BURUNÖREN

IGDELI

KALEKÖY

KARAÖZÜ

KIZILPINAR

SIVRIALAN

YERLIKUYU

 

RADYO YEDİAVŞARLAR ve Web sitemiz hepimizin hizmetindedir


İsmail DOĞAN, ANKARA

Türkmen sitesinde 2008 nisan ayında  internet'te  kurulan radyoların çokluğu ile ilgili tartışmalara katılarak ekteki yazıyı kaleme almıştım.


Amacım bakın zaman geçti ben haklı çıktım demek değil, amacım bazı konuların nasıl zamanla çözüldüğünün görülmesini istememdir.


Ancak zamana bırakılan sorunların çözüm bulana kadar getirdikleri kadar kayıplarada yol açmasıdır.


Yedi Bucak Avşarları Top. Day. ve Kültr.Derneği bünyesinde  faaliyet gösteren web sitemiz ve radyomuz ve istenildiği zaman özel günlerde  görüntülü canlı yayın yapan televizyonumuz günün son teknolojik değişikliklerini yaparak 16 ocak 2007den beri  yayın hayatına devam etmektedir.


Bu başarının asıl nedeni kurumsal bir yapı ve örgüt içinde  dayanışma ile kişisel olmaması topumun genel faydasını içermesidir.


Bu güne kadar emeğini, maddi manevi desteğini esirgemeyen adını syamayacağım kadar çok güzel insanlarımızın katkılarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Almanydan 24 saat  yayın için evinden sistem hazırlayan Mahmut ŞAHİN‘e ayrıca teşekkürü borç biliriz.


Dostlar  RADYO YEDİAVŞARLAR   ve Web sitemiz hepimizin hizmetindedir.
Her türlü desteğiniz, eleştiriniz ve önerinizi bekliyoruz.



 Bu hafta 24 HAZİRAN CUMA AKŞAMI SAAT 20 DE  DEĞERLİ SANATÇI DOSTUMUZ HÜRMET UĞUR canlı yayında bizlerle olacaktır.
Sevgi ve saygılarımla .


İsmail DOĞAN

22 Haziran 2011

-o-

2008 nisan ayında  internet'te  kurulan radyoların çokluğu ile ilgili tartışmalara ulaşmak için bu yazının üzerine tıklayınız!

 

 

 

yanlış olan hiç bir şey, uzun süreli yaşayamaz!

ismail DOGAN, 1 Nisan 2008

Sevgili Dostlar,
Ankarada kurulan  YEDİ BUCAK AVSARALRİ toplumsal dayanişma ve kültür dernegi olarak adi üstünde bütün köylerimizin insanlarindan olusan ve herkesin onayi ile kurulan  web sitemiz ve  yine bu site içinde olusturulan  RADYO YEDİAVSARLAR  bir yılını askin yayinina herhangi bir köy veya aile ayrimciligi yapmadan  asil amaci insanlarimizi sanal ortamda taniştirmak ve kültürümüzü paylasmak görevini yine yöremizin degerli insanlarinin ortak çabalari ve fedakar çalişmalari ile gece gündüz sürdürüyor ve sürdürecekte.


Radyo yedi avsarlar i bu konuda ilgisi olan herkes takip ediyor denetliyor öneriyor dinliyor yada emek veriyorlar.
Bizler sadece emekciyiz bayrak tasiyoruz  kim istediyse radyo konusunda teknik yardim ediyoruz kim yayin almak sunucu olmak istediyse ögrettik kimsenin radyo kurmasina engel olamayiz olmamaliyizda bence insanlarimiz tercihlerini istedigi yere koyar takdir neresi ise orasi zamanla gelişir.


İnsanlarimiz radyoyu dinler destekler kendilerine yakişan hale yine kendileri getirriler. Bilimsel olarak yeni güzel ilerici mantikli hiç bir sey asla engellenemez, yanliş olan hiç bir seyde uzun süreli yasayamaz bu nedenle bu konuda dayatmak yerine herseyi zamana birakalim derim.


Elestirilerinize, önerilerinize, katkilariniza herzaman açigiz fakat hakaret içeren herhangi bir yaziyi  yedi avsarlar sitesinde vaya radyomuzda biz müsade etmiyoruz sizlerde müsade etmeyeceginizden süphemiz yok.


Radyonun sitenin editörü ve dernegin baskan yardimcisi olarak msn adresim ve mailim bu, öneri ve eleştirilerinizi WEB SİTEMİZE YAZABİLİRSİNİZ
Saygi ve sevgilerimle

ismail DOGAN
ismaildogan@semamodaevi.com

1 Nisan 2008

-o-

 

2008 nisan ayında  internet'te  kurulan radyoların çokluğu ile ilgili tartışmalara ulaşmak için bu yazının üzerine tıklayınız!

 

 

 

Yöremizin Radyoları ile ilgili gözlemlerim

Süleyman Görgülü

Yöremizin Radoları ile ilgli konu ile ilgili yazılarınıza gereken cevabı Sevgili Özgür Uysal vermiş, bende bu konuya bir başka açıdan bakmak isdiyorum.

Bir Radyonun Özelliklerini hatırlıyalım, Hukuksal yönünü bir kenara bırakırsak;

 

  • 1.Günlük her saat başı Aktuell haber vermek.
  • 2. Hava durumu.
  • 3. Reklam yapmak.
  • 4. Halkı Kültürel ve sosayl yaşatıda bilgilendirmek.



Yukarida yazdıklarım bunlardan sadece birkaçı, daha buna benzer birçok haber ve olayaları
dinleyicileri ile paylaşmak.
Ben Umut Radyoyusunu fırsat buldukca dinliyorum, ve çok da begeniyorum, siz nasıl bir karsılaşdırma yapabilirsiniz Umut Radyosuyla bizim site Radyolarını?

Siteler üzerinden Yayın yapan Radyoların bizim kültürümüzle yakindan uzakdan hiç bir ilgisi yokdur, bir kaç Alevi türküleri ve Alevi deyişleri söylemekle Alevi kültürüne hizmet etmiş olunmaz ! Lümberde Lümberde gelin evlerin nerede? Birde bunu söyleyen kişileri bizlere sanatci diye takdim ediyorlar, bir kaset iki Cd çıkarmakla sanatcı olunulmaz, tabi her her emege saygım var, gerçek sanatcılarada.

