KARAÖZÜ

BURUNÖREN

KALEKÖY

YERLIKUYU

IGDELI

KARPINAR

KIZILPINAR

 

Cemde 12 Hizmet

Dertli Divani

Dertli Divani    

A L E V İ – B E K T A Ş İ L İ K
Cemde 12 Hizmet

 

Değerli Canlar;

Cemlerimizde 12 hizmetin nasıl bir düzen içinde, hangi sırayla, hangi gülbenkler, duaz-ı imamlar okunarak yürütüldüğünü anlatmak üzere yazıya geçirdiğim bu bilgilerin yurt içi ve yurt dışındaki genç kuşaklarımızın Alevi-Bektaşi inanç ve kültürünü öğrenmesine yardımcı olmasını diliyorum.

 

            Cem için canlar toplandığı zaman cemi yöneten Baba: (veya Dede) "Erenler, 12 hizmete başlamadan önce birbiriyle küskün, dargın var mı? Alacağınız, vereceğiniz, davanız var mı?... Yoksa herkes birbirinden razı mı?" diye sorar. Canların birbirlerinden razılıkları varsa hep bir ağızdan "Allah eyvallah" derler. Küskün, dargın veya herhangi bir sorun varsa davacı hemen yerinden kalkıp meydana gelir niyaz eder ve darda(ayakta) şikayetini sorununu dile getirir.Bu arada ilgili kişiler de Dede tarafından meydana çağrılır ve onlar da aynı şekilde gelirler.

            Tüm canlar edep-erkan olur. Davalılar teker teker dinlenir ve sorunu Dede canlarla birlikte çözer. Ceme inanarak gelen canların derdi, problemi ne olursa olsun çözümsüz değildir. Davalıların hakları neticeye bağlanıp barış sağlandıktan sonra dardan boş inilmeyeceğinden dolayı ya cem erenlerinin verdiği bir sitem (ceza) olarak ya da  dardaki canlar gönüllerine bırakılarak bir lokma veya dergaha bağış yapmaya ikrar verirler. Dede  dardaki canlara şu gülbengi okur:

            “Allah Allah Hak erenler durduğunuz dardan gördüğünüz didardan mahrum eylemeye. Anlamak dinlemek müyesser eyleye. Korktuğunuza uğratmaya, umduğunuza nail eyleye. Birlik ve beraberliğinizi daim eyleye. Eksiklikleri tamama yaza. Dil bizden nefes Pir Hacı Bektaş Veli’den ola. Gerçeğe hüü...” der ve dardakiler meydana niyaz eder, yerlerine geçerler. Dede cem erenlerinden “Erenler,canlar cümleniz birbirinizden razı mısınız?” diye tekrar rızalık ister. Canlar: Allah Eyvallah razıyız” der ise; Dede de  “Hak erenler cümlenizden razı olsun" der ve “hizmet sahipleri hizmetine baksın" diye buyurur.

            Gözcü:Marifete hüü...” der ve canlar edep-erkan (iki diz üstü) otururlar.

Bazı yörelerde 12 hizmetliler saz eşliğinde deyişle teker teker çağrılır ve sırayla meydana niyaz edip dara dururlar. Bazı yörelerde de gözcü sağ başta  olmak üzere 12 hizmetliler hep birlikte dara dururlar. Gözcü: “12 Hizmetlerimizin kabulüne gönül birliğiyle diyelim Allah Allah”  der, ve Dede şu gülbengi okur: “Bismi Şah Allah Allah... Üçlerin, Beşlerin, Yedilerin ve Kırkların hürmetine...12 İmam, 14 Masum-u pak, 17 Kemerbest ve Kerbela Şehitlerinin hürmetine... Erenlerin, Evliyaların, Aşıkların ve Sadıkların hürmetine... Hak erenler  dilde dileklerimizi, gönülde muratlarımızı vere... Gözcü Karaca Ahmet’in Ve 12 Hizmet sahiplerinin de hizmetleri kabul muratları hasıl ola... Eksiklerimiz tamama yazıla. Hz .Pir Divanına kaydola.. .Nur-u Nebi Keremi Ali Pirimiz Hacı Bektaş Veli... Dil bizden nefes Şahı Şehidi Kerbela’dan ola. Gerçeğe hüü...”

            Bu gülbenk’den (dua) sonra hizmetliler meydana eğilip niyaz eder ve yerlerine geçerler. İlk hizmet sahibi Seyyid Farraş (süpürgeci) meydana gelir. "Hü" der, eğilir meydanı süpürür, sembolik olarak çulun (meydandaki halı, kilim v.b.) ucunu kaldırıp altına doğru "sırrı sır edenin demine hüü" deyip süpürgeyi üç defa “Allah,Muhammet, ya Alidiye meydana çaldıktan sonra dara durur, süpürgeyi sol koltuğuna alır ve "hü" diyerek şu duayı okur: "Hamdülillah Pirimiz ol Hz.Bektaş’idir. Üstadımız Al-i Muhammed'den Seyyidi Farraş’idir Bercemal-i Muhammed Kemal-i İmam Hasan Şah Hüseyin Ali Ra Bülend'e salâvat"der. Tüm canlar: "Allahümme salli ala seyyidine Muhammed'in ve ala Ali Muhammed" diye salavat getirir.

