Seiteninhalt
YİNE ÜZÜLDÜM, UYARMAK VE YAZMAK ZORUNDA KALDIM
Vedat TATAR
30 Ağustos 2009 tarihinde saat 11:00 de turkmensitesi.com adresini ziyaret ettiğimde hayal kırıklığına uğradım. Sevgili Secati “30 Ağustos Zafer Bayramını” kutlayan bir yazıyı sitenin ana sayfasına koymuş.
Gururlandım ve ana sayfada tüm yöremizin internet sitelerinin isimlerinin bulunduğu çizelgedeki köy ve kasabalarımızın üzerine gelerek tıkladım. Keşke yapmasaydım. Sadece www.turkmensitesi.com, www.teneli.com ve birde Keziban hanımın sitesinde milli kurtuluşumuzun imzasının atıldığı bu büyük zaferle ilgili kutlama mesajı gördüm. Kendilerini kutluyorum. Yöremize yakışanı yapmaları da ayrıca beni mutlandırdı.
Yöneticilerinin asker kökenli olması nedeniyle bazı sitelerimizin bu önemli güne kayıtsız kalmasını içime sindiremedim. Ama sanki bizim yöremiz etnisite ile anılırmışcasına iktidarın ve dış güçlerinde desteklediği alt kimlik-üst kimlik söylemleri ile çağdaş cumhuriyetin bir kenarından da ALEVİ kökenlileri ayartarak yıkım sağlamak istedikleri oyunlara kaynak teşkil ettirilmek istendiği izlenimine alet olduğumuzu düşündüm.
Ancak o arkadaşlarımızın bu düşünce de olmadıklarını da biliyor “Ulusal günlerine sahip çıkmayanların dini günlerini de kutlayamayacağını” benden iyi bildiklerini de düşünerek;
CUMHURİYET OLMAZSA OLMAZIMIZDIR,
ATATÜRK YOLU DIŞINDA ÇAĞDAŞLIK ve EŞİTLİK BİZE TANINMADI-TANINMAZ
düşüncesiyle BÜYÜK ZAFERİMİZİ KUTLAYACAĞIMIZ NİCE BAYRAMLAR DİLİYORUM.
30 Ağustos 2009
Vedat TATAR
BİR VEDAT TATAR ANALİZİ

- VEDAT TATAR
Ağustos 2008
BİR VEDAT TATAR ANALİZİ
Yoğunlaştığı ilgi alanı
Siyaset
Yediği ekmek, içtiği su
Politik
Heyecanlı yaklaşır fenomenlere
Subjektiftir çoğu zaman
Sayılmaz
Analitik
Özenlidir yiyip içtiklerine
Kilo verdiği zamanlar
Görüntüsü
Atletik
Semahlar mırıldanırken
Sazın tellerini okşayan
Sihirli parmaklar
Tetik
Bir alev ki yıllardır
Kavurur gönlünü :
Vekil olmak ,beklentisi
Romantik
Kuşkusuz Türkiye sevdalısı
İlle de KARAÖZÜ
Kasabası için daha bir
Fanatik
Y….leri sevmese de
Sağolsun, bana karşı hep
Etik
Gönül adamıdır
Sevgi O’nun özdeşi
Bana karşı da hep
Sempatik
Dilbilgisi zengin ve
Türkçe’ye egemen
Mensup olduğu ekol
Semantik
İşi sürmez yokuşa
Kolayı zor eylemez
Karmaşık sorunlarda bile
Pratik
Genel denge bozuldu
Alt üst oldu değerler
Siyasetin görüntüsü
Fantastik
Umut bağladığı partide
Yeşermiyor umutlar
Son günlerde yaşananlar
Kaotik
Hem eleştiriye açık
Hem özeleştiriye
Yaşama bakışı oldukça
Demokratik
GANİ AŞIK
16.Dönem Kayseri Milletvekili – Müftü
o0o
Sizden Gelenler

- VEDAT TATAR
BİR DE BAKTIM Kİ!..
Etkinlikler yaptık, akraba-dost köylerimizi ziyaret ettik ve gittiğimiz her yerden övgü-başarı ve onurla döndük.
KUŞSARAY’da kır yemeğine katıldık. Her KARAÖZÜ’lümüz kır yemeğine ellerinde yiyecekleriyle katılmışlardı. Hatta 3-4 gün önce gelen araştırmacı-yazar öğretmenimiz, bir büyüğümüz ile sevgili eşleri KUŞSARAY’da araştırmalar yaparak gelecek için dostlukları pekiştirici davranışlarda bulunmuşlardı. KARAÖZÜ adına gelen diğer dernek temsilcilerinin ve danışmanımızın KUŞSARAY için yaptıklarını dostlarımızdan duyduğunda gururlanmıştı “ elbette yapacak;
O, bir KARAÖZÜ’lü ve benim öğrencimdi, işte ben böyle öğrenciler yetiştirdim, daha fazlasını yapmasını da önereceğim, birkaç kez kitaplarımın Kültür Bakanlığı Basımevinde basılabilmesi için ben de TBMM’de ziyaret etmiştim, iktidar olmayınca zor hocam ” demişti.
Konuşmalarında ve dost sohbetlerinde kitaplarını nasıl yarattığını anlatırken Kadıların CÖNK’ünden, H.YILMAZ öğretmenin araştırmalarından, Hacı DALAK ve sizler gibi okuyan araştıran dostların katkılarından söz ederek ortak aklın bilgi ve belgeleridir. demişti.
GÖKÇAM köyü etkinliğimize de katıldık onlarda bizlere hayran kaldılar. Kuşsaray’da YOL tv’nin çektiği etkinlikte Belediye Başkanımız tüm insanların dostluğunu ve KARAÖZÜ’lülerin barışçıllığından birbirine tutkunluğundan bahsetmişti. Hepimiz ayrı ayrı yerlerden gelen Dernek temsilcileri olarak kendisini ayakta alkışlamıştık. Sonra KARAÖZÜ adına çıkan konuşmacıları hepimiz alkışladık.
BİR olduğumuzu İRİ ve DİRİ olduğumuzu kanıtladık. Oradaki katılımcılar ALKOL almamıza rağmen bu olgun davranışımıza şaşırmış ve takdir etmişlerdi. KUŞSARAY’daki kır yemeğinden ayrılırken Belediye Başkanımız ve katılımcılarımız etkinliği düzenleyenlere sordular “ Ekonomik olarak katkıda bulunalım” diye.
Dostlarımızda; olur mu hiç, sizler zaten piknik kurallarını biliyorsunuz hepiniz yiyecek ve içeceklerinizi getirdiniz, bu davranışınıza da ayrıca teşekkür ederiz, dediler. Hatta seneye daha kalabalık katılmamızı önerdiler.
KUŞSARAY-GÖKÇAM akrabalarınız olarak bizde sizin etkinliklerinize Federasyon, Ankara-İzmir- İstanbul-Almanya- Danimarka kuruluşlarımızın temsilcileri ve tüm muhtarlarımızla 24 temmuzda ata yurdumuz KARAÖZÜ’de olacağız dediler. KARAÖZÜ-KUŞSARAY-GÖKÇAM birlikteliğini sağlamak için Ankara’dan gelen dostlarımız Kuşsaray’da kahvaltıda buluştuklarında sizler ve milletvekiliniz sayın Hüseyin MERT, ŞAHRUH köprümüzün bir resmini sizler aracılığı ile hediye etti ve hep bir ağızdan biz milletvekilimizle, danışmanımızla KARAÖZÜ’lüler olarak Belediye Başkanımızla, yazar-çizerlerimizle, dost akrabalarımızla dostluk örneği verdiğinizden dolayı bizlere gurur duymayı öğrettiniz.
Yıllardır özlemini çektiğimiz KARAÖZÜ’lü atalarımızın torunları gerçekten atalarımıza layık birer evlat olduğunuzu gösterdiniz. Bu konuda sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır, dediler. 24 Temmuzda KARAÖZÜ’de etkinliklere tüm eski ve yeni muhtarlar- Belediye Başkanları, Çevre köylerimizin halkı ve muhtarları- Belediye başkanları ayrıca Laik Cumhuriyetten yana olan tüm partilerimizin temsilcileri ve seçimi kazanan bir Reis olarak hiçbir kırgınlığın olmamasını sağlamak amacı ile “ Her şey KARAÖZÜ içindir, bugün ben varım yarın bir başka arkadaşım olur, hiçbir kimse KARAÖZÜ’nün üstünde değildir, bizler hizmet için ve bu bayrağı taşımak için nöbetteyiz “ ilkesi ile tüm insanlarımızı kucaklamak istercesine toplandık.Demiştiniz.
Bazı alkolü fazla kaçıranların taşkınlığına Reisimiz “ tepki göstererek huzura verdiği önemi de gösterince; SADIK BABA’nın, MURTAZA EFENDİ’nin KARAÖZÜ adını MAARİFÖZÜ olarak anılmasını sağlayan KÖY ENSTİTÜSÜ mezunları 64 ışık Öğretmenimizin çağdaş laik ve sosyal hukuk devletinin kurucuları-kollayıcıları atalarımızın torunları anca bu kadar olur. Dediler.
