KARAÖZÜ

BURUNÖREN

KALEKÖY

YERLIKUYU

IGDELI

KARPINAR

KIZILPINAR

 

YEDİ BUCAK AVŞARI / Hamza Aksüt (3)

Hamza Aksüt ve Baba Dayı, Karpınar 2005. Fotoğraf: Secati(pek) Demir

KÖYLERDEKİ SÜLALELERİN TARİHİ

 

1- Mahmud-oğlu

Halep’ten Karpınar köyüne ilk gelen sülalelerden olduğu söylenmektedir.
Mahmudoğlu obası, 1631 yılındaki tahrire göre, Mısırlı obasıyla birlikte Ali Kethüda’nın yönetimindeydi ve Yeni-İl’deki İmanlu Avşarı içindeydi. Oba, 1641 yılında Bozok’taki Karapınar ve Bekmez-Götürdü yurdunda yaylamaya başlamıştı. Obanın tahrir nüfusu, 1631 yılında 42 idi. İmanlu Avşarı, 1548 yılında Yeni-İl’deki Kızıl Çukur yurdunda yaylıyordu. Dolaysıyla, Mahmudoğlu da bu yurtta yaylıyordu.
Adı geçen Karapınar köyü, incelediğimiz köylerden biri olan Karpınar olmalıdır. Buna göre Mahmudoğlu obasının Karpınar köyünü 1641 yılında yurt tuttuğu anlaşılmaktadır. (Karpınar, Arapça yazım gereği Kara Pınar olarak da okunabilir ki, araştırmacılar Kara Pınar’ı yeğlemiştir.)
1647 yılında da Karapınar’da yaylayan Mahmudoğlu obası, 1703 yılında Rakka’ya sürülen Receblü Avşarı arasındaydı. Birkaç yıl Rakka’da kalan bu Avşarlar, Zamantı yöresine kaçmıştı. Bu yılda Mahmudoğlu obası, 11 bennak + 9 mücerred = 20 tahrir nüfusuna sahipti. (Vergi nüfusunu 5 ile çarpıp mücerred sayısını eklediğimizde obanın nüfusu ortaya çıkar ki, bu nüfus 64 kişidir.) Karpınarlı kaynak kişi, Mahmudoğlu’nun ağılının Kaleköy olduğunu belirtmiştir.

 

2- Emirler

Burunören köyünde yaşayan bir sülaledir. Emir obası, 1631 yılında Yeni-İl Türkmenlerinin İmanlu Avşarı kolunda olup 35 vergi nüfusuna ve 16.050 adet koyuna sahipti. Obanın yöneticisi Emir Ali idi. Oba, 1641 yılında Bozok nahiyesindeki Karapınar ve Bekmez Götürdü yurtlarında yaylamaya başlamıştı. Buradaki Emir, Ali’nin obasının adıdır. Adı geçen Karapınar yurdu, incelediğimiz köylerden Karpınar olmalıdır. İmanlu Avşarı, 1548 yılında Yeni-İl’deki Kızıl Çukur yurdunda yayladığından Emir obasının da burada yayladığı anlaşılmaktadır.

Kayseri’nin Tomarza ilçesindeki Avşar köylerinden Emir-uşağı’nın bu Emirlerin bir parçası olduğu söylenebilir.

 

 3-Mısıroğulları

İğdeli köyünde yaşayan bir sülaledir.
Mısırlu obası, Yeni-İl Türkmenleri arasındaki İmanlu-Afşarı ve Dokuz oymağı içinde yer alıyordu. 1583 yılında Dokuz oymağına bağlı olan ve vergileri İmanlu Avşarı ile birlikte kaydedilen Mısırlu, Yeni-İl’de, Koyuncu-Viran adlı bir yerde yaylıyordu. Oba, 1630 yılında 14 vergi nüfusu ve 5.330 adet koyuna sahipti. Mısırlu, 1641 yılında Bozok’taki Karapınar ve Bekmez-Götürdü yurtlarında yaylamaya başlamıştı.
Adı geçen Karapınar, incelediğimiz köylerden Karpınar olmalıdır.

4- Hodalar

 

Karpınar köyünün kurucu sülalelerinden olduğu söylenmektedir. Hoda, doğal olarak, yöre halkının anlam veremediği ve ad vurma geleneğinde yer vermediği ilginç bir addır. Bu durumda Hoda, büyük bir olasılıkla bir obanın adıdır. Bilindiği gibi, halk, Farsça’da tanrı anlamındaki ‘Hüda’ya, ‘Hoda’ der.
Hüda adlı bir oba, on altıncı yüzyılda Elbistan’ın Hurman nahiyesindeki (Pınarbaşının güneyinde) Binboğa dağlarında yaylaya çıkıyordu ve her yıl 100 akçe yaylak haracı ödüyordu. Obanın adı ‘Hüda’ kökenli olmayıp Hoda adlı bir yer olduğu halde, tahrir memuru bu adı ‘Hüda’ olarak yazmayı yeğlemiş olabilir.
Asıl önemlisi; bazen Hoda bazen de Hoba olarak kaydedilen bir Avşar obası belirlemiş durumdayız. Oba, Halep Türkmenlerine bağlı Receplü Avşarı içindeydi. Obanın adı, Yeni-İl, Rakka, Karaman, Kırşehri, Sis, Kayseriyye, Adana, Kars-ı Meraş (Kadirli), Zülkadriye (Maraş) ve Zamantı kazasıyla ilgili kayıtlarda geçmektedir.
“Türkmen taifesinden” biçiminde nitelenen Hoda, 1703 yılında Rakka’ya sürülmüştür. Obanın yurtları arasında, konumuz olan yöreye en yakın olanı, Zamantı kazası ve Kayseriyye livasıdır. Kayseriyye ile kastedilen, Zamantı’dır. İncelediğimiz köylerin halkları, Zamantı üzerinden buraya gelindiğini söylemektedir. Ayrıca; Alevi toplulukları barındıran Yeni-İl Türkmenlerinin bir bölümünün Zamantı nahiyesinde kayıtlı olduğunu biliyoruz.
Obanın yurtları arasında sayılan bazı yerler, obanın asıl yurdu olmayıp sürgünü ve göçebeliğiyle ilgilidir. Örneğin, Rakka, obanın sürgün yeri, Adana, Kadirli gibi yerler ise obanın göç yoludur. Karaman ve Kırşehri de obanın asıl yurdu değildir, obanın bir ara asıl yurdunu bırakarak buralara sarkmak istemesiyle ilgilidir.
Hoda-Hoba obasının yurtlarından en ilginci, kuşkusuz, Yeni-İl’dir. Rakka’ya sürülen topluluk, Yeni-İl Türkmenleri arasındaki bu obadır. (Sürgün tutanağındaki kayda göre obanın adı Hobalı değil, Hodalı olarak okunabilir.) Rakka sürgünü için 1729 yılında yapılan tahrirde oba, 10 bennak + 6 mücerred =16 vergi nüfusluydu (yaklaşık 56 kişi). Hoba’nın ya da Hoda’nın adının geçtiği kayıtlar 1690’lı yıllardan sonraya aittir. Bundan önceki tahrirlerde, Yeni-İl Türkmenleri arasında bu oba yer almamaktadır. Buna karşın, obanın bağlı olduğu Receplü Avşarı, Yeni-İl Türkmenlerinin Halep Türkmenleri kolunda adı geçen bir oymaktır.

 

5- Ağcalı

Anlatılanlara göre Ağcalı topluluğu Pınarbaşı’nın Hasa köyünden İğdeli köyüne oradan da Burunören köyüne gelmiştir. Hasa, 1563 yılı tahririne göre Maraş’ın Zamantı kazasının (Pınarbaşı ve Sarıoğlan’ın bir bölümü) Çörmüşek nahiyesinde yer alan 55 vergi nüfuslu bir köydü. Köy halkı Müslüman değildi. Hasa köyünde günümüzde Avşar’ın Kara Receb obası oturmaktadır.
On altıncı yüzyıl kayıtlarına göre Ağcalu topluluğu, başta Boğazlıyan olmak üzere Bozok’ta birçok yerde yurt tutmuştu. Burunören topraklarının bulunduğu Çubuk nahiyesinde Seyrekağıl, Örtülüce, Hamzalı ve Gevhertaş köylerinde de Ağcalu obası -göçebe olarak- barınıyordu. Bunlardan Örtülüce’nin öteki adı Resullü idi ki, 1240 yılında ortaya çıkan Baba Resul olayının önderi Baba Resul’e ad veren obadır.
Karaözü köyündeki Şeyh İbrahim zaviyesi için 1494 yılında düzenlenen bir tutanakta Ağca Kışla adlı bir mezranın adı geçmektedir. Bu mezra Karaözü köyü topraklarındadır.
Ağçalu obasının bir kolu Yeni-İl Türkmenleri arasındaydı. 1548 yılında Kangal’ın Mancılık yöresindeki Gökaven Hisarı yurdunda yaşayan Ağçalu, 4 neferan nüfusa sahipti. 1583’te 5 mücerred + 10 müzevvec = 15 vergi nüfusuna (55 kişi) sahipti. 1630-31 yılında Sultan Kethüda yönetiminde 3 neferana ve 410 koyuna sahip olan oba, 1641-42 yılında yine 3 neferan nüfusa sahipti ve Bozok nahiyesindeki Yosun Pınarı ve Kan yurtlarında yaylamaya başlamıştı. Bu son tahrirde, oba nüfusunun adı geçen yurtta bulunamadığı kayıtlıdır. 1644 yılında ise iki grup halinde Ekinci nahiyesinde yaşayan obanın 4 hanelik kolu, “perişan ve perakende” bir durumda, Güğercinlik’te (Kahramanmaraş ile Gaziantep arasındaki İslahiye yöresi) kışlıyordu. Obanın öteki kolu da aynı durumda olup 5 neferan nüfusluydu.
Bu Ağçalu obası, Şarkışla yöresindeki Gaziler-Mağarası ve Deli-İlyaslı köylerinin yakınında bir köye ad vermişti. Obanın buradan ayrılarak yukarıda sunduğumuz yurtlarda hareket etmeye başladığı anlaşılmaktadır.
1703 yılında Rakka’ya sürülen Receblü Avşarı obaları arasında Akça-Ali adlı bir oba yer almaktadır. Osmanlı tahrir yazıcısının -kendince bir anlam vererek- adı Ağcalı olan bu obayı, Akça-Ali biçiminde kaydetmiş olması mümkündür. 1729 yılında tahriri yapılan Akça-Ali obası, 16 bennak + 8 mücerred = 24 vergi nüfusuna (88 kişi) sahipti.
Ağcalı’nın en ünlü obası Hacılar’dır. Hacılar obası Anadolu’da birçok köy kurmuştur. Hacılar obasının önemli bir bölümü Safevi devletinin kuruluşuna katılmış ve devletin kuruluşundan sonra da etkin roller üstlenmiştir.
Tahrir kayıtlarında bu topluluk, Ağça ya da Ağca olarak okunmaktadır. Ağça’nın Alevi toplulukların ilk yurdundaki yeri, Kerkük’ün kuzeyidir. Topluluktan adını alan Kerkük’ün 46 km kuzeyindeki Ağçalar köyü sufilerin merkezidir. 1558 yılı tahririnde burası 80 neferanlı bir yerleşimdi.

 

6- Başıbüyükler

İğdeli köyünde yaşayan bir sülaledir. Bu sülalenin kökeni, Yeni-İl Türkmenleri arasındaki Başıbüyüklü obası olmalıdır.
1641 yılında Başıbüyük-oğlu olarak da kaydedilen oba, Kangal’ın batısında, Mancılık nahiyesindeki Han-ı Kesük (Kesük Han) yurdunda yaylıyordu. Bu tarihte 5 vergi nüfusu olan oba, 500 koyuna ve 12 deveye sahipti. Kayıtta Başıbüyük obasının Avşar boyuyla bir ilgisinden söz edilmiyor. Buna karşın, obanın Yeni-İl’in Halep Türkmenleri kolunda olduğu görülüyor.

 

7- Solaklar

Bu ünlü Alevi obasının adına Yerlikuyu köyünde rastlanmaktadır. Solaklar, Safevi devletinde adı geçen obalardandır. Pınarbaşı’nın Solaklar köyünü kuran Avşarlarla, İğdeli’deki bu Solakların ilgisi olmalıdır. Oba, Avşar’ın Koca-Nallı kolundandır ve 1702’de Rakka’ya sürülmüştür.

 

8- Hamed-uşağı

Eğer bu ad Hamid’in telaffuzuysa, (ki; halkın telaffuzu doğrudur. Arapça yazım gereği, Hamed ile Hamed’in yazımı aynıdır.) Yeni-İl Türkmenleri içindeki Hamid adlı oba, bu sülalenin kökeni olabilir. Yeni-İl tahrirlerinde adına yalnızca 1583 tarihinde rastlanan Hamid obası, Pir Bende Kethüda adlı birisinin yönetimindeydi ve 42 vergi nüfusuna sahipti. Hamid obası, Halep yöresinde Timur-İli adlı bir yerde kışlıyordu. Obanın Avşar boyuyla bir ilgisine rastlamış değiliz. Ancak; gerek yaylada gerekse kışlada Yeni-İl Avşarlarıyla aynı coğrafi ortamda bulunduğunu biliyoruz.
Asıl önemlisi; Kuzey Suriye’de, Türkmenlerin ‘Hamed’ olarak telaffuz ettiği bir yer vardı. Konumuz olan Avşarlarla birlikte Rakka’ya sürülen Beğdililerin bir destanında bu Hamed adı geçmektedir:
Taş-Demir’im de söyler özünden
Methedelim Beğdili’nin yazından
Ala Bucak, Kettele’nin düzünden
Hamed’in sancağın bastı Beğdili
Dolaysıyla, konumuz olan Hamed-uşağı, bu Hamed’den ad almış olmalıdır. Hamid adlı oba ile Hamed adlı bu yerin ilgisi konusunda kesin bir şey söyleyemiyoruz. Ayrıca; destandaki ‘Ala Bucak’ adı, bucak sözcüğünü içermesi yönüyle, konumuz açısından dikkat çekicidir.
Kısacası; Hamed-uşağı, Kuzey Suriye’deki Hamed’den gelmiştir. Bu durum, tarihini incelediğimiz halkın Halep kökenli olmasının kanıtlarından biridir.

 

9- Karahasan-uşağı

Körkuyu köyü halkının tümü bu sülaledendir. Karahasanlı, daha çok Maraş’ta rastladığımız ünlü bir Alevi obasıdır. Obanın Alevi toplulukların ilk yurdundaki yeri Kerkük’ün güneydoğusuydu.
Tahrir kayıtlarına göre Bozok’un Akdağ nahiyesinde Azizlü-Karahasan adlı bir kışlak vardır. On altıncı yüzyılda bu kışlakta Kırıklı adlı bir topluluk kışlıyordu. Akdağ nahiyesinin Karpınar, Yerlikuyu, İğdeli, Kaleköy ve Karaözü topraklarını içerdiğini yukarıda belirtmiştik. (Kırıklı, Safevi hükümdarı Nadir Şah’ın obasıydı. Oba, Avşar’a bağlıydı. Karpınarlı kaynağımız Gıröğzün diye bir yerden söz etmişti. Sözcüğün aslının Kırık-özü olması gerekir. Burasının Körkuyu köyüne yakın olup olmadığı konusunda okurların yardımını bekliyorum.)
Buna ek olarak; 1563 yılı kaydına göre Maraş’ın Zamantı kazasının Çörmüşek nahiyesindeki (Sarıoğlan’ın güney kesimi) Bücüş köyünde Kara-Hasanlılar vardı. Oba üyelerinin bir bölümü sipahiydi. İsmail oğlu Selman, Süleyman, Sarı, Ümmet, Hüseyin ve Uğurlu adlı kişiler bu sipahi ailesindendi. Bu adların Alevi ad vurma geleneğiyle uyumu dikkat çekicidir.
Karahasanlı, kışlağı Mardin olan Bozulus Türkmenleri arasında adı geçen obalardandır. On altıncı yüzyıl Bozulus tahririne göre bu oba, Veli Dede adlı birisinin yönetimindeydi.
Obanın bir kolu Yeni-İl Türkmenleri arasındaydı. Beğdili boyuna bağlı olan oba, 1583 yılında Kangal’ın Yellüce köyünde yaylıyordu. Oba, 1642 yılında da aynı yöredeydi.
Safevi devletine katılmak için Azerbaycan’a giden topluluklar arasında Kara-Hasanlu adlı bir oba vardı. Bu oba Avşar boyundandı.
Görüldüğü gibi, Yeni-İl Türkmenleri arasında Beğdili boyuna bağlı olan Karahasan obası, Azerbaycan’da Avşar boyuna bağlıdır. Azerbaycan’daki Türkmen oymaklarının sosyal yapılarının daha tutucu olduğu dikkate
lınacak olursa Karahasan obasının Avşar boyundan olması daha olasıdır.

 

 10- Aksarı (ya da Haksarı)

Haksarı’ların bir bölümü İran’da yaşamaktadır ve Alevi’dir. Bu ada Sarıoğlan yöresinde, daha doğrusu, Anadolu’da rastlamamız çok ilginçtir ve bu konuda daha ayrıntılı bir araştırmaya gerek vardır.

 

 11- Bektaşoğulları

İğdeli köyünde yaşayan bir sülaledir. Bu ad Bektaşlu biçiminde olsaydı, Bayındır boyunun bir obası diyecektik. Ne var ki, edindiğimiz izlenim, yakın zamanda yaşamış olan Bektaş adlı birisinin sülalesi biçimindedir.
Sonuç: İncelediğimiz sülalelerden Emirler, Mahmudoğlu, Hodalı, Karahasanuşağı, Mısıroğulları, Ağcalı ve Solaklar, Yeni-İl Türkmenleri içindeki Avşarlardandır. Başıbüyük de Yeni-İl Türkmenlerindendir. Yeni-İl Türkmenlerinin bir bölümünü Halep Türkmenleri oluşturuyordu. Bunlar, Kuzey Suriye’de kışlıyor, Divriği, Kangal, Şarkışla, hatta Pınarbaşı ve Bozok yörelerinde yaylaya çıkıyordu.