Böylesi site Radyoları
bizleri Kültürümüzden dahada yozlaşdırıyor, örneğin öncede sitelere
girildiginde haberler ve ziyaret defterleri okunur ve yazılılar yazılırdı, şimdi birkaç kişini
haricinde hiç yazı yazan yok, yazılan yazıların da okunulduguna inanmıyorum.

Siteyi açan kişi Radyoya giriyor ve tanıkları ile sohbet muhabet, ediyorlar çoğu zaman sahte isimlerle girip,Argo kelimeler, dedikodular, Küfürler, Flört, çöpçatanlik yapiliyor ben kendim çogu kez şahit oldum böylesi olaylara! bırakınız Allahınızı severseniz bumudur Alevi kültürü yaşayıp yaşatmak.

Süleyman Görgülü

21 Mart 2008

-o-

 

 

13 Mart 2009 tarihinden itibaren KIZILIRMAK RADYO yayın hayatına son veriyor

Degerli KIZILIRMAK RADYO dinleyicileri,

Sizlerinde bildigi gibi asagi yukari 1 senedir yayindayiz. Radyo uc kurucu ile basladi ve en sonunda sadece ben kaldim. Radyoyu yurutmek icin elimizden geleni yaptik bence ama yine olmadi.


Bu yayin donemi bana ogrettiki bizim millet cikarci olmus ve bunu radyolara bile tasimayi basarmis.


Bazi kendini bilmezler radyolari rahatsiz etmeyi artik bir zevk haline getirmis.
Bu nedenle 13-03-2009 tarihinden itibaren KIZILIRMAK RADYO yayin hayatina son veriyor.

Saygilar,
KIZILIRMAK RADYO

Mesut Şahin

 

 

 

BİZİM KÖYLERİMİZ, BİZİM MİLLETİMİZ, BİZİM İNANCIMIZ

Konu ile ilgili önceki tartışmaları izlemek için radyo'nun üzerine tıklayınız

Ozan Kılıç

Bizim aşiret diye adlandırdığımız Sarıoğlan İlçesinin İğdeli, Kale,Yerlikuyu, Karpınar, Burunören, Karaözü olan Alevi köylerinin 2 büyük eksiği var. Benim bakış açım ve izlenimime göre eksikleri tespit ederken kendi köyüm olan Kale Köy den başladım. Peki nedir Kale Köyün eksiği?

 

BİRLİK VE BERABERLİKTEN YOKSUN OLUŞUMUZ

Kale Köylü insanı birlik beraberlik içerisinde olmaz ve bir araya gelip bir şey organize edemezler. Her kafadan bir ses çıkar. Yani çok seslilik vardır Kale Köyde. Dedikodu boldur. Kavgası, nizası, mahkemesi hiç eksik olmaz ve de en kötüsü birbirlerinin iyiliklerini istemezler. Diğer köylerimizde “asker uşağı” diye bilinen Kale Köylü böyledir işte. Bu durum beni çok üzerdi. Ama, Kale Köylü kendi içerisinde böyledir, dışarıya karşı birlik olur sanırdım. Diğer köylerimizde şenlikler, festivaller düzenleniyor ben ise, o köylerdeki bu birlik ve beraberliğe gıpta ile bakıyordum.

Bizim köyü sanalda temsil eden web sitesinde bunu dile getirdik. Birlik olup böyle bir organizasyon çağrısında bulunduk. Söylemesi ayıptır, çoğu masrafı da üzerimize aldık. (sanatçı, havai fişek vs.) Ama gelin görün ki; üç beş kişi bir araya gelip de bir komite oluşturamadık. Bu iş böylece kapandı.

Bizde bazı insanlarımız okusun bilgilensin diye sitemizde gerek kendi yazılarımızdan oluşan, gerek alıntı yaparak Alevilik hakkında yazılar yazmaya başladım. Ama bir de ne olsun; Alevi dediğimiz, erenlerden dediğimiz, kendi köylümüz dediğimiz üç beş kişi yazılarıma 21.yüzyılda Alevilik mi kaldı ? gibisinden cevaplar yazmaya başladılar. Meğer onlara göre bizim Alevilik batıl inançmış. Site yönetimi de bu şahıslara destek verip Aleviliği sitesinde dahi bulundurmayacaklarını bize bildirince Kale Köy web sitesi ile yollarımız ve yazılarımız ayrıldı.

Biz de diğer köylere yazmaya başladık. Kendi köyümüzde gördüğümüz kadarıyla birinci eksikliğimiz “birlik ve beraberlikten uzak oluşumuz”. İkinci eksiklik ise, “din duygusundaki ve inançtaki zayıflama” olduğunu gözlemledik. Tabi köyümüzün bu durumu bizi çok üzdü. Diğer köylerdeki şenliklere imrenmekle yetindik.

Derken İğdeli Köyünden Sayın Hüseyin EKİCİ bir sanal radyo kurdu “İğdelinin Sesi” adıyla. Bu radyo bizim köylümüzün olunca benimde kurucuları arasında olduğum İngiltere üzerinden yayın yapan “Radyo Ehlibeyt’i” kapattık ve “İğdelinin Sesi"ne katıldık. Her şey çok güzel gidiyordu. Aşiretten insanlarımızı hemşerilerimizi tanıyor, görmediğimiz akrabalarımızla iletişim kuruyorduk. Bunu da gören bilen Sayın EKİCİ baktı ki radyoya her köyden katılım var. Benimde çok yerinde bulduğum bir davranış sergiledi ve radyonun adını “Türkmenlerin Sesi” olarak değiştirdi. Belli bir zaman sonra Sayın EKİCİ gerek gördüğü neden üzerine radyomuzun yayınını kesti. Peki bakalım neymiş bu neden ? Radyonun "Kapınış Gerekçesi"nde detayları var isteyen oradan bir daha okuyabilir.