Yahnili bulgur pilavımızı yedik hep birlikte davul-zurna eşliğinde halaylarımızı çektik. İğne atsan yere düşmüyordu. Sanatçılarımıza aynı ATATÜRK’ün yaklaşımı ile davrandık. Yöre etnik kökeni farklı dostlarımıza da birlik beraberlik mesajları verdik. ALEVİCİLİK yapmayarak “nazarımızda herkes birdir bizim” şiarını kanıtladık. ULUSAL bilinç ve ATATÜRK milliyetçiliği çerçevesinde o yörelerin gençleri ile de kaynaştık.
Herkes halaylarımızı bildiği gibi kendine has figürleri ile oynadı, onları da hoşgörü ile karşıladık hatta öğretmek için çaba gösterdik. Herkesin yüzü gülüyordu. Göz bebeğimiz askerlerimiz komutanlarımız bu huzur ve sükunetten dolayı belediye başkanımıza ve halkımıza bir teşekkür konuşması yaptılar. Olaysız, sevgi ve barışın hakim olduğu bir etkinliği başarmanın mutluluğunu yaşadık.Oh oh, ne güzel oldu ya…
UYANDIM Kİ;
TER İÇİNDE KALMIŞIM.
AH NE GÜZEL RÜYAYDI!
Sonra düşündüm; bu neden rüya olsun ki biz bunu başarabiliriz, dedim. Aklıma hemen belediye kalabilmek için açtığımız dava geldi. Acaba bu davamız ne oldu? Takip edebildik mi? ŞAHRUH Köprümüzün durumu nasıl? Yıllara meydan okuyan o heybetli duruşunu hala koruyabiliyor mu? Diye. Çevre köylerimizi kasabamıza mahalle yapabilecek miyiz?
Turizm bölgesi ilan edip köy olmaktan kurtulabilecek miyiz? Gilaburu’nun patentini alıp kasabamıza ek gelir getirecek GÖL balıkçılığını yapacak mıyız? Bağ-bahçelerimizi canlandıracak eski sebze ve tahıl tohumlarımızı yaşatacak mıyız?
Panellerle, tiyatro gösterileri ile, projeler anlatılan ve yarışmaların yapıldığı kültür etkinlikleri düzenleyebilecek miyiz? Koç katımı törenlerini düzenleyerek; yöremizin en iyi koyununu,en iyi koçunu,en iyi çobanını,en iyi çoban köpeğini ve de en iyi Pernek başkanını seçebilecek miyiz? Ödüllendirecek miyiz? Çevre Köylerimizi bizden sayarak onlarla can cana olabilecek miyiz?
Kayseri’de çalışan öğretmenlerimizi kasabaya getirerek okulumuz öğrencilerine Ünv. hazırlık olanağı sunabilecek miyiz? Belediye olanaklarımızdan onların da yararlanmasını sağlayacak mıyız? Yaşlılar evimizi yapar mıyız acaba! Kanalizasyonumuzu düzenleyerek kanser hastalığı yaratan aspestli borulardan kurtulur, çöplerimizi-atıklarımızı yararlı hale getirebilir miyiz? İşadamımız ile görüşüp İspanya da başarı ile uygulanan “Güneş Kentler projesini” kasabamızda uygulayabilir miyiz?
Derneklerimiz, İnternet sitelerimiz, birleşir mi acaba! Bu derin düşüncelere daldım gittim.
Yaparız, yaparız. Ayrıca yapmak zorundayız. HOŞÇA ve DOSTÇA KALINIZ.
25 Temmuz2009
Eğitimci- Mv. Dnş.
VEDAT TATAR
Vahap Çvş’un yeğeni İbrahim TATAR’ın oğlu, Osman Çvş.un ve H.Hüseyin KOÇ’un torunu
KARAÖZÜ’lü değilmiş. TÜRKİYELİ.
-o-
KIZILIRMAK nehri nasıl kazanca dönüşür

- ŞAHRUH Köprüsü
Gönderen / Kaynak: Alihan ERDOĞAN
Kurulan 16 yeni kalkınma ajansı merkezlerinin içerisinde Kayseri de bulunmaktadır.
Amaç:
Bölgesel gelişmeyi hızlandırmak sosyo - ekonomik kalkınma başlatmak ve desteklemek,
Karaözü Belde Belediyesi ve çevre köyleri olarak, Kayseri kalkınma ajansına göndereceğimiz projelerle HİBE kaynak kullanarak, KARAÖZÜ VE CİVARI KÖYLERİMİZİN gelişmesine katkı vermiş oluruz.
Kırda tüm kesimlere sağladığı finansal ve teknik desteklerle,yenilikçi iş ve girişim moddellerinin ortaya çıkışını teşfik etmesi yerel işbirliği ve ortaklık anlayışını geliştirmesi amaçlanıyor.
Sivil toplum kuruluşları,belediyeler,<wbr></wbr>koparatifler vb.kuruluşlar proje yaparak gönderebiliyorlar.seçilen projeler hibe kaynak kullanıyor.
