BURUNÖREN

IGDELI

KALEKÖY

KARAÖZÜ

KIZILPINAR

SIVRIALAN

YERLIKUYU

 

DADALOĞLU * Türkmenler'in Dünü Bugünü *

DADALOĞLU

Dadaloğlu, Çukurova’da konar göçer Türkmen toplulukları arasından yetişmiş, çağına damgasını vurmuş bir âşıktır.

Dadaloğlu göçebe âşıktır. Göçebe hayatı, Güneyde yaşayan âşıklarda kuvvetli izler bırakmıştır. 19. yüzyılda Çukurova’da Fırka-i islahiye birliği göçebe zümreleri yerleşik hayata mecbur etmesiyle konar göçerlerle yer yer çatışmalar olmuş, yeni yaşama biçimine geçmek istemeyen aşiretlerin direnmeleri âşıkların şiirlerine konu olmuştur.

 

Dadaloğlu’nun koçaklamalarında epik bir söyleyiş göze çarpar. O, 19 yüzyıl âşıkları içinde konar göçer Türkmen aşiretlerinin geleneksel dünyasını, törelerini yansıtan şiirleriyle etkinleşir. Âşık, yiğitlik, soyluluk, dayanışma gibi değerlerin değişmeğe başladığı bir çağda bu değerleri savunan bir aşiret âşığı olarak öne çıkar.

Dadaloğlu’nun şiirlerinde zorunlu iskânı kabullenememe ve toprağa bağlı yaşama uyum gösterememe iki önemli olgudur. Kavga şiirlerindeki epik söyleyiş, iskân sonrası şiirlerde yerini lirizme ve bazen de duygusal bir içlenmeye bırakır.

 

Dadaloğlu içinde yaşadığı toplumun sözcüsü olmuş, göçebe yaşamın doğal söyleyiş biçimiyle lirizmi yakalamış kendisinden sonra gelen âşıkları etkileyerek Çukurova âşık şiirinde gelenek oluşturmuştur.

 

Yiğitleme

Kalktı göç eyledi Avşar elleri

Ağır ağır giden eller bizimdir

Arap atlar yakın eder ırağı

Yüce dağdan aşan yollar bizimdir

Belimizde kılıcımız kirmani

Taşı deler mızrağımın temreni

Hakkımızda devlet etmiş fermanı

Ferman padişahın dağlar bizimdir

Dadaloğlu’m yarın kavga kurulur

Öter tüfek davlumbazlar vurulur

Nice koç yiğitler yere serilir

Ölen ölür kalan sağlar bizimdir

Dadaloğlu

 

 Ağıt

Can evimden vurdu felek neyleyim

Ben ağlarım çelik teller iniler

Ben almadım toprak aldı koynuna

Yarim diyen bülbül diller iniler

Doya doya meh cemalin görmedim

Saçlarını çözüp çözüp örmedim

Bir gececik sefasını sürmedim

Sarmadığım ince teller iniler

Kara olur okçuların yoncası

Görülmemiş bu dünyada buncası

Açılmadan kopup düştü goncası

Bahar ağlar açan güller iniler

Gider oldum Avşar ili yoluna

Bakmam gayrı bu diyarın gülüne

Karaları taksın çapar koluna

Yağız atlı nice kollar iniler

Varayım da mezarına varayım

Baş ucunda el kavşurup durayım

Bıktın mıydı benden deyip sorayım

Mezarına giden yollar iniler

Yürü bre Dadaloğlu’m yürü git

Dertli dertli Çukurova yolunu tut

Bunda suçun varsa Hakka tevbe et

De ki gayrı bizim iller iniler

Dadaloğlu

 

Kaynak: Prof. Dr. Erman Artun
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi.