ZİYARETÇİ DEFTERi KAYIT FORMU / Eingabeformular Gästebuch -TÜRKMEN SİTESİ-

Ins Gästebuch eintragen
CAPTCHA image for SPAM prevention  

Görüntülenen sonuçlar: 441 ila 480. Toplam sonuç sayısı: 2492
 

Nurettin bilici

‎17.03.2012 de Frankfurt cem evinde Burunören Köyün Dernek toplantisi var köyunü seven köyune sahip cikan butun köylulerimiz davetlidir...
Adres an der steinmühle 16
65934 frankurt am main

 

Eren Eren

Sandıkta düşlerini biriktirip, mezarlıkta soluklanıyorsa eskiyen kızlığı, musalla taşı düşüyorsa çeyizine; ilk cemreyle mezar kazıyorsa doğacak çocuklarına, naçar kalıp kuma oluyorsa, acılar akıyorsa alnında, varoşlar boyanıyorsa çığlığıyla, her daim aşksızlığa ağlıyorsa,
elbette şiir kadından yana olacaktır… Kadın- Erkek omuz omuza, yaşanası 8 Mart’lara

 

Osman(Cafer) TATAR

Doğumdan ölüme kadar hayatın her anında varlıklarını hissettiğimiz, bizi biz yapan analarımız, bacılarımız, hayatımızın yarısı hatta çok daha fazla değerlerimizi ifade eden değerli kadınlarımızın bu özel gününü yürekten kutlarım.

 

yedi avsarlar

RADYO YEDİ AVSARLAR SPONSOR LARI
Asitretimizin
Y edi Avsarlar Top.Day.ve Kül . Der.Ankara
Kesintisiz yayin yapan resmi radyosudur.
Sizlerin destegi ile yayin haytina devam etmektedir.
Daha iyi yayin yapmak sitemizin içerigini sizlere faydali olmasi için öneri elestiri ve desteklerinizi esirgemediginiz icin minnettariz.
Web sitemize sponsor olan
Cinar Kuyumcu, Sir Turku Evi , Sema Moda Evi, Cinaroglu Market,Cinar Dershanesi,Hedef Optik
degerli firmalarimiza tesekkür ederiz
http://www.radyoyediav[..]

 

ozan sorlu

Tarafınızdan Alevilik,Dersim Aleviliği ve Türkmenliği hakkında detaylı bilgi almak istiyorum.

 

Eren Eren

YANLISA BAKARSAN DOGRUYU GÖREMEZSiN !
28 Şubat tartışmaları sürüp, gidiyor. Adalet duygusu olmayanlar, salt kendi penceresinden olayları bakıp, iktidar ve medya gücüyle bir algı yaratıyor. Süreç nasıl gelişti, mağduriyet nereden doğdu, bugün hangi meseleler araştırılmalı ve aydınlatılmalı, diye samimi bir soruya rastlamak olası değil. Haklılığına iman etmiş, dindar ve nefretini diri tutan bir gençlik yaratmak için kolları sıvamış siyasal iktidar, korku cumhuriyetinde dilediği gibi at oynatmaya devam ediyor.

Sürekli bir kutuplaşma yaratarak, toplumu kaba ayrımlarla tarif etmeye, sıkıştırmaya çalışan iktidar ve onun kanaat önderleri, olmadığımız gibi davranmaya itiyor bizi. Askerler ve Milli Görüş arasındaki al gülüm ver gülüm demokrasisinde taraf tutmamız isteniyor.

ESAS MESELE!
12 Eylül sabahı askeri müdahaleye ‘Ordumuz bizi komünistlerden kurtardı’ diye alkış tutanların önü hızla açıldı. Unutmayalım. Solcular darağacında can verip, demir parmaklıklar ardında ömür tüketirken imam hatipler, kuran kursları yoluyla kimilerinin önü asker eliyle açıldı. Siyasal ucube, dört eğilim partisi küresel destekle neo-liberal yavşaklığı ülkeye pazarlamaya başladı. Süreç milli görüşçülere, tarikat liderlerine, azgın milliyetçilere göre düzenlenmişti. Dindar gençlik o günlerde kurgulanmış, piyasaya sürülmüştü. Öğretim üyeleri sürgün edildi, üniversiteler açıkhava hapishanesine döndü, sendikalar kapandı/mallarına el kondu ve sonucunda ortaya rakipsiz İslam soslu/piyasacı partiler sürüldü. Mesele budur.