           Bu Hizmeti Üç Bacı yapıyorsa yine aynı şekilde hüü” diye meydana gelip, sırayla her biri birer defa süpürgeyi meydana çalarken Allah, Muhammet, ya Ali” dedikten sonra “Destur-u Pir...Biz üç bacıyız, Güruhu Naciyiz, Kırklar Meydanında Süpürgeciyiz... Süpürgeci Salman ,Kör olsın Yezid-i Mervan, Zuhur eyleye Mehdi-yi sahip zaman... Nefes pir’dendir. Hü pirim hüü...”derler ve Dede’de şu gülbengi okur: "Allah Allah. Seyit Farraş efendimizin hüsnü himmet ve hidayeti üzerimizde hazır ola. Hizmet sahibi (sahipleri) hizmetinden şefaat bula. Nur-u Nebi Kerem-i Ali Pirimiz Üstadımız Hacı Bektaş-ı Veli. Gerçek erenlerin demine hüü."

         

 

            Süpürgecinin hizmetini tamamlamasından sonra, ibriktar (Salman-Pak) bir kadın bir erkek iki kişi el suyu alır gelir hüü diye meydana eğilip karşılıklı diz çökerler. Birbirlerinin ellerine üç defa “Allah Muhammet ya Ali” diyerek su dökerler sonra Dede' den itibaren ilk halkada oturan canların ellerine su dökmeye başlar. Bu bittikten sonra da hizmetliler dara durup şu duayı okurlar:

 Destur-u Pir. Hüü... Men Ğulam-ı Hayderi’yem etmenem Adu'dan havf-i pak Kırklar meydanında Pirimiz üstadımız Selman-ı Pak, ber cemal-i Muhammed Kemal-i Hasan, Şah Hüseyin Ali Ra Bülend'e Salavat." (*) Tüm canlar:Allahümme salli ala seyyidine Muhammed'in ve ala Ali Muhammed” derler Dede  de şu gülbengi okur:

"Allah Allah. Salman-ı Pak efendimizin hüsnü himmet ve hidayeti üzerimizde hazır ola. Hizmet sahipleri hizmetlerinden şefaat bula. Dil bizden nefes kutbu alem Hacı Bektaş-ı Veli'den ola. Gerçeğe hüü..."

            Meydancı postu-seccadeyi- alıp, Hüü Erenler Hak Muhammet Ali Hizmeti geliyor” diye birer adım atarak üç defa tekrar eder darda durur ve Dede şu gülbengi okur; Bismi Şah Allah Allah… Bu post Hak Muhammet Ali’nin, Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin 12 İmamların Postu... Kamber Ali Sultanın sermiş olduğu post ola. Hizmet sahibinin hizmeti kabul muradı hasıl ola. Dil bizden nefes pirimiz Hacı Bektaş Veli’den ola. Gerçeğe hüü... Meydancı postu serer niyaz eder yerine geçer.

           Çerağcı (delilci) meydana gelir. O arada Gözcü: "Marifete Hüü..." der ve Bacılardan isteyen ayağa kalkar Fatima Ana  darında durur isteyen edep-erkan oturur. Delilci çerağı Dede'nin bulunduğu yere yakın serili postun üzerine koyup dört köşesine niyaz eder, ayağa kalkıp dara durur. Tüm canların duyabileceği sesle okumaya başlar. “Destur-u Pir... Bismişah...

Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nuru, içinde ışık bulunan bir kandil yuvasına benzer, o ışık bir cam içindedir. Cam ise sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır. Bu ne yalnız doğuda ne de yalnız batıda bulunan bereketli zeytin ağacından yakılır. Ateş değmese bile, neredeyse yağın kendisi aydınlatacak. Nur üstüne nurdur. Allah dilediğini nuruna kavuşturur. Allah insanlara misaller verir, O her şeyi bilir." (Nur suresi ayet 35)

Ardından eğilip çerağı uyandırır (yakar). Çerağı yakarken iki diz üzeri oturur ve okumaya devam eder: “Allahümme  salli  ala seyyidina Muhammet Mestafa, İmam Aliyel Murteza, Hatice-i Kibriya, Fatima-i Zöhre, İmam Hasan Hulki Rıza İmam Hüseyni Kerbela, 12 imam 14 masum-u pak 17 Kemerbest…”  der ve çerağı yakma işi bittikten sonra tekrar okumaya başlar: "Çerağı ruşen, fahri dervişan, himmeti pirân, piri Horasan, küşad-ı meydan, kuvve-i abdalan, kanun-u evliya, gerçek erenlerin demine hüü”. Bunları da okuduktan sonra çerağcı: “Allah, Muhammet ya Ali” diyerek çerağın sağına, soluna ve önüne üç defa niyaz eder, ayağa kalkar ve üç adım geri çekilir, meydanın orta yerinde dara durup şu duazı okur:

 

"Çün çerağ-ı Fahr uyandırdık Hûda'nın aşkına

Seyyid-i Kevneyn Muhammed Mustafa'nın aşkına

 

Saki-i Kevser Aliyye'l Murtaza'nın aşkına

Hem Hatice Fatıma Hayrün'nisâ'nın aşkına

 

Şah Hasan Hulki Rıza hem Şah Hüseyn-i Kerbela

Ol İmam-ı etkiya Zeynel Aba'nın aşkına

 

Hem Muhammed Bakır ol kim Nesl-i Pâki Murtaza

Cafer-üs Sâdık îmam-ı Rehnüma'nın aşkına

 

Musa-i Kazım İmam-ı serfiraz-ı ehl-i Hak

Hem İmam-ı Ali Rıza Sabira'nin aşkına

 

 

Şah Taki ve Ba Naki hem Hasan-ül Askeri

Ol Muhammed Mehdi-i Sahib Liva'nın aşkına

 

Pirimiz Üstadımız Bektaş Veli'nin aşkına

Haşredek yanan yakılan aşikan'ın aşkına",

 

"Ber Cemali Muhammed Kemali İmam Hasan Şah Hüseyin Ali Ra Bülend'e salâvat"

Tüm canlar: “Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala ali Muhammed” der ve Dede şu gülbengi okur:

"Allah Allah. Akşamlar hayır ola, hayırlar fetih ola, şerler def ola. Münkirler mat, münafıklar berbat ola. Meydan aydın gönüller şad ola. Cabir Ensar efendimizin hüsnü himmet ve hidayeti üzerimizde hazır ola. Hak erenler cemi cümlemize birlik, dirlik, düzen ihsan eyleye. Nur-u Nebi Kerem-i Ali Pirimiz  Hacı Bektaş Veli gerçek erenlerin demine hüü..’’

Bu duayla birlikte Zakirler hemen sazı alır, üç duaz okurlar:  

1.

"Hata ettim Hûda yaktı delili

Muhammed Mustafa yaktı delili

      Ol Ali Aba'dan Haydar-ı Kerrâr

      Aliyyel Murtaza yaktı delili

Hatice tül Kübra Fatıma Zehra

Ol Hayrün Nisa yaktı delili

     Hasan'in aşkına girdim meydana

     Hüseyn'i Kerbela yaktı delili

İmam Zeynel, İmam Bakır-ı Cafer

Kazım Musa Rıza yaktı delili

      Muhammed Taki'den hem Ali Naki

      Hasanü'l Askeri yaktı delili

Muhammed Mehdi-i sahib-i zaman

Eşiğinde ayet yaktı delili

      Bilirim günahım hadden aşıptır

      Hünkar-ı Evliya yaktı delili

On iki İmamlardan bu nur Hatayı

Şir-i Yezdan Ali yaktı delili"

 

"Yaktı delili" nakaratı ikinci söylenişinde "kurdu bu yolu" ve üçüncü söyleyişinde de "kabul eylesin" denilerek duaz üç defa söylenebilir. Ya da aşağıdaki duazlar, bunların dışında başka duazlar da okunabilir.

2.

Alim Hasan Hüseyin Zeynel-i Bakır

Cafer Kazım Musa Rızaya zikir

Taki Naki Askeri Mehdi’ye şükür

İbrahim’in dest-i damanı Haydar

3.

Muhammet Mustafa hem Murtezayi

Hatice Fatima Hayrün nisayi

Şah Hasan Hüseyin Zeynel Abayi

Bakır Cafer Kazım Musa Rızayi

 

Taki Naki Askeri Mehdi livayi

Ondört masum-u pak piri sefayi

Sev bunları eyle hem ilticayi

Dilersen Hürremi derde devayi

 

 

Duazlar bitince Zakirler sazlarının üzerine hafif eğilir, “diyelim Allah Allah” derler  Dede şu gülbengi okur:

"Allah Allah... Hizmetleriniz kabul ola. Muradlarınız hasıl ola. Muhammed Ali, Ehl-i Beyt katarlarından, didarlarından ayırmaya. Adlarını zikrettiğiniz on iki imamların himmeti üzerinizde ola. Diliniz dert görmeye. Hak erenler cümlemizi delili şah-ı Merdan’dan ayırmaya. Dil bizden nefes Hazret-i Pir Hacı Bektaş-ı Veli'den ola. Gerçek erenler demine hüü."

Burada gözcü "dâr çeken didar göre erenler sefasına ere” der, Ayaktaki ve edep-erkanlı canlar rahat otururlar böylece meydan açılmış olur.

          Bundan sonra Balım Sultan muhabbeti yapılır. Yani sohbet yapılır, aşıklar deyişler söylerler.

Eşik-beşik yoklaması ya da seyran denilen aradan sonra tekrar aşıklar üç deyiş bir duaz okurlar. Duaz’dan sonra Dede'nin gülbengini takiben edep-erkan bozulmadan aşıklar sazlar eşliğinde MİRAÇ okurlar:

          Miraçname

"Miraç okudu Cebrail

 Muhammet Mustafa mah-i

 Hak emrine oldu kail

 Eyledi hem azm-i rah-i

           Gaip'den yandı bir çırak

           Çünkü yakın oldu ırak

          Cebrail getirdi Burak

           Bindi ol Habib-ullah'i

 Burak kadem bastı arşe

 Erişti Fevk ile Ferşe

 Hak kadirdir cümle işe

 Eyledi bu gez-nigah-i

            Bir nida erişti Hak'dan

             Ya Muhammed in Burak'dan

             Göz kamaşır şerer-nak'dan

            Müminlerin kıblegah-i

 Yolda ırasd geldi bir şir

 Ya nedir bu işe tedbir

 Hatemini ağzına ver

 Sundu iki cihan şah-i

             Çıktı sidrel mintihayâ

            Erişti il-a nihaya

             Kavuştu sırr-ı hüdaya

            Seyretti cemalullah-i

 Onda gördü bir nevcivan

 Yüzü şems-i mahi taban

 Cemaline oldu hayran

 Nazar kıldı al-allahi

           

            Sordu doksanbin kelamı

          Hak ile Nik namı

          Bir dem eyledi eramı

          Bu ne sırdır ya ilahi

 Gaibden geldi yeşil el

 Verdi si-pare engür asel

 O demde gördü bir mahvel

 Selman'ın şey'en lillahi

          

 

 

           Ayak üste kalkar server - (Canlar hep birlikte ayağa kalkarlar)

          Oldu gönül gözü enver

          Sır ile oldu münevver

          Dedi bu hikmet ilahi

 Oldu Mirac'ın mübarek

 Hak kıldı Kur'an Tabarek

 Şanına levlak-e levlak

 Padişahlar padişah-i

            Vardı kırkların cemine

             Oturdu hak makamına

           Hüü... dedi gerçek demine--- (Canlar edep-erkan otururlar)

           Dem be dem resulullahi

 Buyurdu ol nuri vahid

 Size armağan bu tevhid

 Cümlesi de oldu sacid ----       (Herkes meydana eğilir, niyaz olur ve doğrulur, aynı anda

 Zikretti kelam ullahi                             Semahçılar hızlı çark şeklinde semaha kalkarlar)

            Kırklar bir şerbet içtiler

           Can ile baştan geçtiler

           Cezbe-i aşka düştüler

           Ettiler Kırklar semahı

 Gözleri kurret-el ayn

 Ali bin Hasan Hüseyin

 İmam Zeynel-ı Abidin

 Güruh-u Naci Güvahı

           İmam Bakır İmam Cafer

           Kazım Musa Rıza Server

           Şah Taki ba Naki Asker

           Muhammed Mehdi penah-i

 Ata bahş eyle lütfundan

 Dur eyleme rahmetinden

 Mahrum koyma şefaatinden

 Geda Fevzi pür günahı"

 

"Hüü diyelim Allah Allah". (Semahçılar safta durur.) Ve Dede şu gülbengi okur:

"Allah Allah. Semahlar saf ola, günahlar af ola, semahlar Kırklar semahı ola, dil bizden nefes Şah-ı Şehid-i Kerbela'dan ola, gerçek Erenlerin demine hüü."

Dedenin gülbenginden sonra, tekrar iki veya üç semah yapılır. Bu semahlar hangi yöreye ait olursa olsun fark etmez.

            

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

             SEMAH 1 - Ağırlama

Başım açık yalın ayak yürüttün

Sen merhamet eyle leb-i balım yar

Yüreğimi ceviz gibi çürüttün

Senin aşkın büktü kad-di dalım yar

         Çektirme cefalar yandırma nara

         Yitirdim aklımı oldum divane                    

         Köşe-i vahdette koyma avare

         Darül-aman Cemalettin Veli’m yar

Sıtkı yakma ömrün kal-ı kıl ile

Hazine bulunmaz kuru fal ile

Yırtık gömlek ile eski şal ile

Daha böyle nasıl olur halim yar

 

               SEMAH 2 - Yürüme   

Kerbela çölünden sökün mü geldin

Ne yaman firkatli ötersin turnam

İmam Ali katarına uyarak

Kırkların semahın tutasın turnam

        Kırklar senin ile biledir bile

       Yediler hizmetin ol mail ola

       Ol Hızır nebi de yardımcın ola

      Güruhu naciye yetesin turnam

Evel bahar yaz ayları doğanda

Semah tutup gök yüzüne ağanda                                

Yavru şahin tellerine değende

Ali’m dost dost diye ötesin turnam

        Ali’nin avazı sende bulundu

        Ne yaman ötersin bağrım delindi

       Ol Pir’den bir haber al da gel şimdi

       Gönlümün gamını atasın turnam

Dedemoğlu durmuş hattini yazar

Oturmuş ağ devin bendini çözer

Mecnun leyla için çölleri gezer

Can ver ki canana yetesin turnam 

            
SEMAH 3 - Yeldirme
Derdim ondur çün dokuzun

Diyemezem ağ yara ben

Sekizinde kaldı aklım

Yedisinde avare ben

          Çün altısı bende ise

          Beşte çekmenem elem

          Dörtde hüdam lütfeylerse

          Üçte bulam çare ben

Der Nesimi çün bu gönül

İkilikten hali değil

Onun için gece gündüz

Yalvarırım bire ben

Burada aşıklar diye hafif eğilir ve semahçılar safta toplanırlar Dede yine şu gülbengi okur;

“Bismi şah Allah Allah Semahlar saf ola,günahlar af ola.semahlarımız kırklar semahı ola. rehberimiz on iki imam yardımcımız hak ola.dil bizden nefes Hünkar Hacı Bektaş Veli’den Ola gerçeğe hüü...”