NOT:
İkdidar yandaşlarını tutmaz, ayrımcılık yapmazda tüm kesimlere eşit yaklaşırsa denemekte yarar var derim.
Fikir, fikir'den, öneri, öneri'den üstündür.
Önerisi olan hemşerilerimiz, çevremiz için üreteceğimiz, olumlu yapılabilir işleri veb sitelerimize yazarak, yararlı bir beyin cimnastiği yapalım.
Sonrası projelendirme'ye kalsın.
Ne dersiniz?
İlk öneri benden:
Sınırlarımız içerisinden geçen KIZILIRMAK nehri nasıl kazanca dönüşür.
Kızılırmak, üzerindeki Tabiat varlıklarını yok eden kum ocaklarının oluşturdukları su il dolu bent, set, gölet gibi yerlere,
oluşturacağımız kısımlara çeşitli balık tohumlaması yapark,
Tarihi miras olan, ŞAHRUH Köprüsünün korunmasını sağlayarak;
Nehrin,Ekili alanlara bıraktığı geri dönüşümsüz maddelerin toplanarak,değerlendirilmesi ve kazanca dönüşmesini gerçekleştirmek,
önerisi bir projenin kısa açılımı olarak düşünebiliriz.
BU VE BUNA BENZER ÇALIŞMALAR BİR EKİP İŞİ OLDUĞU GİBİ ÖNDERLİK MESELESİDİR.
BURADA, KARAÖZÜ BELEDİYE BAŞKANI VE EKİBİNE BÜYÜK İŞ DÜŞMEKTEDİR..
SAYGILARIMLA..
Alihan ERDOĞAN
TÜM KARAÖZÜ HALKI VE ÇEVRE KÖYLERİNİN BİLGİSİNE

- Karaözü
Kayseri KAR-DER olarak 05/04/2009 tarihi itibariyle Karaözü belediye başkanı ziyaretimiz sonucunda öneride bulunmuş olduğumuz bazı öneri ve düşüncelerimizi ortak payda doğrultusunda Karaözü ve Karaözü halkının menfaatları doğrultusunda almış olduğumuz kararları sizlerler paylaşmak görüş ve düşünceleriniz doğrultusunda ortak bir payda çıkartmayı amaçlamışımızdır.
Bu anlamda aşağıdaki 4 tane öncelik maddesi konusunda hemen yaptırıma geçeceğimizi bunun öncülüğününde Kayseri KAR-DER olacağını bildirir bu konuda Ankara-İzmir-İstanbul-Mersin derneklerinin yardımlarıyla tüm Karaözü ve Civarı halkına duyurum sağlamasını önemle rica ederiz.
1-) Kayseri KAR-DER olarak sorumlarımızın büyük olduğunu bildirdik Karaözü belediye başkanından Eylül ayı itibariylen mekan sözü aldık.
2-) Eski mezarlık yolunun ve mezar içi düzenlemesinin Mayıs ayı itibariyle halkın çalışma ve yardımlarıyla çevre düzenlemesi sağlanmasına karar verildi.
3-) Toplu konut projesi olarak 300 tane toplu konut yapımına derhal başlanacağını bildirir bu konuda üye olmak isteyen halkımız hemen üye başvurularını Kayseri KAR-DER başkanı Cemalettin BAL\'a bildirmelerini gerekli olan şartların ve mekan metre karesi hakkında bilgiyi ileriki günlerde bildireceğimizi halkımız ile paylaşır;
yapılacak toplu konutların kış şartlarına uygun kullanıla bilir ve ortak ısı sistemli olacağını bildirir;
gerekli girişimlerin şu andan itibaren TOKİ-Mütahit Firmalar değişik mütahitlerle girişime geçilmiş olup Karaözüdeki yapılacak yerin tespit çalışmalarına başlamıştır.
Bu nedenledirki üye olmak isteyen kişilerin biran önce sayılarını bildirip bu karar doğrultusunda inşaat başlayacaktır.
4-) Gerekli ağaç dikimi ve TEMA vakfı ile görüşmelere geçilmiş Karaözü topraklarınız ağaçlandırılması karar verilmiştir.
Bu konuda görüş ve düşüncelerinizi paylaşmak amacıyla Kayseri KAR-DER başkanı Cemalettin BAL ile iltibata geçebilirsiniz. Tüm Karaözü ve civarındaki insanları saygı ile selamlıyorum.
Tel no:05354478642
04.04.2009
KARAÖZÜ "ÇARSISI"

- KARAÖZÜ "ÇARSISI" Fotograf: Secati Demir
Kültür, Kayısı ve Karaözü

- Karaözü Lisesi, Fotoğraf: Secati(pek) Demir
Karaözü, Kayseri-Sivas arasında tarihi çok eskilere dayanan, doğal güzellikleri ile ünlü şirin bir kasaba.