28 Şubat; askerin koltuk altında filizlenen, sürekli onu alkışlayarak büyüyen siyasal hareketlerin kantarın topuzunu kaçırmasıdır. Komünistlerden kurtulan asker, panzehir olarak gördüğü dincilerin yoldan çıktığını görünce bir ayar verme gereksinimi duymuş, bunun için de post-modern bir darbe yapma yoluna gitmiştir. Zaten askerden talimat almaya hazır medya, patronlar gereğini yapmıştır. Mesele budur.

Milliyetçi, piyasacı, laik askerler; milliyetçi, piyasacı, İslamcılara bir ayar verdi. Üstelik bu süreç öylesine gelişti ki, gömlek değiştiren siyasal akım, tıpkı darbe sonrasında olduğu hemencecik iktidar oldu. Mağdur diye sunulan bugün ülkeye tek parti olarak yöneten iktidar işte. Başka türlü söylersek, askerler araziyi öyle düzledi ki yepyeni bir tek parti çıktı. Mesele budur.

Uzatabiliriz…

GERÇEK MAĞDUR
90’ların korkunç günlerini anımsayalım. Karanlık sokaklarda can veren Kürtleri! Aydın, iş adamı, siyasetçi, öğrenci. Hala faili meçhuller arasında bu cinayetler. Yaşamımıza ‘Cumartesi Anneleri’ diye bir olgu girdi. Gözyaşları sürüyor, dinmedi.

SHP bir cesaretle meclise Kürt vekilleri taşıdı. Türlü operasyonlarla bu insanlar seçilmiş oldukları halde demir parmaklıklar ardına gönderildi. Kimsenin sesi çıkmadı. Milli irade rafa kaldırıldı.

Sivas’ta diri diri aydınlar, sanatçılar, aleviler yakıldı. 15.000 kişi izledi. Meclis sustu. Asker sustu. Polis sustu. Toplum sustu. Ağlayanların büyük kısmı timsah gözyaşı döktü.

MİLLİ GÖRÜŞ
Dönemin koşullarında iktidar olan Milli Görüş canilerin avukatını Adalet Bakanı yaptı. Bakan kırmızı plakasını çıkarıp, görevdeyken katillere destek ziyaretine gitti. Milli Görüş dönemin belediye başkanı Karamollaoğlu’nu meclise taşıdı. Bu kişinin ifadesine bile başvurulmadı. Aziz Nesin’i öldürmek için her şeyi yapan Cafer Erçakmak bir türlü bulunamadı. Evinde daha yeni can verdi. Caniler tutuksuz yargılanmak için serbest bırakıldı. Birçoğu yurtdışına kaçtı. Yerlerini saptananlar için iade girişiminde bulunulmadı.

O sırada Libya çöllerinde kara bir güldürü oynamakla meşguldü başbakan. Özgürlük, adalet isteyenleri ‘Glu Glu Dansı’ yapmakla itham ediyordu. “Kanlı mı olacak, kansız mı?” sorusunu o günlerde işittik.

Uzatmak mümkün…

ZAMANAŞIMI
Si[..] Katliamı Davası zamanaşımına uğruyor. Şaşırdınız mı? Anneler evlatları için kanlı gözyaşı dökmeye devam ediyor. Adalet isteyenler yazık ki bu çirkin kutuplaşma da taraf olmaya itiliyor.

28 Şubat’ta yandaş olmaya mecbur muyuz? Lanet olası darbelerin kimin önünü açtığını anımsayalım. Kimin iktidar olduğunu ve hesap sormadığını unutmayalım.

Zamanaşımı olsa ne olur olmasa ne olur. Biz “Acıyı Bal Eyledik”!

 

Eren Eren

BiR DiALOG;
Bir durusmada,hakim saniga sorar...
-Adalete güveniyormusun?
-Su andan ihtibaren yüksek adaletin garantisi altinda bulunuyorsunuz.
-Sanik cevap verir ,kimin adaletinden bahsettinize bagli der!
Hakim kizarir
-Lakin yüce devletin adaleti der.
Sanik;
-Söz konusu adalet halkin adaletimi,yoksa bir avuc sömürücü icin olan devletin adaletimi der?
Hakim;
-Onu bende bilmiyorum der!!!
Saygilarimla.