 Semahçılar meydana niyaz ederler ve yeni semahçı yada aynı canlar son semah için darda durur, ritme göre semah yaparlar.

                  Semah

            Nenni de nenni nenni       --------           ( Darda durarak kollar hareket eder )   

            Dost nenni nenni,has nenni nenni

Bugün yasta gördüm zülfü siyahım

Gülmedi sultanım bilmem ne haldir

Halim arz eyledim bile ahvalim

Sormadı sultanım bilmem ne haldir

            Nenni de nenni nenni

            Dost nenni nenni,has nenni nenni

O sultanı aşıklardan sorarım

Bugün dünya yarın ahret ararım

Aşkına kıldığım sabrı kararım

Kalmadı sultanım bilmem ne haldir

            Nenni de nenni nenni

            Dost nenni nenni,has nenni nenni   

Senin aşk ucundan od’a yandım men        ----------( Yürüme-Yürüyüşe geçilir )

Men öldürüp etme ara yerde kan

Gözlerimde fer yok dizimde derman

Kalmadı sultanım bilmem ne haldir

Kalmadı sultanım bilmem ne haldır

             O sultandır hayr işlerin sebebi

             Anlının nurunda gördüm habibi

             Yaralara merhem saran tabibi

             Sarmadı sultanım bilmem ne haldır

             Sarmadı sultanım bilmem ne haldir

Veli’m hü der aklım başımdan gitti

Sağlığımda beni salacak etti

Cenazen kılarım deyi vaad etti

Kılmadı sultanım bilmem ne haldir

Kılmadı sultanım bilmem ne haldir 

                   Semah

              Gece gündüz durmaksızın        -----------( Yeldirme-Hızlanma- çark etme )       

              Yoluna revanız senin

              Her yerde hazır nazırsın

              Sensin mabudu cümlenin 

Ezel ebed sensin gaffar

Varlığın bizim ile var

Gel ihsan eyle güzel yar

Bize gevheri madenin

              Muhammed Ali nurundur

             Bektaş-ı Veli sırrındır

             Bu senin gizli varındır

             Gördük dirar-ı cemalin

Dertli Divani’ye himmet

N’ola dilber kıl hidayet

Bakidir nur-u velayet

Şahidi kur-an-ül mubin --- Semahçılar safta toplanıp dara durur ve aşıklar hüü diyelim Allah Allahderler. Dede tekrar şu gülbengi okur “Bismi Şah Allah Allah... Semahlar saf, günahlar af ola. Semahlar kırklar semahı ola. Hizmet gören canların hizmetleri kabul, muratları hasıl ola. Dil bizden nefes şahı şehidi Kerbela’dan ola .Gerçeğe hüü...”

 

Semahçılar Gözcü ile birlikte meydana diz çöker ve tevhit okunur.Bu tevhit 12 imamların isminin geçtiği ya da herhangi bir tevhit olabilir. Saz eşliğinde okunur.

 

             Tevhit

 

       Allah Allah İllallah

       La ilahe illallah

       Ali Mürşit güzel şah

       Şahım eyvallah eyvallah

       La ilahe illallah

Hak Muhammet Ali dostum

Kerem kılmak size geldi

Hariciler Mansuru astı

Nesimi’yi yüze geldi

   “            “       “

Fatma ana firkate düştü

Uçmak kapıların açtı

İmam Hasn Zehir içti

Münafıktan ceza geldi

        “           “        “

       N A K A R A T

Şimir mervan karşı geldi  -Doost doost dost kurban

Kerbela al kanla doldu    - Piir piir pir kurban

Şah Hüseyin Şehid oldu

Yezitlerden ceza geldi

    “               “       “

Aktı İmamların kanı

İmam Zeynel Mürüvvet Kanı

Ana rahminde zindanı

Levh-i kalem mi yaza geldi

   “            “         “  

      N A K A R A T

Ol münafık yüzü kara –doost doost dost kurban

Kast eyledi imam Bakıra – Piir piir pir kurban

Emreyledi İmam Cafere

Denizi yutmağa geldi

   “           “           “

Didar gözleri gözümden

Sevdası gitmez özümden

İmam musa-i Kazım’dan

İmam Ali Rıza geldi

  “          “          “

     N A K A R A T

Taki’nin darına durduk – Doost doost dost kurban

Naki’ye can feda kıldık – Piir piir pir kurban

Kend-i özümüzden sitem sürdük

Can cesetten teze geldi

 “         “             “

 

