BURUNÖREN

IGDELI

KALEKÖY

KARAÖZÜ

KIZILPINAR

SIVRIALAN

YERLIKUYU

 

İĞDELİ

İğdeli

BİZDEN BİRİ * Hüseyin Ekici *

Hüseyin Ekici, ANADOLU SEVGİ BİRLİĞİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ BAŞKANI

Uzakları yakın eden bu teknoloji sayesinde sizlere ulaşmanın mutluluğunu taşıyorum. Ayrıca bazılarını ismen tanımasam bile soy adlarından nereli ve kimlerden olduğunu tahmin etmekteyim. Varlığınız bizlere güç vermektedir. Umarım daha da kenetlenerek büyümek ve bilimin gittiği yoldan karanlıkları yırta yırta daha da yükseklere ve aydınllığa gideceğinizden eminim. Şimdilik bu kısacık iletimi hoş görün, bu sitenin uygulanmasında emeği geçen tüm gönül dostlarına selam ve saygılarımı sunarım.

Anadolu Sevgi Birliği Derneği Başkanı
Hüseyin Ekici

  

 

  

ÖZGEÇMİŞİ
1947 yılında Sivas’ın Gemerek İlçesi’ne bağlı İğdeli Köyü’nde doğdu. Bu köy daha sonra Kayseri Sarıoğlan İlçesi’ne bağlandı. İlkokulu kendi köyünde Köy Enstitüsü mezunu olan köyünün ilk mezun öğretmeni sıfatını alan merhum İsmail Güneş tarafından okutuldu ve mezun oldu. Orta Öğrenimini Diyarbakır Ali Emri Orta Okulu ve Karaözü Orta okullarında okudu. Diyarbakır da başladığı Ticaret Lisesi öğrenimini Kayseri Ticaret Lisesi’nde tamamladı.


İstanbul’da okuyarak büyük hedeflere doğru yürümeyi düşündü. Sınavla İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne girmeyi, ya da askere gidip kısa yoldan bir iş tutmayı düşündü. Ailesinin kendisine ekonomik olarak yardım edemeyeceğini de düşünerek Akademinin Gece Bölümüne kaydını yaptırdı. Böylece gündüz çalışıp gece de okulunu okuyacaktı. Düşündüğü gibi yaptı. Hem çalıştı hem de okudu. Bir ara ETİBANK Pangaltı Şubesi’nde memur olarak da çalıştı. Fakat yaptığı işten dolayı çok sıkıldı ve istifa etti. Özel olarak iş hayatında çalışmayı tercih etti. Daha Üniversite öğrencisi iken Firuzan Hüsrev Tokin tarafından yazılıp sahneye konulan PİR SULTAN ABDAL ve İMAM HÜSEYİN temsillerinde oyuncu olarak görev yaptı. Tiyatrocu Avni Dilligil ile tanıştı. Bir süre de Avni Dilligil Tiyatro Topluluğu’nda çalıştı.Avni Dilligil’in yazıp sahneye koyduğu”DÖRT KAPI KIRK MAKAM “ ile “İMAM HÜSEYİN ve KERBELA” isimli oyunlarda rol aldı. Avni Dilligil’in ölümüyle kendi tiyatrosunu kurdu. Kendi yazıp yönettiği AŞK MI ? (Aşık Garip) ve ÖĞRETMEN adlı temsillerle halkın huzuruna çıktı. Halktan büyük destek aldı. Ancak; devlet baba sevmedi. Kovuşturmaya uğradı. Hayli gidip geldi. Genç yaşta maddi ve manevi olarak yıpratıldı.