 

RADYO ENFLASYONU OLUŞTU-HAKARETLER ARTTI

Radyo sakinlerinden olan bazı dostlarımız bu radyomuzda bu işi öğrenip başka isimler ile yine bizim aşirete hitap eden radyolar kurmuşlardı. Tabi başta çoğalıyoruz çok seslilik gibi görünüyor. Daha sonra doğal olarak ikilik başladı. Birbirlerimize düşürdüler. Bu da efendim bizim parçalanmamıza yol açtı. Tek ve gür seslilik kadar güzel bir şey olamaz. Radyomuz “Türkmenlerin Sesi” Sarıoğlan Türkmen-Alevilerin sesini oluşturmaktaydı. Ama araya hizipçilik girdi ve bölündük. İşte burada gördüm ki, bizim diğer köylerde birlik berberlik içerisinde değillermiş. Bunları yaşayarak görünce gerçekten çok üzüldüm. Radyomuz bir süre kapalı durdu. Ardından imza kampanyası vs. gibi baskı yapılarak radyo yeniden 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda yayına geri açıldı. Ancak, yönetimini “Anadolu Sevgi Birliği Derneği”ne devrederek buna çözüm buldular.

Görünüyor ki, burada Birlik ve Beraberlikten yoksunluk sadece Kale Köyün değil, bizim aşiret köylerinin tümünün büyük bir eksikliğidir. Burada bunu demek istedim.

Bir başka izlenimin ise, Kayseri deki Alevi kardeşlerimiz üzerinde oldu. Kayseri Hacı Bektaş Veli Derneği’ne gidip geliyorum. Bu dernek çok güzel çalışmaktadır. Cem Töreni düzenliyor, çevre köylere cemlere gidiliyor. Karaözü’ye de geldiler. Sarız'ın köylerinde her türlü törenlerini ve hatta Alevi erkanına göre cenaze törenleri düzenliyorlar. Dernek yöneticilerine ve Dedelik görevini yapan Dedeye buradan çok teşekkür ediyorum. Emeklerine sağlık. Bu derneğin eksiği de aynı bizim köylerde olduğu gibi birlik ve beraberlikten yoksunlar. Bu derneğimiz Kayseri Pir Sultan Abdal Derneği ile küs gibiler. Birine giden diğerine gitmiyor, bizim radyolar misali.

 

SÖZÜMÜZÜ ÖZETLERSEK

Her kafadan bir ses çıkması, parçalanmışlık, bölünmüşlük inanın bu bizleri çok üzüyor.İzlenimlerime ve düşüncelerime göre birlik beraberlikten yoksunluk sadece Kale Köyün değil, Sarıoğlan aşiret köylerin de değil, Kayseri Alevilerinin de değil, Türkiye Cumhuriyeti içerisindeki bütün Alevi vatandaşlar olarak hepimizin sorunu ve eksikliklerimizdir.

Demek ki, bu sorunlara çözüm bulmadan ne Kale Köyün, ne aşiret köylerinin, ne de Alevilerin bir bütün olarak sorunlarının çözümü mümkün görünmüyor.

Bu eksikliklerimiz giderilmeden, bencilikten vazgeçmeden, birlik ve beraberlik sağlanmadan, sorunlarımızın çözülemeyeceği hakkındaki görüşlerimi paylaştım.

İkinci eksikliklerimiz olan “din duygusu, din olgusu” hakkındaki görüşlerimizi paylaşana kadar dostça kalın ....

 

Öffnet internen Link im aktuellen Fenster Konu ile ilgili önceki tartışmaları izlemek için buraya (bu yazının üzerine tıklayınız)

 

 

 

Öncelikle yapilmasi gereken bu birlikdelige gönül vermek


Baki Koc

Merhaba,
öncelikle Sayin Hüseyin Ekicinin ana sayfada okudugum yazisini güzel anlamli ve icerikli bir yazi olarak degerlendiriyor kendisini tebrik ediyorum.

Radyolarin birlesimi üzerine degerlendirmeleri bir sitede toparlayalim.

Dinleyici dostlarimiz icin, Radyolarin birlesmesi icin bir imza kampanyasi acmasini isteyelim. Bu vesile ile hala uykuda olan radyo sahiplerini zorlamis oluruz.

Bir gün ve zaman belirtilsin radyo sahipleri duyarliligini gösterip toplanilsin fikir alisverisi yapilsin.
Bu gecmisin hesaplasmasi degil gelecegin hesaplanmasi niyetinde olsun.

Simdiden güzel fikirleri ve önerileri okumak güzel bir olgunun simgesidir.

Benimde bir önerim söyle olacak.
Yeni bir isim altinda yapilansin.
Her Radyodan esit sayida kadro sunucusu alinip beli bir sayi ile kadro sinirlandirilsin.
Kadronun yogunluguna göre degerlendirilip gerek görülürse Kendi aralarinda üst kadro secilip görev dagilimi yapilsin.
Tüm sunucular yayin listesine arzu etikleri saatlarda yayin alsin.
Anket yapilip en sevilen bir radyo ismi secilsin.
Ayrica olasi Radyonun Radyo lisansi alinsin.

Öncelikle yapilmasi gereken bu birlikdelige gönül vermek gerisinin zamanla gelisecegine inaniyor bu konuda duyarli davranan tüm dostlara basarilar diliyorum.
Baki Koc
Saygilarimla (kisisel görüsümdür)



"Radyolar üzerine yapilan yorumlar"

 

keziban souris

17.November 2007 um 10:03 Uhr:

TEKNOLOJİNİN FENDİ İNSANOĞLUNU YENDİ

Teknolojinin nimetlerinden yararlanarak, şu sayısı dahi bilinmeyen yörelere ait radyolar, günlük yaşantımızı ne kadar etkiledi?

Toplumumuza geçmişten, geleceğe neler vaat ediyor?

Bunun içinde altı aydır bende dâhil neler öğrendik?

Kültür, eğitim, fikir düşünce ve insanlık adına neler yapılıyor?

İnsanları buluşturmak amacıyla radyo açan radyo sahipleri, bu olaydan ne kadar etkilendiler?

Bizler radyo ziyaretecileri olarak düşünce ve fikirlerin buluştuğu yer olarak algılaya bildik mi?
Bu kurulan radyolar topluma neyi sunuyor?
İnsanlarımızın iyi veya kötü, dilinin döndüğü kadar web sitelerine yazmış olduğu yazılar yazılmaz oldu. Yazanların yazısı ise okunmaz oldu. Gerçeklerden uzak düşünce ve fikirlerimizi paylaşamaz olduk.