 

Vedat TATAR


MUSTAFA BALBAY: BANA İLK TAŞI HİÇ "OFF THE RECORD" GÖRÜŞME YAPMAMIŞ BİR GAZETECİ ATSIN!

Mustafa Balbay’ın cezaevinde üçüncü yılı doluyor bugün. 5 Mart 2009’da ikinci kez gözaltına alındığında Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi'ydi. Şimdiyse yazarlığının yanı sıra CHP İzmir milletvekili. Ama bu da onu 'Silivri mahkûmu' olmaktan kurtaramadı. 'Hükümsüz' bir cezanın infazını çekiyor cezaevinde.

Duruşmada ayaküstü bağırarak aktardım sorularımı, sonra avukatları aracılığıyla sorular ekledim. Balbay da el yazısı notlarıyla yanıtladı

Gazeteciliğin ilk basamağı ve en son basamağı muhabirlik. Haber müdürlüğü, Ankara temsilciliği, köşe yazarlığı görevlerini hep bu anlayışla yaptım. Bu anlamda yüzlerce haber kaynağım oldu. Türkiye’nin gündemi neyse benim gündemim de oydu. Pek çok gazeteci gibi off the record görüşmeler de yaptım. Yazılmak ve yazılmamak üzere yaptığım görüşmelere ilişkin notların tümü aynı anda kopyalanıp yeniden üretilmiş. Hemen hiçbiri kendi görüşüm olmayan bu notlardan 'terör faaliyeti' üretildi. Her türlü mesleki eleştiriye açığım ama, “Bu notlar terör faaliyeti” diyen varsa sözüm şu: Bana ilk taşı hiç off the record görüşme yapmamış bir gazeteci atsın!

GÖKDELENDEN ATILDIM

Tutukluluğumun dördüncü yılına giriyorum. Söylemeye dilim varmıyor ama bu süreçte içimdeki en büyük yara hukuka inancımın sarsılması. Silivri yargılamalarında o kadar çok hukuksuzluk var ki... En kötüsü de, bu duruma alışıldı. Türkiye tarihindeki siyasi davalara bakın: Bugün hangisine “Hukuki bir yargılamaydı” denilebiliyor? Hiçbirine... İşte Silivri de öyle olacak. Bugünün gerçeklerine bakmaktan çok, geçmişin yasını tutmayı seviyoruz. Bir kuşak sonra Silivri Müzesi bambaşka şeyler anlatacak. İnfaz sistemimize göre dört yıl hapis 10 yıllık cezaya karşılık geliyor. Bu ucu açık yargılamanın, iddianamesi, delili, klasörü bir yana tek gerçeği var: Cezaya dönüşen tutukluluk.

Başbakan dört aylık hapishane yaşamını her fırsatta dile getiriyor. Bunu hukuksuzluk, yargının siyasallaşması ve büyük haksızlık olarak anlatıyor. Bense seçim bölgesinde oyların yüzde 50’sini almış bir milletvekili olarak tutukluluğun dördüncü yılına giriyorum. Başbakan, kaldığı Pınarhisar Cezaevi'nde koğuşunu, koğuş arkadaşlarını kendisi seçti. 30 bin kişinin ziyaretine izin verildi. Bense tecritteyim. Demek ki damdan düşenin halini damdan düşen anlamıyormuş. Damdan düşen, bu yolla fazla zarar görülmediğini bildiği için gökdelenden atmak istiyormuş.

İNTİKAM

N[..] duygum yok aldığım ders çok

Bütün yaşadıklarıma karşın içimde pozitif bir enerji var. Yakın geleceğin belirsizliğine karşın ileride yapabileceğim çok şey var duygusuyla doluyum. Arada bir kendimi tartıyorum; herhangi bir intikam ya da nefret duygusu yok. “Sahiden mi, hiç mi yok?” diye soruyorum kendime ama gerçekten yok. İnsan böyle bir duyguya kapılırsa, yaşamını tümüyle ona göre şekillendirir. Daha doğrusu yaşamını bu duygular yönlendirmeye başlar. Oysa başka hayallerim var. Yıllar önce Hiroşima'da Atom Bombası Müzesi'ni gezerken orada görevli gence, “Amerikalılara düşman mısın” diye sorduğumda şu yanıtı almıştım: “Hayır, ülkelere değil, savaşa düşmanım.”

ZAMAN KAVRAMI

Cezaevinde gecenin saati yok

Hapiste nasıl zaman dilimleri farklı işliyorsa, gece gündüz kavramları da değişiyor. Bazı geceler bir kitap sarıyor seni. Zaman senin... Sabah 08.00 sayımından sonra da uyuyabilirsin. O zaman oku sabaha kadar; ışıl ışıl olsun için dışın. Bazı sabahlar bütün duygular toplu ziyarete geliyor. Hasret zaten hep yatağın dibinde, kapının önünde. Belirsizlik Esenboğa sisi gibi. Kendini beş adıma 14 adımlık havalandırmaya atarsın. Bir bakmışsın hüzün yağıyor. Tepede güneş parlasa bile gecedir. Böylesi zamanlarda ille de gündüze zıplamak için zorlamam kendimi. Bilirim ki yaşam sevincimi, yaşama bağlanma duygumu besleyen her şey çok az sonra birdir bir oynayarak gelecek.

YALNIZLIK

Ateş[..] tutmayı buzu yutmayı öğrendim

Yalnızlık, göreceli bir kavram. İnsan yüzlerce kişinin arasında da kendisini yalnız hissedebilir. Hapiste yalnızlıksa adeta elle dokunulur ve oturulup muhatap olunur bir kimliğe bürünüyor. Nâzım Hikmet'lerden, Aziz Nesin'lerden süre gelen hapishane edebiyatının başlıca pınarı koğuş yaşamı, öteki koğuştakilerle kurulan bağlar. Silivri'de bize yönelik tam bir yalnızlaştırma uygulaması var. Üç yılı dolan tutukluğumun ilk bir buçuk ayını ve son bir yılını tek başıma geçirdim. Yalnızlıkla birlikte insan olağanüstü iç yolculuklara çıkıyor. İnsanın vücut kimyasındaki değişimin ışık hızından daha çabuk olabildiğini böyle öğrendim. Hapishane bana ateşi tutmayı, buzu yutmayı öğretti. Yalnızlık da perdeleri kaldırıp her şeyi olduğu gibi görmemi sağladı; vefalı, gerçekçi, acımasız bir dost oldu.

ÇOCUKLUĞUM

İlk oyuncağım Türkçe'ydi

1960'ta Toroslar'ın eteğinde güzel bir kasabada doğdum. Burdur'un Yeşilova ilçesi Güney kasabası. Salda Gölü'nün az ötesinde bir tepenin eteğinde kuruluydu. Radyodan dinlediğim şarkıların sözlerini evimizin önünden geçenlere, komşularımıza göre değiştirmeye başladım. Kahkahalarla gülen, arada bozulanlar olurdu. Her tepki beni keyiflendirirdi. Sözcükler benim için bugünün yap-boz oyunu gibiydi. Bilinçli kullandığım ilk oyuncağım Türkçe'ydi diyebilirim. Çocukluğumdaki o alışkanlık gazetecilik tarzımın bir parçası oldu.

SEYAHAT

Babamın şoförlüğü beni gezgin yaptı

Babam mesleğini çok severek yapan bir kamyon şoförüydü. Gittiği yerleri ballandıra ballandıra anlatırdı. Yaz tatillerinde kardeşim Suat'la dönüşümlü olarak babamla seyahat ederdik. Böylece bende yeni yerler görme aşkı yerleşti. Gazeteciliğimin yanına koşulları zorlayıp gezginliği de koydum. İnsan görmeden öğrenebilir ama görmeden sevemez. 80 kadar ülke gezdim. 26 kitabımdan sekizi gezi notları. Başlangıçta gezilerin beni bu kadar eğitip dolduracağını düşünmemiştim. Hapiste o gezileri tekrar yaşıyorum.

HAPİSHANE

[..] aşkımızı çoğalttı

Hapiste her şeyin öyle ya da böyle çözümünü buldum. Beden ve beyin sağlığını korumak için mevcut durumu mutlak sayıp bir yaşama düzeni kurdum. Hiçbir duygunun beni sarıp sarmalamasına izin vermedim. Hasret hariç. Çocuklarımla birlikte ikinci bir 'büyüme' hayal etmiştim. Şimdi ayda bir kez bir saatlik açık görüş en büyük bayram. Hasret, eşim Gülşah ile aşkımızı çoğalttı. Kızım Yağmur her görüşte boyunun ne kadar uzadığını gösteriyor. Oğlum Deniz haftada bir 10 dakikalık telefon hakkının niçin daha uzun olmadığını anlamıyor.

SİYASET

Kal[..] bırakmadan CHP'de olmak istiyorum

Gazeteciliği yaparken hep halkın içinde olmayı da istedim. Ankara gazeteciliği ağırlıkla kurumlarla muhatap olmayı gerektirir. Ben özellikle salon toplantılarıyla, kitap fuarlarıyla insanlarla yüz yüze gelmeye çalıştım. Bu konferanslarda bana, “Neden siyasete girmiyorsunuz” diye sorarlardı. Yanıtım şu olurdu: “Siyaseti önemsiyorum. Lütfen siz de siyasete girmeyi düşünün. Bu ülkenin iyi, işini seven gazetecilere de ihtiyacı var. Benim hayallerim Cumhuriyet’le, gazetecilikle... ” Böylesine ağır bir siyasal saldırı beni siyasetin içine taşıdı. Kalemi bırakmadan CHP içinde de bütün enerjimle var olmak istiyorum. Bir Cumhuriyetim vardı, iki oldu. İkisinin de kökü, gücü ve sorunları birbirine benziyor.

CİNAYETLER

Te[..] saldırısına hazır, terörist suçlamasına hazır değildim

Abdi İpekçi öldürüldüğünde iletişim fakültesi ikinci sınıftaydım. O gün mesleğe ilgimde milim eksilme olmadı. Bunu, mesleğin bir gerçeği kabul ettim. Yıllar geçti. 1995’te Cumhuriyet’te Uğur Mumcu’nun sütununda yazmaya başladım. 1999’da gazetedeki oda komşum Ahmet Taner Kışlalı da, Mumcu gibi hain bir terör saldırısı sonucu katledildi. Yerini doldurmak değil, bayrağı yerde bırakmamak için sütununda yazdığım Mumcu ve yan yana çalıştığımız Kışlalı’nın katli, beni de benzer saldırıya hazırlıklı olmaya itmişti. Terör saldırısına uğramaya hazırdım ama terörist diye suçlanmaya hazır değildim. Ne yazık ki, ölüm ve hapis ülkemizde hâlâ gazetecinin meslek hastalığı. Bu hastalıkların 21. yüzyıla sıçramamasını isterdim.

HAYALİM

Duvar[..] kesilmeyen alanlarda koşmak istiyorum

“Çıkınca ilk yapmak istediğim” diye sıralayacağım o kadar çok şey var ki. Burada her yer beton ve demir. Sabah uyandıktan sonra gece yatana dek ayakkabı giymek zorundasın. Kışın hep botlayım. Ev sıcaklığını, ailemle evde olmayı özledim. Geçenlerde kızıma, çıkınca neler yapacağımızı, nerelere gideceğimizi sıralarken sözümü kesti, “Baba sen eve gel, karşımda otur yeter” dedi. Belli ki, evdekilerin de en büyük özlemi bu. Ankara’da Botanik Parkı'nda, Seğmenler Parkı'nda, ODTÜ Ormanı'nda ağaç dostlarım var. Çıkınca önümün duvarlarla kesilmediği o alanlarda koşmak istiyorum. Bir de yazı aramızda su katınca beyazlayan sofralarda sohbeti özledim.

"Hücrenin kapısı koridora, demir parmaklıklı tek penceresi de havalandırmaya açılıyor. Bakınca duvar ve gökyüzü göründüğü için ben 'gökyüzü penceresi' diyorum. İlk işim demir parmaklıkları saymak olmuştu. Tam 80 gözü vardı. Arada bir o gözlere tutunup gökyüzüne bakmak iyi geliyor. Silivri, Balkan ikliminin tam sınırıymış. Bulutlar çok hızlı hareket ediyor. İçinden ne geçiyorsa bulutlar ona benziyor...(Faruk BİLDİRİCİ / HÜRRİYET)

Odatv.com

 

Cihan DEMİR

Selam
Sizlerle karşılıklı olmak kaydıyla birşeyler paylaşmak istiyorum
Ben Babam tarafında Emir Ali sülalesindeyim.Yani EmirAli dedelerimiz. Kürdüz aşiretim govasti olarak biliniyor Atmalı aşiretinden kopma olduğunu da öğrendim Burda ilginçolan Atmalı aşiretinin 12 boy olması 6 sının Alevi 6 sınında Sunni olduğu söylenmekte.Anne tarafımda Şıh sülalesiolarak zikredilmekte ve bunlarında yani Şıh ve Emirali nin amca çocukları olduğu bilinmekte bu konu hakkında sizlerde benzer durum sözkonusumudur teşekkürler.

 

Vedat TATAR

KARAÖZÜLÜLER VE KARAÖZÜ ve Çevre KÖYLERİ DOSTLARI.
11 Mart Pazar Saat:13:00 Vedat Dalokay Kokteyl salonu Kurtuluş Parkı içi.

En geç 8 Mart Perşembe günü Saat 13;00 itibarıyla etkinliğimize katılacağınızı bildirmeniz bizi rahatlatacaktır. Salon için yer ayırımı açısından ve katılımcı sayısı açısından da önemlidir. Davul-Zurnalı. Bol türkülü yemekte buluşmak dileğiyle...

Davetiyelerimiz Mithatpaşa Cad. 36/ D Yeni HEDEF optik KIZILAY adresinden temin edilebilir.

İlgili Telefonlar:
Yeni HEDEF Optik Tel: 433 34 10,
Vedat TATAR 0533 735 09 00,
İrfan TEMEL 0532 514 61 23,
Tayyar SEVEN 0505 299 77 66,

 

Ali Riza Yildiz

Asagidaki linkteki video yu özellikle izlemenizi, hatta defalarca izlemenizi tavsiye edecegim.

http://www.ted.co[..]

Yorum:

http://www.ted.com/talks/lang/tr/bunker_roy.html

 

Yusuf Aslan



GİTTİĞİMİZ YOL BİZİMDİR.

Bir Bektaş-i eriz bizler
Gittiğimiz yol bizimdir
Allah Allah deriz bizler
Zikreyleyen dil bizimdir

Eli ellerin üstünde
Nur'u Adem cemalinde
O'da Hakk'ın emri diye
Ettiğimiz cem bizimdir.

Zaman zaman and içsek de
Zaman zaman kan kussak da
İçip bu serden geçsek de
Çektiğimiz gam bizimdir.

Zaptiyeler yakalasa
Kadılarda ceza vursa
Yüz bin kere haram kılsa
İçtiğimiz mey bizimdir.

Der Yusuf o şah ın adı
Her gönüle akar tadı
Ceza kesse de o kadı
Erdiğimiz Hakk bizimdir.

Söz: Yusuf Aslan.
Malatya / Fethiye.

http://www.hacibek[..]

 

Hasan Kara

Merhaba Ali bey ben isvicre`den Hasan KARA 1982 dogumluyum 02.02.2002 ise giris tarihim ne zaman emekli olmam mümkün ? tsk ederim...

 

Muzaffer ARICA

KÖYÜMÜZÜ TANIMAK iSTEYEN DOSTLARA DUYRULUR !!!

BURUNÖREN KÖYÜ KÖYODASI RADYOSU CUMARTESi VE PAZAR GÜNÜ KÖYLÜMÜZ MAHMUT DOGAN (Rahmetli; Muharem agbinin oglu) TARAFINDAN YAYINA VE SOHBETE ACIK TUTULUYOR. iLGiLENEN YÖRE iNSANINADA DUYRULUR

 

Eren Eren

TESLiMiYET VE DiRENMEK !!!


İdeolojik mücadelede ve devrimci yaşamda kelimeler silahtır; yanlışı öldürürüz onlarla. Doğruyu ortaya çıkarırız.

Hatta bazen güçlü bir patlayıcıdırlar; her şeyi darmadağın ederler ve biz yeniden kurarız hayatı bu enkaz üzerine.

Bazense; uyuşturucudur, insanı aptallaştırırlar; "ÖZGÜRLÜK" gibi.