EKİCİ, bundan da yılmadı. BİZİM BELDE isimli bir gazete çıkartarak halkın yine huzuruna çıktı. Bununla beraber siyasete girmeye karar verdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir deneme yaptı. Gördüğü manzara çok vahim ve ürkütücü idi . Orada delege ağalığı ve bölgecilik hakimdi. İlla birinin adamı olmak gerekiyordu. Aksi halde siyaset yapma şansı yoktu. Bunu kabullenmedi. Sol siyasi parti olarak İşci Partisi’ne bir süre gitti ve gözlemledi. Söylemler süslü fakat temsil edenler hiç de öyle halktan birileri değildi. Orada da fazla kalıp zaman kaybetmedi. Yeni kurulan(1966) BİRLİK PARTİSİ’ne bir süre gidip geldi. Orada gördüğü manzara çok şaşırtıcı geldi. Tanıştığı insanlar arasında ORHAN ARSAL (eski sosyalist) , ABİDİN ÖZGÜNAY, ABİDİN NESİMİ (eski sosyalist), KURBANİ KILIÇ, AŞIK DAİMİ, Av.HAYDAR ÖZDEMİR (İstanbul Milletvekili oldu), Av.HÜSEYİN AYDIN, Av.MUHARREM NACİ ORHAN, AV.İBRAHİM KAMİL KARAMAN, SABAHAT BALAN, HAYDAR AĞBABA, HASAN İPÇİ, ABDURRAHMAN DEHMEN, ABDULVAHAP DEHMEN, YAKUP COŞKUN, DURSUN GÜNDÜZ, Dr.KASIM BAYAR, MEDET ŞAHİN, AHMET ÖZDEMİR gibi o kadar insan tanıdı ki; her biri bir ahlak hocası olarak mütevazi siyasetlerini yaparken bile birer baba ve öğretmen gibi davranıyorlardı. EKİCİ, bu siyasi partide kalmaya karar verdi. Burada politik hayatta iyice pişip olgunlaşmayı tercih etti. Parti İsmi TÜRKİYE BİRLİK PARTİSİ olarak değiştirildikten ve MUSTAFA TİMİSİ’nin Genel Başkanlığı döneminde İstanbul da İlçe Gençlik Kolları üyeliklerinde ve Başkanlığında bulundu. Sırayla İlçe Yönetim Kurulu üyeliği , İl Yönetim Kurulu Üyeliği ve İL BAŞKANLIĞI görevlerinde bulundu. 1977 Seçimlerinde İstanbul İl Başkanı olarak görev yaptı. Aynı yıl iki seçim tecrübesi geçiren EKİCİ, Genel Seçimlerle, Yerel Seçimleri peşi peşine başarıyla tamamladı. Yerel Seçimlerde KAĞITHANE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI olarak büyük bir başarıya imza attı. Yaptığı toplantılarla ve TRT deki naklen canlı yayındaki akıcı konuşmalarıyla dikkati çekti ve ilgiyle izlendi.


Olanlar bundan sonra oldu. EKİCİ’nin işyeri üst üste kurşunlanmaya ve bombalanmaya başlandı. Tamı tamamına 11 kez kurşunlandı, bombalandı. Sonunda kundaklanarak yakılıp ortadan tamamen kaldırıldı. Devlet Baba çaresiz ve seyirci kaldı. Çareyi HÜSEYİN EKİCİ’yi KODES’e atmakta buldu. Gözaltı, hapislik sayılı günler bitti. EKİCİ kaldığı yerden siyasete devam dedi. 12 EYLÜL 1980 tarihine kadar TÜRKİYE BİRLİK PARTİSİ İl Başkanlığı ve İl Yönetim Kurulu üyeliğini kesintisiz olarak sürdürdü. Kendi partisinin üyelik durumlarının yenilenmesi için parti üyeliklerinin tümümün fesih kararını aldı. Daha atamaların bile yapılmasına fırsat kalmamıştı ki; 12 EYLÜL 1980 Askeri Darbesi yapıldı. Sıkıyönetim siyasi partilerin tüm defterlerine el koydu. Bütün siyasi parti yöneticileri gözetim altına alındı. TÜRKİYE BİRLİK PARTİSİ mensupları ise parti üyelikleri olmadığı ve daha önceden fesih yapıldığı için gözetim altına dahi alınmadı. Bunu duyan bazı siyasi parti mensupları her zaman yaptıkları gibi çamur atmayı da ihmal etmediler.


