BURUNÖREN

IGDELI

KALEKÖY

KARAÖZÜ

KIZILPINAR

SIVRIALAN

YERLIKUYU

 

YEDİ BUCAK AVŞARI / Hamza Aksüt (2)

Hamza ve Ali AKSÜT Kızılpınar'da, Temmuz 2005. Fotograf: Secati(pek) Demir

KÖYLERDEKİ SÜLALELER

 

Konumuz olan köylerde birçok sülale vardır. Doğal olarak, bunların tümünün izini tarih içinde izleme olanağından yoksunuz. Burada yalnızca tarihsel ad taşıyan sülalelerin izini sürmeye çalışacağız. Bundan önce sülalelerin bir dökümünü sunalım:


Burunören: Ağcalı, Emirli (ya da İmirli), Hameduşağı
Yerlikuyu’nun Körkuyu bölümü: Karahasanuşağı
Yerlikuyu’nın Yerliburun bölümü:
Lökcüler: Devecilik yapanlar anlamındadır, Halep’ten geldikleri söyleniyor
Sarıveliler: Halep’ten geldikleri söyleniyor. Solaklar (ayrıntı yarın)
Üsülüler: Çorum’un Gökçam köyünden geldikleri söyleniyor. Bunlara Aksarı (ya da Haksarı da deniyor.)
İğdeli: Dervişliler, Kara Cumalar, Mısıroğulları, Mülhümuşağı, Bektaşoğulları, Başıbüyükler
Karpınar:
Hodalar: Halep’ten gelme
Mahmudoğlu: Halep’ten gelme
Gayret Ahmetler: Halep’ten gelme
Kaleköy:
Asker-uşağı: Çorum’un Gökdere’den gelme

YEDİ BUCAK AVŞARI

Bilindiği gibi Avşar, Oğuz boylarından biridir. Avşarlar, birçok önadla nitelenmektedir. Bu önadlardan birisinin de Bucak olduğu anlaşılmaktadır.
Bucak Avşarı adlı bir oba, Yeni-İl Türkmenleri içindeydi ve Yeni-İl kazasında yurt tutmuştu. Yeni-İl kazası, Divriği’nin batısından Şarkışla’ya, bazı tahrirlerde ise Bozok ve Zamantı nahiyelerine kadar uzanan bir yönetim birimi idi. (Bu konudaki kayıt, 1700’lü yıllara aittir. On altıncı ve on yedinci yüzyılda yapılan birçok tahrirde Yeni-İl Türkmenleri arasında birçok Avşar obasının adı geçmekle birlikte, Bucak Avşarının adı geçmemektedir. Bucak Avşarı bu yüzyılda İmanlu Avşarı içinde yer alıyordu.) Günümüzdeki Alevi Türklerin atalarının önemli bir bölümü Yeni-İl Türkmenleridir. Bu Türkmenlerin kışlağı Halep’ti.


Bucak Avşarı nitelemesine bir başka örnek; on altıncı yüzyılda Alaiye (Alanya) yöresinde adı geçen Bucak Avşar köyüdür.
Konumuz olan yörede Bucak Avşarı nitelemesinin bir hayli eskiye dayandığı anlaşılmaktadır. Dulkadır padişahı Alaüddevle’nin oğlu Şahruh, Bucak Avşarı Kışlası, Bayır Deresi ve Karaözü köylerinin gelirlerinin bir bölümünü, Karaözü köyünde bulunan ve Şahruh Beğ köprüsü olarak anılan köprünün onarımı için ayırmıştı. Bu gelirlerin bir bölümü ise Şeyh İbrahim adlı dede ocağının zaviyesi olan İbrahim Hacı zaviyesine ayrılmıştı. Vakfiye suretinde ise Karaözü köyü ile Anbarlu ve Ağca Kışla mezralarının yarısının zaviyeye ayrıldığı yazılıdır. Vakfiye sureti 1494 tarihini taşımaktadır.


Bucak Avşarı Kışlası, Kızılırmak kenarında olmalıdır. Daha doğrusu, burası, konumuz olan yöredir. Bu ad, Bucak Avşarı topluluğunun burada kışladığını belirtmektedir. Bayır Deresi, Karaözü kasabasında bir yer adı olan Deli Bayır olmalıdır.


Yedi nitelemesinin kökenini tam olarak belirleme olanağından yoksunuz. Bu niteleme, Halep’teki Yedi Bucak adlı bir yerle ilgili olabilir ki; şimdilik böyle bir yer belirlemiş değiliz. Halep’te yer alan Siverek’te, Bucak adlı bir yer varsa da, burasının Yedi ile nitelenip nitelenmediğini bilmiyoruz. Buna karşın, Yeni-İl Türkmenleri içindeki Avşar’ın bir kolunun Sekiz Avşarı olarak nitelendiğini biliyoruz.


Kısacası; Bucak Avşarı ya da Yedi Bucak Avşarı bir Avşar obasıdır. Bucak Avşarı, en azından Dulkadır dönemine kadar uzanan bir nitelemedir. Obanın adı, Alevi toplulukları barındıran ve Halep’te kışlayan Yeni-İl Türkmenleri arasında geçmektedir.