 

 

Hasan-ül Askeri sensin

Erenlere mihr-i kansn

Mehdi-i sahip zamansın

Aliyel murteza geldi

Hünkarı evliya geldi

     N A K A R A T

Hüseyn’im der yare neden  (Sazlar çalınmadan bu son dörtlük şiir formunda okunur )

Yaralandık çare neden        

Konan göçtü bu haneden

Şimdi sıra bize geldi

        Yine Aşıklargönül birliğiyle diyelim Allah Allah” derler ve Dede şu gülbengi okur;

“Bismi Şah Allah Allah.Üçlerin,Beşlerin Yedilerin,Kırkların Hürmetine... 12 İmam,14 Masum-u Pak 17 Kemerbestlerin hürmetine...Erenlerin , Evliyaların, Aşıkların Ve Sadıkların hürmetine Hak erenler yapılan hizmetleri divanı dergahına kayd eyleye. Cemimiz kırklar cemi, semahlarımız kırklar semahı ola. Eksiklerimizi Hak erenler tamama yaza, taklidimizi tevhide kaydeyleye. Nur-u Nebi Kerem-i Ali gerçek erenlerin demine hüü...”

 

          Semahçılar ve gözcümiracınız kutlu olsun” diyerek birbirleriyle niyazlaşır ve meydana niyaz edip yerlerine geçerler.

             Bundan sonra SAKKA suyu dağıtılması için Sakkacı meydana gelir. Çok kalabalık ise iki kişi de yardımcı olarak ellerinde birer tas su ile meydana gelirler. Ayaklar mühürlü bir şekilde yere inmeden hafif eğilerek “hüü” der ve doğrulup şu duayı okur:

“Destur-u Pir... Bismişah...

Biz Her canlıyı sudan yarattık  (Enbiya suresi ayet 30)

Tüm dertlere derman, içenlere ab-ı hayat olsun.

 

Selam olsun İmam Hasan Şah Hüseyin’e

Ve İmam Hasan Şah Hüseyin’in evladına!..

 

Lanet olsun İmam Hasan Şah Hüseyin’in katillerine

Ve onların izinde gidenlere!..

 

Lütfuna muhtacız eyle ihsan ya Hüseyin

Derdimize senden derman eyle derman ya Hüseyin!..

 

Gayriye muhtaç kılma aşıkanı eleman

Sen medet kıl bizlere her vakit her an ya Hüseyin!..

 

Sad Hazaren lanet olsun ol sapıtmış güruha

Ki şehit kıldılar onlar seni ya Hüseyin!..

 

İsmi Pak'ın hürmetine zikredeni koyma zulmette

Ver muradın gözü kan-yaş ağlayanın ya Hüseyin!..

 

İznin ile su getirdim aşkına vermek için

Aşkınla içenlere kıl ab-ı hayat ya Hüseyin!.."

 

Sakkacılar "bir su veririm İmam Hasan Şah Hüseyin aşkına" diye diye Dede'den itibaren bütün canlara ya da üç cana birer yudum su içirirler. Sonra meydana gelir, kendileri de birbirlerine birer yudum su içirir, tek kişiyse kendisi bir yudum içer.

Sonra dara durur, sakkacı "Bel mezit” der canlar da lanetullah kavmel Yezid" derler. Anlamı: Su Hayattır ve bu suyu Hüseyin’e vermeyen Yezid’e ve ona taraf olana lanet olsun.

 Sonra canların üzerine üç tarafa elle su serpilir. Serperken de sakkacı “Ya ilahi kıl şefaat katresinden düşene dü cihanda ver muradın ya Hüseyin çağıranın” der

Hemen tekrar dara gelirler, "hüü" diyerek  şöyle devam eder:

 

"Ya ilahi ver muradımız  Mustafa'nın aşkına

  Saki-i kevser Aliyyel Murtaza'nın aşkına

 

 Hem Hatice Kibriya, Fatıma Hayrün nisa

 İmam Hasan, Şah Hüseyn-i Kerbelanın aşkına

 

 İmam-ı Zeynel Aba , Muhammet Bakır Düca

 İmam Cafer, Musa Kazım, Ali Rıza'nın aşkına

 

 İmam Taki, Ali Naki, Hem Hasan-ül Askeri

 İmam Muhammed Mehdi Sahip Liva'nın aşkına

 

 İki gönülü bir eden Şah-ı Merdan-ı Ali

 Pirimiz Üstadımız Bektaş Veli’nin aşkına”

 

"Ber Cemal-i Muhammed Kemal-i İmam Hasan Şah Hüseyin Ali Ra Bülend'e salavat... Diyelim Allah Allah!.."

 

Burada  Dede şu gülbengi okur:

 

"Allah Allah... Ya ilahi secdeye inen canları katar-ı Ehlibeytten güruh-u Naci zümresinden ayırmaya, saki-i kevser Aliyyel Murtaza, yapılan hizmetleri hak makbul Divan-ı Dergah'ına kayt eyleye, hizmet sahipleri hizmetinden şefaat bula. Dil bizden nefes Şah-ı Şehid-i Kerbela'dan ola. Gerçek erenlerin demine Hüü."