Siyasi hayatın dondurulmasıyla EKİCİ boş durmadı. Daha önce kuruluş çalışmalarında bulunduğu KARACAAHMET SULTAN DERNEĞİ’nin aynı zamanda Yönetim Kurulu Üyesi idi. Orada çalışmalarını sürdürdü. Toplam 18 yıl bu dernekte çalıştı. Sıkıyönetim devam ederken bir yandan TOPLUM DERGİSİ’ni çıkarttı. Bu dergi toplattırılınca isim değişikliği yapılarak DÜŞÜN DERGİSİ’ni yayın hayatına soktu. Bu dergi HÜSEYİN EKİCİ’nin rahatsızlığı ve uzun bir zaman yorgun düşen vücudunun iflas etmesiyle ölümle pençeleştiği bir dönemde derginin yönetmenliğini SEYYİT NEZİR’e devretti. Azrailden kurtulan EKİCİ, tekrar kendini toparladı ve YURTTA EKONOMİ gazetesini çıkartarak Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Sıkıyönetim dönemlerinde DÜŞÜN DERGİSİ’nin kapatılması için yapılan baskılardan yılmadı. Geri adım da atmadı, derginin yayınını inatla sürdürdü. 1987 de tekrar siyasete girmeye karar veren EKİCİ eski partili bir gurup arkadaşlarıyla SOSYAL DEMOKRAT HALK PARTİSİ’ne katıldı. 1987 seçimlerinde 4.BÖLGE Milletvekili adayı olarak partisine omuz verdi. Oyların bir noktada toplanması için eski deneyimlerinden de faydalanarak tüm İstanbul genelinde çalışmalara katıldı. Seçimlerde gördüğü manzara ürkütücü idi. Siyasi partilerde halkın çocuklarının aday olmasına alışamamış ve içlerine sindirememiş olan o malum tabaka temsilcileri ayak oyunlarıyla saf Anadolu Aydınını nasıl ekarte (dışlama) edeceklerini çok iyi biliyorlardı. Partide aday olan hele hele TÜRKİYE BİRLİK PARTİSİ kökenli ise bu kişilere çamur atmak çok daha kolaydı. Bu nedenle HÜSEYİN EKİCİ konumunda olanlara <//b>MEZHEPÇİ, BÖLÜCÜ v.s <//b>gibi sıfatlar takılıyordu. Giderek bunun derinleştiğini gören EKİCİ, arkadaşlarıyla birlikte yerel seçimlere kadar direndiler. 1989 Yerel Seçimlerdeki başarılarından sonra siyasi çalışmalarına devam ederken ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’nda Başkan Danışmanı ve BASIN YAYIN MÜDÜRLÜĞÜ görevinde bulundu. Görevinin 2.yılında EKİCİ, Belediye Başkanlığı tarafından TERFİ ettirilerek “TEMİZLİK İŞÇİSİ” olarak atandı. O da yetmedi, FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne “sürgün”edildi. Türkiye de yayın yapan tüm günlük gazeteler haber yaptı. Fakat görülen manzara ürkütücü idi. Partinin hiçbir organından “Genel Başkan dahil” menfi ya da müspet bir tepki alamayan EKİCİ, büyük bir tezgah içinde olduklarını artık dile getirmeye başladı. Parti içinde bir gurup arkadaşıyla kendilerini geri plana attılar. Beklenen sonuç ilk seçimdeki hüsrandı. SOSYAL DEMOKRAT HALK PARTİSİ bütün ülkede hezimete uğradı. Çünkü; İstanbul’un ÜSKÜDAR İLÇESİ’ndeki yapılan dışlama politikası Türkiye’nin her yerinde yapılmıştı. Bunun çalışmasını kitaba dökmeye karar veren EKİCİ, önce “2000’e ON KALA DEMORKASİ KURULTAYI” adlı kitap yayınladı. Üst düzeyde politika yapan parti yöneticilerinin kimler tarafından desteklendiğini ve gidişatın kötü olduğunu belirtmeye çalıştı.


12 EYLÜL Sıkıyönetimi’nin yapamadığını partisinden gören EKİCİ, siyasetten aktif olarak ayrılmasa bile bir süre daha geri planda kalmayı uygun gördü.



1984 yılında ŞAHKULU SULTAN DERNEĞİ’nin kuruluşunu bizzat yapan EKİCİ, Kurucu Başkanı olduğu dernekten dernek yöneticilerinin bağnaz tutumları yüzünden ayrıldı. SEMAH KÜLTÜR VAKFI’nın kurulması için çok büyük özveride bulundu. Kuruluş işlemlerinin bitmesini fırsat bilen bir takım insanlar VAKFI ele geçirdi. Vakfın akıbeti malum. HACIBEKTAŞ KÜLTÜR DERNEĞİ’nin çalışmalarına bizzat katkıda bulundu. ANADOLU SEVGİ BİRLİĞİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ’nin kuruluşunu ve Kurucu Başkanlığı’nda bulundu. 15 yıldır faaliyetleri süren dernekteki Başkanlık görevi halen devam etmektedir. ANADOLU SEVGİ BİRLİĞİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ’nin WEB Sitesi www.anadolusevgibirligi.org ayrıca ziyaret edilebilir. E-mail info@anadolusevgibirligi.org a atabilirsiniz. EKİCİ’nin muhtelif dergi ve gazetelerde makaleleri yayınlanmaktadır.