Karaözü’nde Köy Enstitüleri’nin katkıları ile 1950’lerde başlayan eğitim seferberliği; zamanla okuryazar oranını yüzde yüze ulaştırarak, her meslekten insan gücünü Türkiye’nin her bir yanına dağıtarak, kültürel birikimi çeşitli etkinliklerle sergileyerek doruğa ulaşmıştır.
Köyde her yönüyle eğitimi sağlama görevi olan köy öğretmenleri, gittikleri yerlerde bilginin kullanımını sağlayarak üretime katkı sağladılar.
Köyde bilinçli tarım ve ağaçlandırma ile ilgili uygulamalı eğitim sonucu Karaözü ve çevresi kısa zamanda birçok sebzenin, meyvenin üretildiği ve değerlendirildiği bölge haline geldi.
Üretilen kayısı 1970’li yıllarda Aroma, Meysu gibi büyük meyve suyu fabrikalarının ilgisini çekti ve tüm kayısı gereksinimlerini bu bölgeden karşılamaya başladılar. Kasabanın iyi kazanç sağladığı kayısı mevsiminde her gün 100 ton ürün çıkışı yapılıyor, üretici ürünü verebilmek, fabrika ise alabilmek için yarışıyordu.
Tarımın yok edilmesine yönelik bilinçli IMF politikası tüm ülkede kendini hissettirirken, kayısı üreticisi de payına düşeni aldı.
Temmuz ayında bu bölgede kayısının değerlendirilmesi gerekiyor. Ancak, bölgede kayısının bugünkü fotoğrafı içler acısı. Kayısı tüccarlarının bir kilogram için belirlediği fiyat 50 bin TL. Üretici tonlarca kayısı satabilir. Ama nasıl? Kayısıyı işçilik bedelini ödeyerek toplattırabilir, alacağı para işçi ücretini en asgarisinden ödemeye ancak yeter. Üstelik önce işçilik ücretini ödeyip kayısı fabrikaya ulaştıktan, ödeme yapıldıktan sonra parasını alabilir. Üretici fazladan nakliye bedeli öderken, kayısının herhangi bir karşılığı yok.
Kayısı üreticisi ürünü kendi haline bırakmış; bazı üreticiler kayısıyı ağacın tabanında çürütmekten başka çare olmadığını düşünürken, bazıları da tabanında kuruduğunda toplayıp kışın sobada yakıt olarak kullanmayı planlıyor. Bir başka yol daha var ki; iktidarın politikasına uygun olarak kayısı tüccarları da üreticiyi bu yola zorluyor. Herkes kendi işinde çalışsın, emeğini ortaya koyarak, nakliyesini bir şekilde sağlayarak kayısıyı toptancıya teslim etsin. Ürün zaten gözden çıkarılmış durumda. Beş kişiyle 10 ton ürünü bir ayda teslim edebilirsiniz, asgari ücret değilse de yakın bir değeri kendinizin patronu olduğu bir işten kazanabilirsiniz. Bu yolu tercih edenlerden toplanan günlük kayısı miktarı 5 ton. Buradan bir zamanlar günde 100 ton ürün veren üreticinin vermediği, isteyerek veya istemeyerek çürüttüğü ürünün miktarı da ortaya çıkıyor.
Hükümet, IMF direktifleri ile üreticiyi yok etmenin formülünü ararken, Kültür Bakanı İstemihan Talay 21 Temmuz’da “Karaözü-Şahruh 3. Kültür ve Sanat Etkinlikleri”nde boy gösterecek.
Etkinlikler, değişik konularda oluşturulan ve yoğulaştırılan birikimlerin birlikte paylaşıldığı üst evreler... Kültür adına yapılan etkinlikler; kültürel birikimin yok edilmeye çalışıldığı bir ülkede kültürel birikimiyle ün salmış bir kasabada düzenleniyor. Ancak, yarım asırlık sürede gelişim frenlenmiş ve kültür adına yapılanlar Karaözü dışından gelen halk ozanlarından ileriye gidememiş. 500 yıl önce yapılan bir köprü de etkinliğe adını vermiş.
Karaözü’nde kültürel birikimin akıbeti kayısının akıbetinden pek farklı değil.
Kaynak: Celal Emiroğlu EVRENSEL, 16.07.2001, e-posta: celale@ato.com.tr
KARAÖZÜ NASIL KURTULUR?

