BURUNÖREN

IGDELI

KALEKÖY

KARAÖZÜ

KIZILPINAR

SIVRIALAN

YERLIKUYU

 

YEDİ BUCAK AVŞARI / Hamza Aksüt (7)

Hamza ve Ali AKSÜT Sarioğlan'a veda ediyor. Fotograf: Secati Demir, Temmuz 2005

YÖRE'NİN OSMANLILARCA İŞGALİ

Konumuz olan yöre 1517 yılında Osmanlı devletince işgal edildi. Bu işgal ve mezhep farklılığı, Osmanlı devletiyle Türklerin, özellikle Alevi Türklerin önemli savaşlarına neden oldu. Bu savaşların bazıları konumuz olan yörede gerçekleşti.
Savaşların ilki, Tekelü Şah Kulu ile Osmanlı vezir-i azamı Hadım Ali Paşa arasında olanıdır. Antalya yöresi Türkmenlerinden olan Şah Kulu (Osmanlı yazarlar Şeytan Kulu diyorlar), Osmanlı güçlerini defalarca yendikten sonra Orta Anadolu’ya hareketlendi. İki ordu Çubuk ovasında 1511 yılında karşılaştı. Burada yapılan savaşta Osmanlı ordusu yine bozguna uğradı. Osmanlı veziriazamı Hadım Ali Paşa yaşamını yitirdi. Ne var ki; Şah Kulu da bu savaşta öldü. Şah Kulu’nun askerleri Azerbaycan’a giderek oraya yerleşti.

Savaşın yapıldığı Çubuk ovası, Sarıoğlan’ın bulunduğu düzlüktür. Çubuk, batıda Tuzhisar ile doğuda Akkışla köyü (şimdi kasaba) ve Gemerek arasındaki yörenin adıydı. Bununla birlikte bazı Osmanlı yazarları, (örneğin; Gelibolulu Mustafa Ali) savaşın Sarımsaklı’da cereyan ettiğini belirtmektedir.

Osmanlılarla Alevi Türkmenler arasındaki ikinci savaş da konumuz olan yörede cereyan etmişti. Boz-Oklu Şah Veli, Osmanlılarla ittifak kuran Dulkadır beği Şehsüvar-oğlu Ali’nin ve Boz-Ok valisi Üveys’in evlerini basarak olay çıkardı. Dulkadır ailesinden Hisar Beğ de Şah Veli’nin yanında idi. Şah Veli’nin üzerine yürüyen Osmanlının Rum mirmiranı Şadi Paşa, Zile’de yapılan savaşta yenik düşerek kaçtı.
Bunun üzerine Osmanlılar tekrar asker toplayarak Şah Veli’nin üzerine yürüdü. Karaman, Sivas vilayetleri ve Ali Beğ’in askerleriyle Şah Veli’nin askerleri Karaözü köyündeki Şahruh köprüsü yakınında karşılaştı.(24 Nisan 1519) Sabahtan karanlık basana kadar süren savaşta yenilen Şah Veli ve Dulkadır beyi Hisar Beğ, Zile’ye kaçtı. Şah Veli ve Hisar Beğ Tokat yöresindeki Çunkar topluluğu tarafından yakalandı. Şah Veli öldürüldü. Hisar Beğ, karısı ve çocuklarıyla birlikte hapse atıldı. Osmanlı kaynakları Celali nitelemesini ilk kez Şah Veli için kullanmıştır.

Kendi ailesine ve devletine karşı Osmanlılarla ittifak yapan ve onların hizmetine giren Ali Beğ, Kanuni’nin emriyle 1522 yılında öldürüldü.

Olayın öykühazin ve ibret vericidir:
Kanuni’nin fermanı elinde olan Osmanlı paşası Ferhat, Safeviler üzerine sefer yapılacağı kandırmacası ile Ali Beğ’i ve oğullarını Tokat’a çağırdı. Ali Beğ’i, Artova’da törenle karşılayan Ferhat Paşa, ziyafet sofrasında onu ve beş oğlunu öldürterek soyunu kuruttu. Bu olay üzerine Anadolu halkı “Osmanlı yiğit basandır” sözünü üretti.
Özet olarak anlattığımız bu savaşlardan başka, Kalender Çelebi, Baba Zünnun ve Şah İsmail adı verilen ayaklanmalar da incelediğimiz yörede etkin olmuştur.

İncelediğimiz yöre halkının kökeninin Halep Türkmenleri içindeki Avşarlar olması, yöre halkının Alevi olmasıyla yakından ilgilidir. Halep Türkmenlerinin beyi olan Mansur, buyruğundaki kalabalık bir Avşar kitlesiyle bir süre Akkoyunluların hizmetine bulunmuş, Safevi devletinin kurulmasıyla birlikte Azerbaycan’a giderek Fars valisi olmuştur. Mansur Beğ’in sülalesi de yöneticiliklerde bulunmuştur. Örneğin; torunu Şah-Ruh Sultan, Kuh-Giluye valisiydi. Çaldıran savaşında Safevi ordusunun önemli bir bölümü Avşarlardan oluşuyordu.