Bizler duygusal Türk toplumu olarak kültürümüz gereği türkülerler ve değişlerle büyümüşüz her türkü de bir ağıt, bir dert, gerçeği anlatan kültür efsanesi. Kültürümüzü yaşatmak iyi bir şey ama bu bizim gelecekteki yaşantımıza ne kadar engel?

Yaşanan bu kötü zamanda Türk toplumu olarak zaten yaşamımızın bir parçası dert ve ağıtlarla dolu değil mi?

Dünyanın dört bir yanına yayılan savaşlar, kötülükler ve onca ölen gençlerimiz.
Dostun biri bir sohbette şöyle demişti bizler Türk toplumu olarak ilkokul birinci sınıfta öğrendiğimiz ilk sözler şunlar, uyu, uyu, yat, uyu. Bence uyuma yerine teknolojinin bizlere sunduğu, nimetleri iyi ve olumlu yönlerde değerlendirelim.

Bu radyolar hiç değilse bizim yörenin radyoları devamlı yaşlı ve orta yaşlı insanlara türkü ve ağıtlar değil de birazda ilim, bilim, eğitim ve spora ağırlık verseler. Devamlı saz çalan türkü söyleyen insanlarla değil, bilim adamlarıyla, dede'lerle, eğitimli insanlarla buluştursalar zannederim yurt içi ve yurt dışında yaşayan gençlerimizin buna daha fazla ihtiyacı var diye düşünüyorum.

Saygılar sunuyorum,

Keziban SOURİS

******************************************************

 

Baki Koc

27.Januar 2008 um 18:42 Uhr:


YÖREMIZE HITAB EDEN RADYOLARAYöremize hitab eden okadar cok radyo olustu ki artik. Sayisi beli olan ziyaretciler ücer beser dagildi Radyolara.Belkide Halka hizmet altinda acilan bu Radyolar hizmeten cok kisilerin Egoist duygularinimi tatmin ediyor!Degerli yöremizin Radyo sahibi güzel insanlari.Bizler ayni yörenin insanlariyiz biraz olaya lütven iyimser bakin.Evet bütün radyolarin ortak bir platformda yöremize hitab edebilecek bir isim ve cati altinda bulusmalarini sizlerden rica ediyorum.Bu olasiligin yöremiz icin güzel bir birlikdelik olabilecegini simdiden hisediyorum.Ayrica Radyo kisilerden ziyade halkin radyosu olabilesilinin ana ögelerini en temel madesinden biride Radyonun yönetim mekanizmasininda sunuculara ait olabilmesi gerekdiginide kabul etmek gerekiyor.Ayrica Radyolarimizda yapilan yazismalarda kulanilan (Türkce dilimizin) hali icler acisidir.Yazismalar hatali,yanlis ve eksik v.s.Bazi kardeslerimiz Radyolarin yayini üzerine güzel yazilar yazsalarda yazdiklari ile yapdiklari örtüsmüyor!Saygilarimla


******************************************************

 

kizilirmakradyo Sunuculari

Tek bir ses tek bir güc olalim. 31.03.08

Degerli yöremizin duyarli insanlari.
Amacimiz Radyomuzu reklam etmek degil tabiki.
Ama su bir gercekdirki bazi arkadaslarimizinda degindigi gibi.
Yöremize hitap eden Radyolarimiz cokdur.

Bizler sohbet ederken yöremiz insanlari olarak
“et tirnak gibiyiz veya kan baglarimiz var”gibi deyimleri
cok kulaniriz.
Ama buna ragmen kendi kisisel dogrulugumuzu savunmayi yegleriz.

Evet bizler kizilirmakradyo sunuculari olarak,yöremize hitab eden
Tüm Radyolara sesleniyoruz.

Gelin bir ses bir güc olalim.

Gerekirse yeni bir Radyo catisi altinda toplanalim.
Kisisel Radyolardan ziyade ,halkimizin Radyosu olalim.
Bu cagriya kulak verin.

kizilirmakradyo
Sunuculari

******************************************************

 

Muzaffer ARICA

LANDSHUT
31.Januar 2008 um 19:16 Uhr:


Saygi Deger Gardasim Baki KOC`a Saygilarimla...Sevgili Baki;yöremizde kurulan radyolarla ilgili düsünceni okudum.Düsüncelerine aynen katiliyorum.Ama bir eksigi var.Onuda müsadenle ben tamamlayayim.Sen hic hayatinda gördünmü,annen-baban,mezarda ki deden gördümü acaba bizim toplumun birlik vede beraberlik icerisinde hareket ettigini,birbirinin elinden tuttugunu,birbirinin ondugunu istedigini,birbirini saydigini-sevdigini,elestiri rken saygi ve sevgi cercevesini asmadigini ve ve ve devam eder gider.Gördükmü ki?Göreemeyizde.Evet söylemler dogru;bizler icin kuruldu bu siteler,bu radyolar.Bizler yararlaniyoruz maddiyatindan.Bu sözlere ben gülüyorum inan ki.Eger bizler icin,bizlerin birlik ve beraberligi-dostlugu icin kurulduysa ben asirette bir radyo bilemedim en fazla iki radyo yayini istiyorum.Böyle her köye bir muhtar gibi bekci gibi radyolar istemiyorum.Seni sevgiyle,saygiyla selamliyorum.Saglikli,mutlu, huzurlu yasam diliyorum.NOT : Bu arada unutuyordum.Cogunlugu akraabam olan Yerlikuyu ve Körkuyu Halkina sesleniyorum.Haydi radyo kurmaya bir sizin köyler kaldi.Baki gardasim,candan dostum beni kirmaz ben rica ederim.Sizlerin kuracagi radyoda o sunuculuk yapar bende sohbet ortami yaratirim.Saygilarimla...


