Saraydın Köyünde görüşme notlarım.(1975, 1977, 1984)
9. Hüseyin Say, Silifke Say Mahallesinde görüşmelerim ( 1974 )