BURUNÖREN

IGDELI

KALEKÖY

KARAÖZÜ

KIZILPINAR

SIVRIALAN

YERLIKUYU

 

GÖNÜL SOHBET iSTER, KAHVE BAHANE!

KARAÖZÜ Temmuz 2005. GÖNÜL NE KAHVE İSTER NE KAHVEHANE, GÖNÜL SOHBET İSTER, KAHVE BAHANE!

KARAÖZÜ "ÇARSISI"

KARAÖZÜ "ÇARSISI" Fotograf: Secati Demir

Karaözü ve Çevresi Köylerimizin Eğlence Gecesi

Bu Dayanışma Gecemizde: Sazımız sözümüzle: Bağlama ustası Caner Bal  Davulumuz: Gönen Bağcı Zurnamız: Haci Bağcı ile Tüm Karaözü ve Çevre Köyleri Halkını aramızda görmek istiyoruz.

7 Nisan 2007 Cumartesi Saat: 14.00'den 24.00’e
Yer:   Haus der Jugend 
        Friedrich-Wilhelm-Str. 19         

        58509 Lüdenscheid  / ALMANYA

Organize: Karaözü ve Çevresi Kültür Dayanışma Derneği   Lüdenscheid / Almanya

İrtibat: Dernek Başkanı: Aybar Avcu  Tel.ev: 02351-634347 Cep: 01749879939  Başkan Yardımcısı: Onursal Kılıç  Tel. ev: 02351-26474 Cep: 015204406072 Kasacı: Tarık Avcu  Tel. ev: 02351-83198 Cep: 01712660780

Not: Yiyecek ve içeceklerimiz mevcuttur. ================================================= 

 

Kültür, Kayısı ve Karaözü

Karaözü Lisesi, Fotoğraf: Secati(pek) Demir

Karaözü, Kayseri-Sivas arasında tarihi çok eskilere dayanan, doğal güzellikleri ile ünlü şirin bir kasaba.
Karaözü’nde Köy Enstitüleri’nin katkıları ile 1950’lerde başlayan eğitim seferberliği; zamanla okuryazar oranını yüzde yüze ulaştırarak, her meslekten insan gücünü Türkiye’nin her bir yanına dağıtarak, kültürel birikimi çeşitli etkinliklerle sergileyerek doruğa ulaşmıştır.

 
Köyde her yönüyle eğitimi sağlama görevi olan köy öğretmenleri, gittikleri yerlerde bilginin kullanımını sağlayarak üretime katkı sağladılar.
Köyde bilinçli tarım ve ağaçlandırma ile ilgili uygulamalı eğitim sonucu Karaözü ve çevresi kısa zamanda birçok sebzenin, meyvenin üretildiği ve değerlendirildiği bölge haline geldi.

 
Üretilen kayısı 1970’li yıllarda Aroma, Meysu gibi büyük meyve suyu fabrikalarının ilgisini çekti ve tüm kayısı gereksinimlerini bu bölgeden karşılamaya başladılar. Kasabanın iyi kazanç sağladığı kayısı mevsiminde her gün 100 ton ürün çıkışı yapılıyor, üretici ürünü verebilmek, fabrika ise alabilmek için yarışıyordu. 

Tarımın yok edilmesine yönelik bilinçli IMF politikası tüm ülkede kendini hissettirirken, kayısı üreticisi de payına düşeni aldı.
Temmuz ayında bu bölgede kayısının değerlendirilmesi gerekiyor. Ancak, bölgede kayısının bugünkü fotoğrafı içler acısı. Kayısı tüccarlarının bir kilogram için belirlediği fiyat 50 bin TL. Üretici tonlarca kayısı satabilir. Ama nasıl? Kayısıyı işçilik bedelini ödeyerek toplattırabilir, alacağı para işçi ücretini en asgarisinden ödemeye ancak yeter. Üstelik önce işçilik ücretini ödeyip kayısı fabrikaya ulaştıktan, ödeme yapıldıktan sonra parasını alabilir. Üretici fazladan nakliye bedeli öderken, kayısının herhangi bir karşılığı yok.