******************************************************

 

Baki Koc

2.Februar 2008 um 14:08 Uhr:


Degerli Muzafer abicigim,öncelikle göstermis oldugun duyarliligin icin tesekür ediyyorum.Özelikle Radyo sunuculugu yapan arkadaslarimizin yorumlarini buradan okumayida cok isterdim.Görünen odur ki herkes halinden menmun.Degerli abim her köye ait bir radyo diyorsunda bazilarinda ikiser ücer oldu bile.Özelikle bazilari sülalelerine ait radyo bile acdilar ne diyelim yorumu dostlara.Degerli bir bayan kardesimiz iki yil önce bir Radyo sohbetinde Radyonun sayesinde iyice "Sosyal ve Kültürel " faliyetlerden yozlasdigini söylediginde kizmisdim o an bunun dogru olmadigini düsünmüsdüm.Görünen o ki bu tanimin tam yerinde bir tanim oldugudur.Evet bazi Radyolarda yapilan sohbetlere bakildiginda bizim Kültür ve Bilinc seviyemizin nekadar oldugunu burada yazmaya gerek yok diyorum.Cünkü kahvelerde bile yapilan sohbetler daha saglikli ve icerikli olabilir radyoya! kiyasla.Cünkü Radyoda düsündüklerinizi paylasmak güncel konular üzerine sohbet etmek bile yasaklanabiliyor.Peki o halde geriye ne kaliyor demeyin tabiki sohbet odecek seyler bulunabiliyor saatlarca sohbet edebilirsiniz otan sudan seylerle ne diyelim!Etmeyenlerde ortaligi karistiriyor bahanesi ile safdisi kalabiliyor!Degerli Muzafer abicigim neden sadece buraya yazdigimi soruyorsun.Sadece bu sitemizde bir Radyo olmadigi icin.Umarim böylede temiz ve tarafsiz kalir.Saygilarimla –Baki Koc

******************************************************

 

Mesut Sahin

18.Februar 2008 um 21:22 Uhr:


Sayin Baki Koç abim,Cok haklisin bu konuda bende ayni dusuncedeyim. Ben aksarayli oldugum halde burayi radyolari benimsedim ama gel gorki aradigim sicakligi her radyoda goremedim. Hep birlikte milletimizin girebilecegi bir radyo olsak ne olurki. Bu durumda millet hangi radyoya girecegini sasiriyor ve boluculuk oluyor. Benim dusuncem birliktelikten cok guzel seyler dogar.Saygilarimla,Mesut Sahin

******************************************************

 

 

Özgür UYSAL

Editör : 13.03.08

Merhaba,

elestirilerinizde haklilik payiniz var elbet, fakat dikkatinizi baska bir noktaya cekmek istiyorum.

Bizi analatabilecek radyolarimizdan bahsediyorsunuz, dikkat ediniz zaman ilerledikce yeni bir radyo aciliyor bunlarin arasindaki fark ne anlayabilmis degilim, toprak ayni toprak, insani ayni insan ama farkli catilar altinda kümelenmis kücük gruplara ayriliyoruz...

Gönül isterki bütün radyolar bir cati altinda birlessin ve yöremize ait bütün sitelerimiz bu radyoyu yayinlasin!
Insanlar bazen hizmet etmek isterken zarar veriyorlar, bilemiyorum bu belkide "ben" olabilme sevdasi yüzünden belkide farkinda olmadan gerceklesiyor ama bilinen bir gercek her acilan yeni bir radyo yeni bir gruplasmanin isaretidir...

Bu nedenlerden dolayi yöre halkimizin "biz" olabilme düsüncesini benimsemedigi sürece ne bir radyo acmayi nede herhangi bir radyo ile (iclerinde yakin dostlarimiz olsa bile) ortaklasa yayin yapmayi düsünmüyoruz...
Biz bu gruplasmanin disinda kalmayi tercih ediyoruz...

"Biz" düsüncesinin hakim oldugu her olusuma destek vermeye haziriz...

Ayrica belki bilmiyorsunuzdur, sitemizde yayinlanan Radyo Umut´ta görev alan Sn. Baris Ucurum ´da kendi yöremizin insani, bunu bir tesadüf sonucu ögrendim, demekki müziklerimiz,düsüncelerimiz ve kültürümüz bizim ortak noktamiz...

"Biz" olabildigimiz kadar mutlu ve güclüyüz".Ülkemizin cikmaza sürüklendigi bu günlerde bu birliktelige daha cok ihtiyacimiz var...

Sevgi ve Saygilarimla...
Özgür UYSAL
******************************************************

 

Süleyman Görgülü

21.03.08



Yöremizin Radyoları ile ilgili,

Yöremizin Radoları ile ilgli konu ile ilgili yazılarınıza gereken cevabı Sevgili Özgür Uysal vermiş, bende bu konuya bir başka açıdan bakmak isdiyorum.
Bir Radyonun Özelliklerini hatırlıyalım, Hukuksal yönünü bir kenara bırakırsak.
1.Günlük her saat başı Aktuell haber vermek.
2. Hava durumu.
3. Reklam yapmak.
4. Halkı Kültürel ve sosayl yaşatıda bilgilendirmek.


Sadece yukarida yazdıklarım bunlardan birkaçı, daha buna benzer birçok haber ve olayaları
dinleyicileri ile paylaşmak.
Ben Umut Radyoyusunu fırsat buldukca dinliyorum, ve çok da begeniyorum, siz nasıl bir karsılaşdırma yapabilirsiniz Umut Radyosuyla bizim site Radyolarını?

Siteler üzerinden Yayın yapan Radyoların bizim kültürümüzle yakindan uzakdan hiç bir ilgisi yokdur, bir kaç Alevi türküleri ve Alevi deyişleri söylemekle Alevi kültürüne hizmet etmiş olunmaz ! Lümberde Lümberde gelin evlerin nerede? Birde bunu söyleyen kişileri bizlere sanatci diye takdim ediyorlar, bir kaset iki Cd çıkarmakla sanatcı olunulmaz, tabi her her emege saygım var, gerçek sanatcılarada.

Böylesi site Radyoları bizleri Kültürümüzden dahada yozlaşdırıyor, örneğin öncede sitelere
girildiginde haberler ve ziyaret defterleri okunur ve yazılılar yazılırdı, şimdi birkaç kişini
haricinde hiç yazı yazan yok, yazılan yazıların da okunulduguna inanmıyorum.

Siteyi açan kişi Radyoya giriyor ve tanıkları ile sohbet muhabet,ediyorlar çoğu zaman sahte isimlerle girip,Argo kelimeler, dedikodular, Küfürler, Flört, çöpçatanlik yapiliyor ben kendim çogu kez şahit oldum böylesi olaylara! bırakınız Allahınızı severseniz bumudur Alevi kültürü yaşayıp yaşatmak.