- KARAÖZÜ ORTAOKULU -Lisesi- (yukarıdaki fotoğraf) ve EMİN DEMİREL (aşağıdaki fotoğraf)
KARAÖZÜ VE ÇEVRE KÖYLERİNİN DUYARLI İNSANLARI,
Belediye Başkanımızın iletisini (haberini) bilmem okudunuz mu? Haberden anladığım kadarıyla bu son şans KARAÖZÜ ya Kasaba olarak devam edecek ya köy olacak. Tüm Dernek Başkanlarımız, Site yöneticilerimiz, Muhtarlarımız ve çevre köyleri (Kızılpınar, Karpınar, Iğdeli, Yerlikuyu, Kaleköy, Burunören, Kadılı, Ebulhayır) Muhtarlarımız kısaca kendisini yöresine duyarlı gören her insanımız bu nufus sayımında duyarlı davranmalıdır. Nasılki 1990 yılında tüm arkadaş - eş - dost kasabaya gitiyseniz bir kez daha yapabilirsiniz.
Bir KIZILPINAR`lı olarak üzerime ne görev düşüyorsa seve seve yapmaya hazırım. Kısır ve içi boş çekişmeler yerine yöremize katkı sunulacak bir amacın yanında yoğunlaşmanın zamanı gelmedi mi? Öncelikle BELDE olarak kalmak icin nüfusumuz 2000´nin üzerinde olmak zorundadır. Yöremizin en canlı BELDESİ coğrafi konum olarak merkezi bir yer olması nedeniyle tüm köylerimiz KARAÖZÜ`den yararlanmaktadır. Çevre köylerimizde bir hastamız olduğu zaman ilk baş vuracağımız yer KARAÖZÜ sağlık ocağıdır.
Geçmişte ve de şimdide eğitim olarak yararlandığımız yine en yakın yer KARAÖZÜ´dür. KARAÖZÜ deyim yerinde ise bizim köylerimizin başşehridir. Yukarıda saydığım gerceklerden dolayı KARAÖZÜ`yü belde olmaktan çıkarıp ilçe yapmanın yollarını aramalıyız. Bunun yolu da nüfus yoğunluğundan geçiyor. Geliniz hepimiz yurtdışındaki tüm hemşerilerimiz nüfus hüviyet cüzdanlarımızın fotokopilerini KARAÖZÜ Belediyesine faxla yada E-Mail le gönderelim. Bu, yöremize yapabileceğimiz en büyük katkı olacaktır. Çok zor olmasa gerek. Özellikle KARAÖZÜ`lüler duyarlıdavranmalı; beklenen nüfus sayısına ulaşmassa KARAÖZÜ Belediyesi tüm malvarlığı ile yörede bir büyük belediyeye devredilecektir! Bu olası durumu ben yöre insani olarak kabul edemiyorum, ya SİZ?
Ayrıca devlet yatırımları alabilmenin koşulu nüfus sayısıdır. . Sözün özü, HERKES NÜFUS HÜVIYET CÜZDANLARININ fotokopilerini belediyeye ulaştırısa yöremize büyük katkı sunacaktır. Belediyenin tel. - fax numaralarını aşağıda belirtiğim gibi. Duyarlılığınza teşekkür eder saygılar sunarım.
EMİN DEMİREL
Bilgi: Tel: 0090 352 8146003 0090 352 814 65 01
Fax: 0090 352 814 6260 E-Mail: goktuk38-35@hotmail.com
**************************** ****************************
SEVGİLİ KARAÖZÜLÜLER ve ÇEVRE KÖYLÜLERİ ve KARAÖZÜ DOSTLARI

- KARAÖZÜ ANACADDE'den GÖRÜNÜM
Bilindiği üzere Ankara'da son nüfus sayımı ile ilgili bir toplantı düzenledik. Bu toplantıya yöremizin muhtarlarını, internet sitelerimizin yöneticilerini, Karaözü ve Çevre Köyleri adına kurulan Derneklerimizin Başkanlarını ya da bir yöneticisini ve tüm insanlarımızı davet ettik. Sağ olsunlar katılan-katılmayan herkese teşekkür ederim. Bu sayım, adrese dayalı bir tespit olacağından ve bundan sonra da bilgisayar ortamına geçileceğinden yöremiz için çok önemlidir. Yazan ve yazılanlar açısından hiçbir suç unsuru taşımayan bu girişimimiz sadece kasabamızın nüfus kütük kayıtları ilçemizde olanları adres ve ikametgah olarak da yöremiz insanı olmalarının tespitidir. Ayrıntılı bilgi için belediyemizden telefonla ve faksla yardım alabilirsiniz.Telefon ve iletilerinize bilgi verecek görevlilerimiz sizleri bilgilendirecektir.
TÜM İNSANLARIMIZIN İLGİSİNİ BEKLİYOR SEVGİ VE SAYGILAR SUNUYORUM.