 

Daha sonra Lokmacı (sofracı) sofrayı alır, meydana gelir ve şu duayı okur.

“Evel Allah diyelim, kadim Allah diyelim,

 geldi Ali sofrası, Şah versin biz yiyelim

 demine hü diyelim.

Sofra aldım destime haktan hidayet isterim

cümle cem erlerinden nasip nusret isterim

Allah ulu, sofra dolu, Pirimiz Hacı Bektaş Veli Allah, Muhammet, ya Ali”

diyerek sofrayı meydana serer, lokmalar birer birer sofraya canların yardımıyla getirilir. Sonunda lokmacılar: "Hak yetirsin" der ve tüm canlar "Er Hak bereket versin" derler.

Lokmacı: "lokmaların kabulüne diyelim Allah Allah" der. Dede de şu gülbengi okur:

 

"Bismi şah Allah Allah...

 Nur-u Hüda, Muhammed Mustafa İmam Aliyyel Murtaza  

 Hatice tül Kübra Fatima Zehra hürmetine erişe rıza......          (canlar Allah Allah der)

 

 Nur-u İmam Hasan Hulki Rıza, Şah Hüseyni Kerbela

 İmam Zeynel-i Aba ,İmam Bakır-ı Düca hürmetine erişe rıza.........(      ”      )

 

 Nur-u İmam Cafer-i Sadık rehnüma, İmam Musa-i Kazım,

 İmam Ali Rıza Şahı şehidi Horasan hürmetine erişe rıza..........          (      “     )

 

 Nuru İmam Muhammed Taki İmam Aliyel Naki İmam Hasan-ül Askeri

 İmam Muhammed Mehdi-i Sahi Liva hürmetine erişe rıza........        (       “    )

 

 Allah Allah! Lokmalar kabul, muratlar hasıl ola, yiyene helal yedirene delil ola......(    “     )

 Nur-u Nebi, Kerem-i Ali, Pirimiz Hacı Bektaş Veli,

 Divan-ı Dergah'ında kabul eyleye.....                                          (       “         )

 Dil bizden nefes Şah-ı Şehid-i Kerbela'dan ola.

 Gerçek Erenlerin demine hüü…”

 

dedikten sonra lokmalar canlara pay edilir. Lokmacı: "Canlar elimizde yoktur okka terazi, herkes hakkına oldu mu razı" diye üç defa sorar. Bütün canlar rızalık getirdikten sonra Dede herhangi bir cana şah lokmasını verip destur  der ve  cemdeki canlar lokmalarını yemeye başlarlar.

 

         Lokmalar yendikten sonra lokmacı: "lokmalarımızın kabulüne diyelim Allah Allah" der ve Dede şu gülbengi okur:

"Allah Allah...

 Şebber ve Şübber mürşid ve rehber sundular kevser

 Elhamdülallah, elhamdülallah       -------            (canlar da bir defa elhamdülillah der)

Sofra Ali'nin nimet Veli'nin

Elhamdülallah, elhamdülallah      ---------         (canlar da söyler)

El fakr-ül fakir, Haşimi zikir bu deme şükür

Elhamdülallah, elhamdülallah        --------        (canlar da söyler)

Her kim yetirdi taam, ona cehennem haram

Yardımcımız olsun On iki imam   -------            ( canlar Allah Allah der)

Lokma hakkına, evliya keremine, cömertler cemine, gerçek erenler demine hüü!"

Dedenin gülbenginden sonra gözcü "dâr çeken didar göre, erenler sefasına ere" der.

 

Bu arada son olarak Kaygusuz lokması yenir ve sofra toparlanır. Süpürgeci meydanı tekrar süpürür, En başta olduğu gibi şu duayı okur: “Hamdülillah pirimiz ol hz.Bektaş idir. Üstadımız kırklar meydanında seyyid-i farraş’idir. Ber cemali Muhammet kemal-i İmam Hasan Şah Hüseyin Ali Ra Bülende Salavat... Diyelim Allah Allah”

Dede de yine şu gülbengi okur:

“Allah Allah Seyyit Farraş efendimizin hüsnü himmetleri üzerimizde hazır ola.Hizmet sahibi hizmetinden şefaat bula. Gerçeğe hüü..”   

Son olarak gözcü asasını alır, meydana gelir. Tek başına ya da diğer on iki hizmet sahipleriyle (**) birlikte dara durur. Ve "On iki hizmetlerin kabulüne  gönül birliğiyle diyelim Allah Allah" der.