Halen S.M. Mali Müşavir olarak görev yapan EKİCİ’nin yeni yayına hazırlanan kitapları yakında okuyucularıyla buluşacak.

 

 

 

DUYURU * B U G Ü N * B U G Ü N * B U G Ü N *

Hüseyin EKİCİ

DUYURU  * B U G Ü N  * B U G Ü N  *  B U G Ü N  *

Sayın Dostlar, Derneğimizin sayın Başkanı Hüseyin EKİCİ

 

20 Nisan 2007 Cuma günü Saat 17.30 dan itibaren 

CEM TV de

canlı yayın konuğu olacaktır.  Bilgi edinmenizi saygıyla duyururuz.


Anadolu Sevgi Birliği Kültür ve Dayanışma Derneği ´

Yönetim Kurulu

 

  

UNUTMA

Unutma,
senden bir tane daha yok bu dünyada!
Gülümsemeyi asla unutma.
Gözlerinin içi gülsün
gülerken,
bakışarın pırıl pırıl olsun ve her zaman
nemli kalsın göz pınarların.

Unutma kendini sevilebilecek bir insan haline getirmeyi
ve ondan sonra da kendini sevip kendine sarılmayı
Zamana güven ve
onun, senin en büyük dostlarıdan biri olduğuna.
Acılarının ve felaketlerinin
ancak onun koynunda uyuyabileceğini unutma.

Unutma.
Başına gelenlerin günün birinde kişisel tarihinin
ayrntılarından biri olmaya mahkum olacağını unutma.
Her çiçek sevgilin olsun, her sevgilin ise bir çiçek.
Açık tut gönlünü tüm güzelliklere.

Yasalar, günahlar,
yasaklar sen olduğun için vardır.
Ve sen bir tane olduğun için şu koca dünyada,
gir günaha çekinmeden,
çiğne yasayı.

Aydedenin sihrini gönderdiği gecelerde
uyuyarak çalma, hayatından saatlerini.
Gecenin içinde yolculuğa çıkmayı unutma.
İçinde hiç ölmeyecek bir gençlik virüsü yarat
ve kaç yaşında olursan ol,
her zaman yirmibeş yaşında kalman gerektiğini unutma.

Asla taviz verme seni sen yapan yanlarından.
Onurlu bir yasam sürebilmen için,
şartlar ne olursa olsun
direnmeyi sakın unutma.

İçindeki seni katletmeye kalkma sakın.
Kendine vuracağın
her darbenin seni senden biraz daha uzaklaştıracağını
unutma.

Korkma mahallenin delisi olmaktan.
Doğrucu Davutlar ne kadar çoğalırsa mahallende,
hayat mutlaka daha iyiyegidecektir,
unutma.

Hatanın affedilmeyecek olanından kaç,
ama hata yapmayayım
diye de yakıp geçme yıllarını.
Unutma ki, hiç hata yapmayan bir insan
yapabileceklerinin en iyisini yapamamış demektir hayatta.

Korkma insanca korkularından.
Ve korkunun kendisinden çok,
onun beklentisinin daha korkutucu olduğunu
unutma.

Bir anlamı olsun kendinle yaptığın kavgaların.
Ve hep ileriye taşısın seni kavgada attığın her adım.
Açık bırak pencereni ve sabah güneşinin,
rüzgarı önüne katarak perdelerle yapacağı raksa dönük
olsun bakışların.

Küçücük mutlulukların görkemine inandır kendini
ve gülümse.
Umutların bitmesin asla
ve umutların bittiği yerin,
hayatın da bittiği yer olacağını asla unutma.


Ve şaire kulak ver:
" Senden bir tane daha yok bu dünyada“

Kaynak: ÖZGÜR TATAR