 
Kayısı üreticisi ürünü kendi haline bırakmış; bazı üreticiler kayısıyı ağacın tabanında çürütmekten başka çare olmadığını düşünürken, bazıları da tabanında kuruduğunda toplayıp kışın sobada yakıt olarak kullanmayı planlıyor. Bir başka yol daha var ki; iktidarın politikasına uygun olarak kayısı tüccarları da üreticiyi bu yola zorluyor. Herkes kendi işinde çalışsın, emeğini ortaya koyarak, nakliyesini bir şekilde sağlayarak kayısıyı toptancıya teslim etsin. Ürün zaten gözden çıkarılmış durumda. Beş kişiyle 10 ton ürünü bir ayda teslim edebilirsiniz, asgari ücret değilse de yakın bir değeri kendinizin patronu olduğu bir işten kazanabilirsiniz. Bu yolu tercih edenlerden toplanan günlük kayısı miktarı 5 ton. Buradan bir zamanlar günde 100 ton ürün veren üreticinin vermediği, isteyerek veya istemeyerek çürüttüğü ürünün miktarı da ortaya çıkıyor.

Hükümet, IMF direktifleri ile üreticiyi yok etmenin formülünü ararken, Kültür Bakanı İstemihan Talay 21 Temmuz’da “Karaözü-Şahruh 3. Kültür ve Sanat Etkinlikleri”nde boy gösterecek.
Etkinlikler, değişik konularda oluşturulan ve yoğulaştırılan birikimlerin birlikte paylaşıldığı üst evreler... Kültür adına yapılan etkinlikler; kültürel birikimin yok edilmeye çalışıldığı bir ülkede kültürel birikimiyle ün salmış bir kasabada düzenleniyor. Ancak, yarım asırlık sürede gelişim frenlenmiş ve kültür adına yapılanlar Karaözü dışından gelen halk ozanlarından ileriye gidememiş. 500 yıl önce yapılan bir köprü de etkinliğe adını vermiş.
Karaözü’nde kültürel birikimin akıbeti kayısının akıbetinden pek farklı değil.

Kaynak: Celal Emiroğlu EVRENSEL, 16.07.2001, e-posta: celale@ato.com.tr

 

 

KARAÖZÜ NASIL KURTULUR?

KARAÖZÜ ORTAOKULU -Lisesi- (yukarıdaki fotoğraf) ve EMİN DEMİREL (aşağıdaki fotoğraf)

KARAÖZÜ VE ÇEVRE KÖYLERİNİN DUYARLI İNSANLARI,

Belediye Başkanımızın iletisini (haberini) bilmem okudunuz mu? Haberden anladığım kadarıyla bu son şans KARAÖZÜ ya Kasaba olarak devam edecek ya köy olacak. Tüm Dernek Başkanlarımız, Site yöneticilerimiz, Muhtarlarımız ve çevre köyleri (Kızılpınar, Karpınar, Iğdeli, Yerlikuyu, Kaleköy, Burunören, Kadılı, Ebulhayır) Muhtarlarımız kısaca kendisini yöresine duyarlı gören her insanımız bu nufus sayımında duyarlı davranmalıdır. Nasılki 1990 yılında tüm arkadaş - eş - dost kasabaya gitiyseniz bir kez daha yapabilirsiniz.

Bir KIZILPINAR`lı olarak üzerime ne görev düşüyorsa seve seve yapmaya hazırım. Kısır ve içi boş çekişmeler yerine yöremize katkı sunulacak bir amacın yanında yoğunlaşmanın zamanı gelmedi mi? Öncelikle BELDE olarak kalmak icin nüfusumuz 2000´nin üzerinde olmak zorundadır. Yöremizin en canlı BELDESİ coğrafi konum olarak merkezi bir yer olması nedeniyle tüm köylerimiz KARAÖZÜ`den yararlanmaktadır. Çevre köylerimizde bir hastamız olduğu zaman ilk baş vuracağımız yer KARAÖZÜ sağlık ocağıdır.