Dede şu gülbengi okur:

"Allah Allah.. Allah Allah.. Hizmetleriniz kabul muradlarınız hasıl ola, hazır-gaib, zahir- batın ayin-i cem erenlerinin nur cemallerine aşk ola. On sekiz bin alemle birlikte cümle bacı ve gardaşlarımızı Muhammet-Ali gülbenginden mahrum eylemeye. Hak cümlemizi didarı Ehlibeyte, meşrebi Hüseyin'e nail eyleye. Muhammed-el Mustafa, Aliyyel Murtaza, Cebrail-el Musaffa, Gözcü Er Mustafa, Gülam Kanber, Çerağcı Cabir Ensari, Salman-ı Farisi, Bilal Habeşi, Kurbancı Mahmud-el Ensari, Gûlam Kisani, Semahçı Ebû-zer Gaffari, Fâtıma Bacı, Ammar-ı Yaser ve İznikçi Hûzeyme'nin hüsnü himmetleri üzerlerinizde ola, saklaya bekleye…  Nur-u Nebi, Kerem-i Ali, gülbeng-i Muhammedi. Demi Pir Hacı Bektaş Veli gerçeğe hüü..."

            12 Hizmetliler meydana eğilir “cümle cem erenlerinin niyazı” diyerek niyaz eder yerlerine geçerler. sonra Dede  son olarak şu gülbengi okur, cemi mühürler:

"Tecella, Tevella hakka yazıla. Tecellanız temiz, yüzünüz ak ola.

Allah Allah dedik, gülbenk çektik. Hasan ve Hüseyin’i kilit ettik. Muhammet Mustafa, Aliyel Murteza’nın mührünü bastık. Oturan , duran, Pir, Civan. Arife nazar,  gerçeğe hüü…

Sırrı sır edip,  evine varıp,  kovsuz gaybetsiz yastığa baş koyan canların da demine hüü…

 Hü dedik erenlere,  aşk olsun gidenlere,  sefa verelim oturanlara... " der.

            Gözcü son kez “Dar çeken didar göre, erenler sefasına ere...”der ve cem tamamen bitmiş olur.

 

 

NOTLAR:

(*) "Ber cemal-i Muhammed Kemal-i Hasan, Şah Hüseyin Ali Ra Bülend'e Salavat" Bunun anlamı: "Muhammed'in gül cemaline Hasan ve Şah Hüseyin'in kemaline Ali'nin yoluna salavat getirilmesi." Salavatın (Allahümme salli ala seyyidine Muhammed'in ve ala Ali Muhammed) manası ise, Muhammed Ali'nin ve soyunun selam ve saygıyla anılmasıdır.

 

(**) CEMDE ONİKİ HİZMET SAHİPLERİNİN GÖREVLERİ

 

Dede       -  (Sercem de denilir, cemi yönetir).

Rehber   -  (Görgüsü yapılanlara ve ceme katılanlara yardımcı olur).

Gözcü     -  (Cemde düzeni ve sükuneti sağlar).

Çerağcı-Delilci -(Çerağın yakılması, meydanın aydınlatılması ile görevlidir).

Zakir-Aşıklar   -(Deyiş-düvaz-miraçlama söyler, genellikle üç kişidir. Saz çalarlar.)

Ferraş      -    (Câr-süpürge-çalar, gerekirse rehbere yardım eder).

Sakka-Ibriktar   -(Sakka ve el suyu dağıtır).

Sofracı-Kurbancı-Lokmacı. (Kurban ve yemek işlerine bakar).

Pervane-Semahçı -   (Semah yapanlar).

Peyik-Haberci     -   (Cemi komşulara haber verir).

İznikçi     -   (Cemevinin temizliğine ve düzenine bakar).

Bekçi       -   (Cemin ve ceme gelenlerin evlerinin güvenliğini sağlarlar, beklerler).            

    

 

 

          Değerli canlar; “yol bir sürek bin bir” diye bir söz var. Hizmetlerin sıra ya da icrasında, müziklerde, semahlarda, okunan deyiş ve duazlarda mutlaka yöreden yöreye farklılıklar olacaktır. Öz itibariyle bunların hepsi aynı ve doğrudur. Elinizdeki  Cemde 12 Hizmet adlı bilgiler yüzyıllardır Hacı Bektaş Veli dergahına bağlı olan başta Urfa, G.Antep, Maraş-Nurhak, Malatya, Diyarbakır……bölgelerinde perşembe akşamları haftada bir yapılan cemlerdeki 12 hizmetlerdir. Bunun dışında yine yılda bir yapılan Abdal Musa cemleri, Hızır cemleri, Birlik Cemleri ve en önemlisi olan  İkrar ve Görgü cemleridir. Bu cemlerin 12 hizmetlerin dışında bazı farklı gülbenk ve kuralları vardır.

           Özellikle genç kuşaklarımızın bu bilgileri öğrenip cemlerde görev alıp hizmet etmeleri çok önemlidir. Gençliğimiz geleceğimizdir.

     

            Aşk-ı Muhabbetlerimle

                                                                                                                                     Dertli DİVANİ

                                                                                                                     

 

Kaynak: Hünkar Hacı Bektaş Veli ve Alevi-Bektaşi Yolu -     A. Celalattin ULUSOY

                Kervan Dergisi Ocak 1993 –Düzenleme Ocak 2006  Dertli DİVANİ