Bazen de zehirdir, öldürürler, farkettirmeden, öylesine olağanlaştırırlar ki her yanlışı, gün gün, saat saat, yavaş yavaş öldürürler insanı; "ANLAMAK LAZIM" gibi.

Bazı kelimeler kendi aralarında iki düşman gibi savaşırlar mesela: TESLİMİYET VE DİRENMEK gibi.

Bu iki kelime çok yeteneklidirler, çok saftırlar ama kimse onları kandıramaz. Çıplaktır ikisi de, kimse giydiremez, süsleyemez onları.

Çok saftırlar gerçekten, hiçbir şey katamazsınız bunlara, eritmez, barındırmazlar içlerinde. Zorla karıştırsanız bile ayrı dururlar, aynı kapta bile.

Çok yeteneklidirler, yetenekleri tarihsel deneylerinden gelir. Son sözü hep direnenlerin söylediğini tarihten öğrenmişlerdir. Boyun eğenleri yazmaz bile tarih. Çünkü tarihi direnenler yazarlar.

Çok yaşlıdırlar, rivayete göre insanlığın varoluşu ile birlikte anılırlar. Önce doğaya, sonra sınıflara karşı varlıklarını sürdürmüşlerdir ve insanın insanı sömürmesi bitene kadar da varlıklarını sürdürecek gibi görünüyorlar.

Bu iki kelime, bir rivayete göre her insanla yeniden doğarlar; ve hiç ölmez, hiç yaşlanmazlar bu nedenle. Çünkü her insanla aynı yaştadırlar hep.

Bu iki kelime, en saf, en sade hali ile hemen, demagoglarla-dürüstleri, devrimcilerle-dönekleri birbirinden ayırabilir.

Başlarına veya sonlarına "ama, fakat, ancak..." kelimelerini asla almazlar, alamazlar. Çünkü bu kelimeler direnmek kelimesinin yanında nefes alamazlar, boyun eğmeyi, teslimiyeti ise gizleyemezler.

Bazen kelimeler o günkü yolumuzu çizip geleceğe giderler; öğretmenimizin sloganları gibi.

Bazen dünyanın en güçlü özeleştirisidir kelimeler, YOLDAŞLAR BİZİ AŞIN dendiği gibi.

Bazen inanç ve irade yüklüdür, BU SAVAŞI DA KAZANACAĞIZ dendiği gibi.

Bazen ölümü fütursuzca zafere dönüştürenlerdir; ÖLDÜLER YENİLMEDİLER gibi.

Bazen direnişin sonsuzluğunun en güçlü ifadeleridir BİZE ÖLÜM YOK'da olduğu gibi.

Bunlarda hep direniş vardır.

Biz bir kez direnmeyi seçersek her şey ona göre şekillenir.

Bir kez TESLİMİYETİ seçerseniz de, hayat orada durur, biter, direnenler üzerinize basıp giderler. Belki engel olmaya çalışırsınız, ama geçicidir bu, ASLOLAN DİRENMEKTİR çünkü.

Kelimeler,

bir devrimcinin en etkili, en güçlü silahıdır.

Bir masabaşında yazı yazarken, bilginin ve haklılığın merşuluğu ile hedefe nişan almak kelimelerle...

Bir basın açıklaması yaparken, hiçbir kelimeyi sıradanlaştırmadan...

Bi[..] miting alanında konuşurken, "Kardeşler! Halkımız!.." diye seslenirkenki...

Kuşatıla[..] bir evde slogan atarken, bayrağımız ülkenin her tarafında dalgalanacak derkenki...

inançtır direnişimizi belirleyen.

Bu inançla;

yazdığımız yazıda, yaptığımız basın açıklamasında, konuştuğumuz mitingde, attığımız sloganda ya TESLİMİYETİ ya DİRENMEYİ anlatacağız. İki yol vardır; ya boyun eğeceksin, teslim olacaksın, ya direneceksin. Ara yol yoktur.

Bize ölüm yok, öldüler yenilmediler ve daha bir çok slogan,

öylesine doğal, öylesine sakin dökülürler ki O'nun dilinden; o an anlarsınız bu kelimeler onun yaşamıdır aslında. Çünkü direniş devrimcilğin doğasıdır. Her sabah günaydın der gibi bir yoldaşına, doğaldır direnmek.