Geçmişte ve de şimdide eğitim olarak yararlandığımız yine en yakın yer KARAÖZÜ´dür. KARAÖZÜ deyim yerinde ise bizim köylerimizin başşehridir. Yukarıda saydığım gerceklerden dolayı KARAÖZÜ`yü belde olmaktan çıkarıp ilçe yapmanın yollarını aramalıyız. Bunun yolu da nüfus yoğunluğundan geçiyor. Geliniz hepimiz yurtdışındaki tüm hemşerilerimiz nüfus hüviyet cüzdanlarımızın fotokopilerini KARAÖZÜ Belediyesine faxla yada E-Mail le gönderelim. Bu, yöremize yapabileceğimiz en büyük katkı olacaktır. Çok zor olmasa gerek. Özellikle KARAÖZÜ`lüler duyarlıdavranmalı; beklenen nüfus sayısına ulaşmassa KARAÖZÜ Belediyesi tüm malvarlığı ile yörede bir büyük belediyeye devredilecektir! Bu olası durumu ben yöre insani olarak kabul edemiyorum, ya SİZ?


Ayrıca devlet yatırımları alabilmenin koşulu nüfus sayısıdır. . Sözün özü, HERKES NÜFUS HÜVIYET CÜZDANLARININ fotokopilerini belediyeye ulaştırısa yöremize büyük katkı sunacaktır. Belediyenin tel. - fax numaralarını aşağıda belirtiğim gibi. Duyarlılığınza teşekkür eder saygılar sunarım.

EMİN DEMİREL

Bilgi: Tel: 0090 352 8146003       0090 352 814 65 01

Fax: 0090 352 814 6260    E-Mail: goktuk38-35@hotmail.com



**************************** ****************************

SEVGİLİ KARAÖZÜLÜLER ve ÇEVRE KÖYLÜLERİ ve KARAÖZÜ DOSTLARI

KARAÖZÜ ANACADDE'den GÖRÜNÜM

Bilindiği üzere Ankara'da son nüfus sayımı ile ilgili bir toplantı düzenledik. Bu toplantıya yöremizin muhtarlarını, internet sitelerimizin yöneticilerini, Karaözü ve Çevre Köyleri adına kurulan Derneklerimizin Başkanlarını ya da bir yöneticisini ve tüm insanlarımızı davet ettik. Sağ olsunlar katılan-katılmayan herkese teşekkür ederim. Bu sayım, adrese dayalı bir tespit olacağından ve bundan sonra da bilgisayar ortamına geçileceğinden yöremiz için çok önemlidir. Yazan ve yazılanlar açısından hiçbir suç unsuru taşımayan bu girişimimiz sadece kasabamızın nüfus kütük kayıtları ilçemizde olanları adres ve ikametgah olarak da yöremiz insanı olmalarının tespitidir. Ayrıntılı bilgi için belediyemizden telefonla ve faksla yardım alabilirsiniz.Telefon ve iletilerinize bilgi verecek görevlilerimiz sizleri bilgilendirecektir.

TÜM İNSANLARIMIZIN İLGİSİNİ BEKLİYOR SEVGİ VE SAYGILAR SUNUYORUM.

KARAÖZÜ BELEDİYE BAŞKANI


Bilgi:   Tel: 0090 352 814 6003       0090 352 814 6501
Faks: 0090 352 814 6260    E-Mail: gokturk38-35@hotmail.com

************************************************************

Geleneksel Karaözü Dayanışma Derneği yemekli toplantısı yapıldı

Geleneksel olarak her yıl düzenlediğimiz Karaözü Dayanışma Derneği yemekli toplantımız Gazeteciler Cemiyeti Lokali-Cağaloğlu’nda yapıldı. İkiyüzün üzerinde bir katılımın gerçekleştiği, coşku ve eğlencenin en üst seviyede olduğu yemekli toplantımıza;

CHP Kayseri İl Başkanı Sayın Mustafa ASLAN, Kayseri Karaözü Derneği Başkanı Sayın Hadi TEMEL ve yönetim kurulu üyeleri, Tekirdağ Vali Yardımcısı Sayın Erdoğan ÖZDEMİR, Arguvan Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Ahmet BARUT, İstanbul Kayserililer İl Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Muzaffer OFLAZ, Sivas Platformu Yöneticisi Ahmet ASLANTÜRK ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Büyük Üstad Şair-Yazar Sayın Arif BAŞ, Değerli Büyüğümüz Emekli İlköğretim Müfettişi Sayın Veli DALAK, Albay Gülhan ÖZEL ve ayrıca kendi el emeği ile yaptığı karakalem ve yağlı boya tabloları ile Derneğimize maddi katkı sağlayan Neslihan TEMEL’e toplantımıza katılarak bizleri onurlandıkları için teşekkür ederiz.