KARAÖZÜ BELEDİYE BAŞKANI
Bilgi: Tel: 0090 352 814 6003 0090 352 814 6501
Faks: 0090 352 814 6260 E-Mail: gokturk38-35@hotmail.com
************************************************************
Geleneksel Karaözü Dayanışma Derneği yemekli toplantısı yapıldı
Geleneksel olarak her yıl düzenlediğimiz Karaözü Dayanışma Derneği yemekli toplantımız Gazeteciler Cemiyeti Lokali-Cağaloğlu’nda yapıldı. İkiyüzün üzerinde bir katılımın gerçekleştiği, coşku ve eğlencenin en üst seviyede olduğu yemekli toplantımıza;
CHP Kayseri İl Başkanı Sayın Mustafa ASLAN, Kayseri Karaözü Derneği Başkanı Sayın Hadi TEMEL ve yönetim kurulu üyeleri, Tekirdağ Vali Yardımcısı Sayın Erdoğan ÖZDEMİR, Arguvan Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Ahmet BARUT, İstanbul Kayserililer İl Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Muzaffer OFLAZ, Sivas Platformu Yöneticisi Ahmet ASLANTÜRK ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Büyük Üstad Şair-Yazar Sayın Arif BAŞ, Değerli Büyüğümüz Emekli İlköğretim Müfettişi Sayın Veli DALAK, Albay Gülhan ÖZEL ve ayrıca kendi el emeği ile yaptığı karakalem ve yağlı boya tabloları ile Derneğimize maddi katkı sağlayan Neslihan TEMEL’e toplantımıza katılarak bizleri onurlandıkları için teşekkür ederiz.
Ayrıca yemekli toplantımıza mazeretleri dolayısıyla katılamadığı için telefon ederek başarı dileklerini bildiren Karaözü Belediye Başkanı Sayın Çakır GENÇ ve Ankara Karaözü Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür ederiz.
Saat 13.00 da başlayan yemekli toplantımız akşam saat 20.00’da sona erdi. Derneğimiz Başkanı Ahmet Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Sayın Veli Dalak, Sayın Mustafa Aslan, Sayın Hadi Temel, Sayın Şener Tatar ve Sayın Galip Bal dost ve hemşerilerimize birer konuşma yaptılar.
Kendi Özümüzden yetiştirdiğimiz sanatçı arkadaşlarımız Eylem Koç ve arkadaşları ile Gültekin Gök’ün müzik ziyafeti coşkulu geçen toplantımıza muhteşem bir renk kattılar. Daha sonra sahne alan Kenan Çallı ve arkadaşları Derneğimiz üyesi Sayın Handan Karahan’ın bestelerinin de okunduğu bir resital sundular.
Günün ilerleyen saatlerinde ise fasıl grubunun sahne alması ve Gültekin Gök’ün Kasabamızın oyun havalarını seslendirdiği toplantımız halaylar ve oyun havalarının oynanması ile sonuçlandı.
Yemekli toplantımıza katılan tüm dost ve hemşerilerimize gönülden teşekkür ederek bir daha ki toplantımızda da aynı coşku ve heyecanın yaşatılmasını temenni eder saygılar sunarız. 12 Mart 2007
KARAÖZÜ DAYANIŞMA DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU
========================================================
Karaözü'lü Şehit yüzbaşı Nail Erdogan'ın davası AİHM’de dava
Ege Denizi’nde 11 yıl önce Yunan savaş uçaklarıyla yaşanan it dalaşı sırasında düşen F-16 uçağının pilotu Şehit Yüzbaşı Nail Erdoğan’ın yakınlarının Yunan hükümeti aleyhinde AİHM’de açtıkları dava incelemeye alındı.
Bahri KARATAŞ/İZMİR, (DHA)
Şehit Yüzbaşı Nail Erdoğan'ın yakınları, 625 bin Euro manevi tazminat ile kaybolan cesedin çıkarılması için 4 milyon Euro istedi.
AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi, Ege'de 1996 yılında düşen Türk F- 16'sında şehit olan pilot yüzbaşı Nail Erdoğan'ın yakınlarının Yunanistan aleyhine açtığı dava başvurusu kabul etti.
8 Ekim 1996'da Sakız Adası açıklarında Yunan savaş uçaklarıyla it dalaşı yapan Türk F-16'sı düşmüş, Pilot Yarbay Osman Çilekli kurtulurken, öğretmen Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan uçakla birlikte denize gömülmüştü. Yıllar sonra bir Yunan dergisi, olayın kaza olmadığını, Yunan Mirage savaş uçağının füzeyle Türk savaş uçağını vurarak düşürdüğünü yazdı.
Gelişme üzerine şehit pilotun Kayseri Karaözü Beldesi'nde yaşayan annesi Selvi Erdoğan, kardeşleri Önder Erdoğan, Bekir Erdoğan, Aysun Gök, Nurdane Dalak ve Zehiyet Koç, avukatları Mehmet Emin Keleş aracılığıyla Yunan Hükümetine karşı AİHM'ye 625 bin Euro (yaklaşık 1 trilyon 25 milyar lira) manevi tazminat istemiyle başvurdu. Aile ayrıca Erdoğan'ın cesedinin ve uçağının bulunup çıkarılması için de yine Yunan hükümetinden 4 milyon Euro (yaklaşık 6.5 trilyon lira) istedi. Erdoğan Ailesi'nin dilekçesini inceleyen AİHM 3. Dairesi, taraflara son delillerini sunması için süre verdi.