******************************************************

 

Keziban Sourist 23.03.2008 - 13:23


Merhaba Süleyman;

Yazini dikkatla okudun. Bu yazinda bazi eksikkeri tamamlamak isterim, İNTERNET RADYOSU bizlere neler çağrıştırıyor. Baştan bu güne karşı olduğum, bu radyolara halen karşıyım. Biri, biri ne kırılan dostlar ertesi gün radyo açtı. Öyle olmaz böyle olur misali. Şöyle bir yazi yazmiştim, İnternet Radyolarin da türküler söylenip, halaylar çekilmesin, Dini ve Kültürel ağırlıklı konulara değinelim, Yurt içi, Yurt dışı insanlarimiza, gençlerimize faydalı olalım.

Malesef benim bu yazilarım hiç bir işe yaramadığı gibi, bizler hepimiz, bir teknenin içinde televole dünyası yaşiyoruz. Sevgili Süleyman.
Ne yapmamiz lazim?

Bir Öneri: Radyo açan radyo sahiplerine. Birleşin, konuşun ve bir anlaşmaya, uzlaşmaya varın.

Karpinar, Kaleköy, İğdeli, Yerlikuyu, Burunören ve Karaözü bu Köylerin birer köy odasi olsun. Köylüler kendi arasında tüm hafta bir araya gelerek, kendi aralaında barışı ve dostluğu sağlasın. Bu Köy odalarının üstü bir radyomuz olsun. Tek bir radyo bu radyoda hafta sonu bir araya gelerek köylerimize neler yapılmasını, nasıl bir hizmet getirilmesini, hangi köyün nasil bir sorunu var bunlar masaya yatırılsın.
Öneri bizden takdir radyo sahibi olarak sizlerden. Umarim inasnlarımız sagduyulu bir karar alir. Sevgili Süleyman seninde belirttigin gibi ve hepimizin birdiği argo kelimelere, belden aşagi olaylarind, çöp çatanlıga bir son verilir.

Türkiyede yaşamış olduğumuz şu ortamda, kadınların üsyündeki baskı ve aydınlarımızın sabahın köründe yatagından kaldıralarak tutuklanmasına, sebeb olan çoğunluk bende istediğimi yaparım mantığını taşıyan bir Hükümetin ekmeğine yağ sürmeyelim. Alevi toplumu olarak kendimize yakışanı ve üstümüze düşen görevimizi yarine getirelim.

Saygılar.
Keziban SOURİS

******************************************************



Yüksel Sahin 01.04.08

Merhaba sevgili can insanlar sevgili dostlarım ve yedi avsarlar diye hitap ettigimiz güzel köylerimizin yürekli karekterli aydın kıblesi insan olan insanlarımız merhaba.Evet konumuz davet ve birleşme zaten ayrı degiliz ama tabi saolsunlar site ve yörelerimize hitap eden birleştirici kaynaştırıcı radyo ve siteler var evet malesef dogru sitelere yazılan yazıları okuyorum herkes kendine yakın radyoları veya siteleri tercih ediyor ya akrabasi vardır ya arkadası şimdi esas konu-kizilirmak radyo kurucu ve sunucu arkadasların yazısını okudum yüreklerini ortaya koymuslar gerçekten güzel bir davet bir çatı altında toplanırsak daha güzel işler ve daha yürekli saglam temeller atılacagına inanıyorum bu davete diger site ve radyo kurucu arkadasların dikkate alacagına inanıyor birligimizin ve beraberligimizin tek yürek olacagına bütün kalbimle inanıyor ve davete icabet etmelerini gönülden arzuluyorum saygı ve sevgilerimi sunarım ve sözü Pirsultan Abdal lın sözü ile bitiriyorum.

GELİN CANLAR BİR OLALIM


******************************************************

 

 

 

KURUCUSU HÜSEYİN EKİCİ’NİN TÜRKMENLERİNSESİ RADYOSUNUN KAPANIŞ NEDENİ İLE İLGİLİ BASIN BİLDİRİSİ


Hüseyin EKİCİ
TÜRKMENLERİN SESİ RADYOSU
(Eski İğdelinin Sesi Radyosu)

TÜRKMENLERİN SESİ RADYOSU’NU NEDEN KAPATTIK

İğdelinin Sesi Radyosu” “Türkmenlerin Online Sanal Radyosu” olarak kurduğumuz ve “Kuruluş Gerekçemizle Radyo Kurallarımızı” yayınlayarak yayına başlayıp daha sonra “Türkmenlerin Sesi” olarak yayınını sürdürdüğümüz Sanal Radyomuz 14.04.2008 tarihinde yazılı ve canlı yayına kapanmıştır.

Sanal bir radyo olarak hizmet veren, bir eğlence yeri olması gerekirken neden bu kadar kısa ömürlü olunduğunu ve neden kapatma kararı alarak üç gün süreyle tartışma platformu oluşturduğumuzu ve sonunda aldığımız kararı uyguladığımızı kamuoyunun bilgilerine sunmak isteriz.

GENEL OLARAK SANAL RADYODA OLMASI GEREKENLER

 

  • 1- Radyo yayını sanal da olsa bir iletişim aracı olarak düşünülmelidir.
  • 2- Radyonun yayını hangi tür bir müzik veya yayın formatı üzerine kurulmuşsa onu devam ettirmesi kuruluşu gereği ve kurucusunun istemleri ile izleyenleri arasındaki arz ve talebe göre oluşmaktadır.
  • 3- Sanal Radyolar aynı zamanda bir eğlence aracıdır. Bu radyoyu dinleyenler bir yandan müzik dinlerken, diğer yandan isterlerse radyo üzerinde bulunan yazışma alanından kendisine bir “isim alarak” sohbete katılabilmektedir.
  • 4- Hiçbir şekilde radyo dinleyicileri birbirleriyle tanışma zorunluluğu içinde olmamalı ve zorlanmamalıdır.
  • 5- Yayıncı yayın politikasını serbestçe ve kendi iradesiyle oluşturduğu için bu konuda aynı zevki taşıyan kişilerce izlenebilmelidir.
  • 6- Sanal Radyo da diğer iletişim araçlarında olduğu gibi basın ve ahlak yasasına uymak zorundadır.