Ayrıca yemekli toplantımıza mazeretleri dolayısıyla katılamadığı için telefon ederek başarı dileklerini bildiren Karaözü Belediye Başkanı Sayın Çakır GENÇ ve Ankara Karaözü Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür ederiz.


Saat 13.00 da başlayan yemekli toplantımız akşam saat 20.00’da sona erdi. Derneğimiz Başkanı Ahmet Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Sayın Veli Dalak, Sayın Mustafa Aslan, Sayın Hadi Temel, Sayın Şener Tatar ve Sayın Galip Bal dost ve hemşerilerimize birer konuşma yaptılar.

Kendi Özümüzden yetiştirdiğimiz sanatçı arkadaşlarımız Eylem Koç ve arkadaşları ile Gültekin Gök’ün müzik ziyafeti coşkulu geçen toplantımıza muhteşem bir renk kattılar. Daha sonra sahne alan Kenan Çallı ve arkadaşları Derneğimiz üyesi Sayın Handan Karahan’ın bestelerinin de okunduğu bir resital sundular.

Günün ilerleyen saatlerinde ise fasıl grubunun sahne alması ve Gültekin Gök’ün Kasabamızın oyun havalarını seslendirdiği toplantımız halaylar ve oyun havalarının oynanması ile sonuçlandı.


Yemekli toplantımıza katılan tüm dost ve hemşerilerimize gönülden teşekkür ederek bir daha ki toplantımızda da aynı coşku ve heyecanın yaşatılmasını temenni eder saygılar sunarız. 12 Mart 2007


KARAÖZÜ DAYANIŞMA DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU

 

========================================================

 

 

Karaözü'lü Şehit yüzbaşı Nail Erdogan'ın davası AİHM’de dava

Ege Denizi’nde 11 yıl önce Yunan savaş uçaklarıyla yaşanan it dalaşı sırasında düşen F-16 uçağının pilotu Şehit Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın yakınlarının Yunan hükümeti aleyhinde AİHM’de açtıkları dava incelemeye alındı.

Bahri KARATAŞ/İZMİR, (DHA)

Şehit Yüzbaşı Nail Erdoğan'ın yakınları, 625 bin Euro manevi tazminat ile kaybolan cesedin çıkarılması için 4 milyon Euro istedi.

AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi, Ege'de 1996 yılında düşen Türk F- 16'sında şehit olan pilot yüzbaşı Nail Erdoğan'ın yakınlarının Yunanistan aleyhine açtığı dava başvurusu kabul etti.

8 Ekim 1996'da Sakız Adası açıklarında Yunan savaş uçaklarıyla it dalaşı yapan Türk F-16'sı düşmüş, Pilot Yarbay Osman Çilekli kurtulurken, öğretmen Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan uçakla birlikte denize gömülmüştü. Yıllar sonra bir Yunan dergisi, olayın kaza olmadığını, Yunan Mirage savaş uçağının füzeyle Türk savaş uçağını vurarak düşürdüğünü yazdı.

Gelişme üzerine şehit pilotun Kayseri Karaözü Beldesi'nde yaşayan annesi Selvi Erdoğan, kardeşleri Önder Erdoğan, Bekir Erdoğan, Aysun Gök, Nurdane Dalak ve Zehiyet Koç, avukatları Mehmet Emin Keleş aracılığıyla Yunan Hükümetine karşı AİHM'ye 625 bin Euro (yaklaşık 1 trilyon 25 milyar lira) manevi tazminat istemiyle başvurdu. Aile ayrıca Erdoğan'ın cesedinin ve uçağının bulunup çıkarılması için de yine Yunan hükümetinden 4 milyon Euro (yaklaşık 6.5 trilyon lira) istedi. Erdoğan Ailesi'nin dilekçesini inceleyen AİHM 3. Dairesi, taraflara son delillerini sunması için süre verdi.

ÇAĞLAR: DAVA DOĞRU

Yıllardır AİHM'de Türk hükümetini savunan İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde görevli Prof. Dr. Bakır Çağlar da dava açılmasının doğru olduğunu savundu. Çağlar, ‘‘Pilotun bir mezarı yok. Hak ilhali olduğu için 6 ay içinde dava açılması gerekiyordu. Ancak pilotun cesedi bulunamadığı için zaman önemli değil'' dedi.