ÇAĞLAR: DAVA DOĞRU
Yıllardır AİHM'de Türk hükümetini savunan İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde görevli Prof. Dr. Bakır Çağlar da dava açılmasının doğru olduğunu savundu. Çağlar, ‘‘Pilotun bir mezarı yok. Hak ilhali olduğu için 6 ay içinde dava açılması gerekiyordu. Ancak pilotun cesedi bulunamadığı için zaman önemli değil'' dedi.
Yunan pilota cinayet suçu
ŞEHİT pilot Nail Erdoğan'ın ilkokuldan sınıf arkadaşı olan, ailenin avukatı Mehmet Emin Keleş, Türk F-16'sını düşürdüğü öne sürülen Yunan Mirage uçağının pilotu Thanos Grivas hakkında da ‘Savaş ve harp hali yokken bir insanın canının alındığı' gerekçesiyle ‘cinayet' suçlamasıyla AİHM'ye başvurduklarını söyledi. Keleş, bununla ilgili AİHM'den gelecek cevabı beklediklerini açıkladı.
Krama Dergisi ortaya çıkarmıştı
‘Askerler gizledi'
EGE'de 1996 yılında düşen ve Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan'ın şehit olmasına neden olan Türk F-16 uçağının bir Yunan Mirage uçağı tarafından füzeyle vurulduğunu geçen yıl mayıs ayında Yunan Krama Dergisi ortaya çıkarmıştı. Krama Dergisi'nin yayıncısı Panos Kolyopanos, Hürriyet'e yaptığı açıklamada olayla ilgili hiçbir kuşku olmadığını söylemişti. Kolyopanos, geçmişte ‘‘kaza'' diye kapatılan bir başka olayda da bir Türk jetinin Yunan savaş uçağını vurup düşürmüş olabileceğini de öne sürmüştü. Kolyopanos, şunları söylemişti:
BASIN BİLİYORDU
‘‘Yunan ve Türk makamları, uzun yıllardır olayı gizliyorlardı ama bazı gazeteciler biliyordu. Bu olayı çok iyi bilen gazeteci arkadaşım bana yazıyı getirdi. Çok iyi yazılmış bir haberdi. Olayı kanıtlayan belgelerle ilgili hiçbir kuşkum kalmadı. Bunun üzerine yayınlamaya karar verdim. Tabii öncelikli amacım, gazetecilikti. İkinci amacım ise Türk-Yunan ilişkilerine de katkı yapmaktı. Çünkü ben, (Hürriyet Başyazarı) Oktay Ekşi ve (Hürriyet Atina Temsilcisi) Nur Batur'la birlikte 4 yıl önce Türk ve Yunan medyası arasındaki köprüleri kurmak için kolları sıvadık ve hálá çalışıyoruz.''
KRİZDEN ÇEKİNDİLER
1996'da iki tarafın da kriz yaratmaktan kaçındığını söyleyen Kolyopanos şöyle devam etmişti:
‘‘O zaman Yunan tarafı olayı tümüyle kapatmaya çalışmadı, ama bu konuda fazla konuşmak istemedi. Aynı şekilde Türk tarafı da konuşmaktan kaçındı. Siyasiler bir kriz yaratmak istememiş olabilirler. Zannediyorum ilişkilerin içinde bulunduğu durum, olayın yazılmasına da imkan vermedi. Ama ben şimdi bu olayı su yüzüne çıkartmanın ilişkilere zarar vereceğine inanmıyorum, aksine katkısı olacağını düşünüyorum. Artık herkes Ege'de yıllardır yaşanan it dalaşlarının ne kadar tehlikeli olduğunu anlamalı.''
Katil uçağa Türk bayrağı çizmişlerdi
1996'da Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan'ın ölümüyle sonuçlanan olayın önce kaza olduğu düşünüldü. Ancak yıllar sonra bir Yunan dergisi, Türk F-16'sını Yunanistan'a ait Mirage 2000 uçağından ateşlenen bir füzenin düşürdüğünü yazdı. Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan'ın şehit olmasına sebep olan Yunanlı Pilot Thanos Grivas'ın, hava savaşı geleneklerine uygun olarak kendi kullandığı uçağın burnuna Türk bayrağı resmi yaptırdığı da ortaya çıktı. Uçağı Yunan pilotun düşürdüğünü kanıtlayan bu haberi, Hürriyet 22 Mayıs 2003'te ‘‘Kahreden kanıt'' manşetiyle okurlarına duyurmuştu.