 

FEODAL TOPLUMLARDA SANAL RADYO


Asıl bizim can alıcı olarak gördüğümüz nokta buradadır. Bizim baz olarak ele aldığımız ve ürkütücü olarak gördüğümüz ve bunun önüne geçilmediği taktirde vahim sonuçların ortaya çıkabileceğini düşündüğümüz konu, Feodaliteden henüz arınmamış toplumlardaki Sanal Radyolardır.

Her ne kadar eğitimli olursa olsun, dünyanın birçok uygar toplumunun içinde her türlü teknolojik olanakları kullanırsa kullansın ve hatta ekonomik sorununu çözerse çözsün bir kişinin beyni henüz feodal yapının gerektirdiği çağ dışılıktan kurtulamamışsa bu sanal radyo yayının ne kadar insanları birbirlerine düşman ettiğini ve kamplara böldüğünü ve bunun da ne kadar vahim sonuçlar doğurabileceğini her akli selim insan bilmekte ve görmektedir.

İlk Sanal Radyoyu kurduğumuzda gördüğümüz manzara bizleri ne kadar mutlu ettiyse gün geç tikçe mutsuzluğumuz da o derece artı.

Çünkü, sanal radyo kurduktan sonra sel gibi insanlar birbirleriye tanışmak ve akrabalarını yakınlarını bulmak gibi bir sevince kapıldı. Düğünlerini, doğumlarını, cenazelerini buradan duyurup anında iletişim kurmaya başlanıldı. Bizler de ne kadar doğru bir hizmet verdiğimizi çok yorucu çalışmalar ve emek olmasına karşın bu hizmeti onurla yapmaya devam ettik. Bu arada kendi yayın politikamızı sunarken, kesinlikle Türkçe Dil ve karakterine özen gösterdik. Türkçe yayın yapma çizgimizden asla taviz vermedik. İzleyicilerimiz bizi tuttu ve kısa dönemde yıllarca yayın yapan sanal radyoların da önüne geçerek hep gözde ve takdir edilen bir yayın oluşturduk.

Ancak , kısa bir süre sonra bizden özenen kişilerce yeni yeni sanal radyolar kurulmaya başlandı. Elbette çok seslilik güzeldir deyip biz de destekledik. Fakat gördük ki, bir cenaze olduğu zaman radyosunu kapatıp o acılı aileye destek vermek için “yayını durdurduk siz ne diye devam ediyorsunuz derhal radyonuzu kapatın” diye bize tehditler gelince “eyvah acılı ailelerin duyguları sömürülmeye başlandı bunun ardı gelecek” dedik. Gerçekten de öyle oldu. O acılı aile daha önce bizim radyoya giriyor, bizde hatta yayın bile yapıyordu. Biz cenazede radyo kapatmanın yanlış olduğun söyledik. Acılı ailelerin acılarını ne kadar paylaşsak da duygular aklın önüne geçmişti bile. O çok sevdiğimiz aileler bizden koptu ve yeni kurulan sanal radyolarda, ya da başka radyolarda yerini aldı. Ama bize de kırgınlıkları hala devam etmektedir. Halbuki her gün vatanı uğruna şehit düşen askerlerimizin cepheden cenazeleri gelirken aynı duyarlılığı gösteremedik. Bu şu demek miydi? Şehitlerimiz olmuşken tüm Türkiye yayınını durdurmalımıydı? Bunu anlatmaya çalıştık ama anlatamadık. Çünkü sömürülen insanların hassas noktalar olan kaybettiklerinin acılarıydı. Ölümdü.

Bu da yetmedi. Yeni kurulan sanal radyolar inanç bazında halkın hoşuna gidecek görsel yayınlar yapıp halkın duygularını sömürerek ben daha iyi inançlıyım imasını vererek inançlı toplum üzerinde çok kötü imajlar yaratıldı.

Bu da az geldi. Biz Avşar’mıyız? Türkmen’miyiz? Ya da bunların dışında mıyız, neyiz? tartışması yaratılarak bilim ve tarih hiçe sayılarak ehil olmayan kişilerce ırklar tartışılmaya başlandı. Nerde mi? Sanal Radyolarda. Her sanal radyo kendine taraftar bulabilmek için elinden geleni ardına koymadı ve devam etti.

Yüzlerce, binlerce birbirlerini sanal ortamda tanıyan insanların, akrabaların henüz birbirlerinin yüzlerini dahi görmeden kamplara bölünmesine sebep olunmaya başlandı.

Bu da yetmedi. Biz İslam Dininin içinde mi? yoksa dışında mıyız? gibi çağımızın ve insanlarımızın istemediği konular tartışılmaya başlandı. Sanal radyolara sızan bu tipler insanları birbirlerine düşürdüler ve yeni düşmanlıkların doğmasına neden oldular.

Bu da yetmedi
. Bir radyoya girenin diğerine girmeme yasağı getirildi. Kim tarafından? Radyo kurucuları tarafından. Çünkü radyo sahipleri kural koymuşlardı. “Ya devamlı buraya gireceksiniz, ya da girmeyin” şeklinde tehdit ediliyordu. Ayrı radyolara girenleri casus olarak nitelendiriyorlardı. Onlarda casus olmadığını ispat için tek yerde bulunuyor, ya da mecburen ya girmiyorlardı, ya da isimsiz girmeyi tercih ediyorlardı. Radyo sahipleri yine tehdit ediyorlardı . “Biz sizin IP numaranızdan isimsiz de olsanız tanırız. Nere giderseniz biz sizi görürüz” gibi abuk sabuk savlar ileri sürüyorlar ve tehdit ediyorlardı.

Bu da yetmedi
. Bu Sanal Radyoculuk işini tamamen kendi egolarını tatmin için kullanan henüz beyinleri olgunlaşmamış feodal yapıda olanlar ise, en tehlikeli sınıfı oluşturmaya başladılar. İlgili firmadan ücretsiz edindikleri radyoyu birilerinin adına açıp birilerine lütufta bulunmaya başladılar. “Bak sana radyo açtım başına geç yayını kendin yap” gibi son derece bilinçsiz ama bölmek parçalamak için çok güzel bir planın parçası olarak işlevini iyi sürdürüyorlardı.