Yunan pilota cinayet suçu

ŞEHİT pilot Nail Erdoğan'ın ilkokuldan sınıf arkadaşı olan, ailenin avukatı Mehmet Emin Keleş, Türk F-16'sını düşürdüğü öne sürülen Yunan Mirage uçağının pilotu Thanos Grivas hakkında da ‘Savaş ve harp hali yokken bir insanın canının alındığı' gerekçesiyle ‘cinayet' suçlamasıyla AİHM'ye başvurduklarını söyledi. Keleş, bununla ilgili AİHM'den gelecek cevabı beklediklerini açıkladı.

Krama Dergisi ortaya çıkarmıştı

‘Askerler gizledi'

EGE'de 1996 yılında düşen ve Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan'ın şehit olmasına neden olan Türk F-16 uçağının bir Yunan Mirage uçağı tarafından füzeyle vurulduğunu geçen yıl mayıs ayında Yunan Krama Dergisi ortaya çıkarmıştı. Krama Dergisi'nin yayıncısı Panos Kolyopanos, Hürriyet'e yaptığı açıklamada olayla ilgili hiçbir kuşku olmadığını söylemişti. Kolyopanos, geçmişte ‘‘kaza'' diye kapatılan bir başka olayda da bir Türk jetinin Yunan savaş uçağını vurup düşürmüş olabileceğini de öne sürmüştü. Kolyopanos, şunları söylemişti:

BASIN BİLİYORDU

‘‘Yunan ve Türk makamları, uzun yıllardır olayı gizliyorlardı ama bazı gazeteciler biliyordu. Bu olayı çok iyi bilen gazeteci arkadaşım bana yazıyı getirdi. Çok iyi yazılmış bir haberdi. Olayı kanıtlayan belgelerle ilgili hiçbir kuşkum kalmadı. Bunun üzerine yayınlamaya karar verdim. Tabii öncelikli amacım, gazetecilikti. İkinci amacım ise Türk-Yunan ilişkilerine de katkı yapmaktı. Çünkü ben, (Hürriyet Başyazarı) Oktay Ekşi ve (Hürriyet Atina Temsilcisi) Nur Batur'la birlikte 4 yıl önce Türk ve Yunan medyası arasındaki köprüleri kurmak için kolları sıvadık ve hálá çalışıyoruz.''

KRİZDEN ÇEKİNDİLER

1996'da iki tarafın da kriz yaratmaktan kaçındığını söyleyen Kolyopanos şöyle devam etmişti:
‘‘O zaman Yunan tarafı olayı tümüyle kapatmaya çalışmadı, ama bu konuda fazla konuşmak istemedi. Aynı şekilde Türk tarafı da konuşmaktan kaçındı. Siyasiler bir kriz yaratmak istememiş olabilirler. Zannediyorum ilişkilerin içinde bulunduğu durum, olayın yazılmasına da imkan vermedi. Ama ben şimdi bu olayı su yüzüne çıkartmanın ilişkilere zarar vereceğine inanmıyorum, aksine katkısı olacağını düşünüyorum. Artık herkes Ege'de yıllardır yaşanan it dalaşlarının ne kadar tehlikeli olduğunu anlamalı.''

Katil uçağa Türk bayrağı çizmişlerdi

1996'da Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan'ın ölümüyle sonuçlanan olayın önce kaza olduğu düşünüldü. Ancak yıllar sonra bir Yunan dergisi, Türk F-16'sını Yunanistan'a ait Mirage 2000 uçağından ateşlenen bir füzenin düşürdüğünü yazdı. Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan'ın şehit olmasına sebep olan Yunanlı Pilot Thanos Grivas'ın, hava savaşı geleneklerine uygun olarak kendi kullandığı uçağın burnuna Türk bayrağı resmi yaptırdığı da ortaya çıktı. Uçağı Yunan pilotun düşürdüğünü kanıtlayan bu haberi, Hürriyet 22 Mayıs 2003'te ‘‘Kahreden kanıt'' manşetiyle okurlarına duyurmuştu.