Kişilerin zaaflarını çok iyi değerlendiriyorlardı. Kişi içki meraklısı ise ona göre davranıp “sen de radyo yöneticisi oldun hem de şu radyonun başına geç yöneticisin” deyip adeta memur tayin ediliyorlardı. Giren kişi istese de bir daha oradan çıkamıyordu. Çünkü mimleniyordu. Giderse casus muamelesine tabi olacaktı.

Radyo sahipleri veya orada bulunan taraftarlarca birbirlerine iletiler aracılığıyla tehditler yağmaya başlandı. Örneğin; “senin kemiklerini tek tek kırıp çuvala dolduracağım ulan” “senin filan yerde ne işin var, orası senin köyün mü?” “ben köyümün aşığıyım” “ben köyümün delisiyim” “radyoyu tekeline geçirmişsin” “radyo kurmuşsun ama kendi siten üzerinden bizi zıplatıyorsun” “biz senin siteni okumak zorunda mıyız?” “senin hanımın bizim köylü ulan, senin orda ne işin var?” “Seni bulunduğun yerde çivileyeceğim, parçalara ayıracağım, kemiklerini tek tek kıracağım” İşte bu ve buna benzer sözler. Tehditler, küfürler ve daha birçok şey. Birbirlerini hiç tanımayan ancak isimlerini ve köylerini buradan bilip öğrenen onca insanlara yapılan davranışlar ve sözlerden bir kaçı bunlar. Bunu yeni yetişen çocuklarımızın da okuduğunu bir düşünürseniz olayın vahametini daha iyi anlarsınız. Diğer tehditleri suç duyurusu olur diye yazmadım. Bu nereye doğru gittiğimizi gösteren vahim bir durumdur. Kendimizden biliyoruz ki, bize de gelen bu tehditleri yapanların düğününe, cenazesine veya gidilmesi gereken bir durumda nasıl yan yana gele bilineceğini hiç düşündünüz mü?

Sizin köyün radyosu yok al sana radyo. Sizin aşağı mahallenin radyosu var sizin niye yok alsana radyo. Sizin neden olmasın bir radyonuz alsana radyo?

Sanatçılarda radyoların sanatçısı olunmaya başlandı. Bir sanatçı bir radyoya çıkmışsa diğer radyo o sanatçıyı programlarına almamaya başladı. “Sen falan radyonun sanatçısısın git kardeşim bizden uzak dur.”

Bu neyi de beraberinde getiriyor bunun farkında değiller.

HUSUMET VE KAN DAVASINA DÖNÜŞÜYOR


Sanal Radyo önce köyler arasında bir husumet doğurdu. Sonra köylülerin atalarından gelen feodal alışkanlıklarını hortlattı. Senin baban benim babamla önceden beri hasımdı. Bu yeniden ortaya çıktı. Yeni nesil bunlarla tanıştı. Biz radyo kurucularının istemleri, hizmetleri yerinden saptı, başka mecralara doğru hızla toplumu birbirinden uzaklaştırmaya yöneldi.Kaş yapayım derken göz çıkarmaya başlanıldı. Yeni yeni husumetlerin ortaya çıkmasına neden olundu.

Bunun mutlak surette önüne geçilmesi ve yeni radyo kurmaya kalkışanlara itibar edilin memelidir. Hatta, var olan Sanal Radyolar kendi yöneticileri tarafından kapatılıp yepyeni bir kuruluş olarak organize bir şekilde ve resmi olarak kurulmalıdır. Toplumun birbirlerine düşman olunması acilen önlenmelidir. Taşın altına girebilecek elleri sokmadan ve bu işi profesyonel yapmadan kesinlikle bu “Sanal Radyo Terörü”nün önüne geçilemeyeceği kanısındayız. Eğer Sanal Radyo yöneticileri bunu yapmıyorsa, geriye bir şey kalıyor. İzleyiciler; ya bu düzene devam diyecekler, ya da hepsini birden protesto edip radyolara girmeyecekler. Sanal Radyoyu amacının dışında kullananlar ancak o zaman kendilerine çeki düzen vereceklerdir.

 

SONUÇ

Aksi taktirde, SANAL RADYO TERÖRÜ oluşmaktadır. Bu terörün içinde var olmamak için biz kendimizi fesh ederek Sanal Radyo Terörüne destek vermiyoruz. Senin radyon güzel değil, benim radyom güzel tartışması yerine tüm sanal radyoların gerekirse yeniden kapanıp ehil ve aklı başında kişiler tarafından yeniden oluşturulması kesinlikle şarttır.

Adları ne olursa olsun, sanal radyoların köy adına kurulması büyük sakıncalar doğurmaktadır. Bundan kesinlikle kaçınılmalıdır. Çünkü bizler henüz feodalizmden kurtulamamış ve o olgunluğa erememiş toplumlar olduğumuzu bir kez daha kanıtlamış olduk.

Bizim yöremizin insanları elbette kan davası gütmeyen mahkeme kapılarında bu gerici çağdışı geleneklerden dolayı, yasadışlıktan yargılanmayan aydın bir toplumdur. O halde, bunun gereğini yapmalıdır. Sanal Radyo Terörü’nden mutlak surette bir an önce kurtulmalıdır.

 

Deneme yayınlarına 09.10.2007 tarihinde başlayıp 14.04.2008 tarih saat 24:00’e kadar süren canlı yayın süresince 40.000 – 45.000 kişinin ziyaret ettiği yaklaşık 150 gün süren yayınımızda bizlerle birlikte olan ve bizleri yalnız bırakmayan canlarımıza,

  • Radyo aracılığıyla tanıştığımız binlerce gönül dostlarımıza ve akrabalarımıza,
  • Yeni yeni dostlukların pekiştirildiği bu mekanı bizimle birlikte paylaşan dünyanın dört bir tarafından bizlere katılan ve evlerine konuk eden tanımadığımız tüm gönül dostlarımıza, mihmandarlarımıza,
  • Acı tatlı günlerimizde birlikte olduğumuz dostlarımıza,

Sonuna kadar kadar bizleri yalnız bırakmayan tüm dost ve canlarımıza vefa borcumuzun olduğunu bildirir, teşekkürlerimizle saygılarımızı sunarız.

15.04.2008

 

Türkmenlerin Sesi Radyo Kurucusu

Hüseyin EKİCİ

Üsküdar/İstanbul

-o-