İşte bu nedenle böylesine doğal ama asla sıradan olmayan bir şeydir direnmek.

İşte biz bu sadelikte ve bu doğallıkta ustalaşmalıyız konuşurken ve yazarken.

İşte biz bu kelimelerle ustalaşmalıyız dostu düşmandan ayırmakta.

İşte bu kelimelerle ustalaşmalıyız demagoglarla devrimcileri ayırmakta.

Ustamızın bize öğrettiği doğallık, sadeliktir. Ama asla sıradan olmamaktır. Ve o bize öğretti ki, ASLOLAN DİRENMEKTİR.

Nerede olursak olalım, kafalarımızın patlatıldığı, diri diri yakıldığımız hapishanelerde, onlarca mermi ile delik deşik edildiğimiz üslerimizde,

saatlerce kalkamadığımız bir masanın başında ASLOLAN DİRENMEKTİR.

 

Eren Eren

Uyan artık uykudan uyan
Uyan esirler dünyası
Zulme karşı hıncımız volkan
Kavgamız ölüm dirim kavgası
Yıkalım bu köhne düzeni
Biz başka alem isteriz
Bizi hiçe sayanlar bilsin
Bundan sonra herşey biziz

Bu kavga en sonuncu
Kavgamızdır artık
Enternasyonalle
Kurtu[..] insanlık

Tanrı, paşa, bey, ağa, sultan
Nasıl bizleri kurtarır
Bizleri kurtaracak olan
Kendi kollarımızdır
İsyan ateşini körükle
Zulmü rüzgarlara savur
Kollarının bütün gücüyle
Tavı gelen demire vur

Bu kavga en sonuncu
Kavgamızdır artık
Enternasyonalle
Kurtu[..] insanlık

Hem fabrikalar hem de toprak
Herşey emekçinin malı
Tufeyliye tanımayız hak
Dünya emeğin olmalı
Cellatların döktükleri kan
Kendilerini boğacak
Bu kan denizinin ufkundan
Kızıl bir güneş doğacak

Bu kavga en sonuncu
Kavgamızdır artık
Enternasyonalle
Kurtu[..] insanlık

 

Yusuf Aslan

BU GİDİŞAT BİZE İBRET DEĞİL Mİ?

Yer yüzünde detcal ve de melanet
İki yüzlü olan devlet değil mi (A.B.D)
Olmaz olsun dağıttığı adalet
Çoluk çocuk ölen millet değil mi.

Sağda solda bomba patlatıp durur
Kan kokusu bütün cihanı alır
Isırdıkca kuduz olur kudurur
Salyalı dolaşan köpek değil mi. (A.B.D)

Tecavüz mağduru kızlar gelinler
Bu uğurda birer birer öldüler
Bir kıtayı böyle telef ettiler
Bu da bir hayvani şehvet değil mi.

Ankut kuşu gibi avcı'na uçma
Uça uça gidip önüne düşme
Gel gardaşım A.B.D,ye yanaşma
Kaddafi'yle Saddam örnek değil mi.

Hele bak sen şu gavurun fikrine / İtine
Asya'dan bizide almış terkine
Der Yusuf vebali bütün meclise
Bu gidişat bize ibret değil mi.


Söz: Yusuf Aslan.
Malatya / Fethiye.

 

Eren Eren

SiZE BORCLUYUZ,SÖZÜMÜZ NAMUS SÖZÜDÜR!!!
1.Necmettin Giritlioğlu... 2.Niyazi Tekin... 3.Hüseyin CEVAHİR... 4.Ulaş BARDAKÇI... 5.Koray DOĞAN... 6.Mahir ÇAYAN... 7.Sabahattin KURT... 8.Nihat YILMAZ... 9.Saffet ALP... 10.Sinan Kazım ÖZÜDOĞRU... 11.Ertan SARUHAN... 12.Hüdai ARIKAN... 13.Ahmet ATASOY... 14.Ömer AYNA ... 15.Cihan ALPTEKİN... 16.Hatice ALANKUŞ... 17.Özer ELMAS... 18.Ali Necip BOZALİOĞLU... 19.Hasan ATEŞ... 20.Kemal KARACA... 21.Çiğdem YILDIR... 22.Sadettin Emir ÇINAROĞLU... 23.Ahmet EREKLİ... 24.Fevzi AZIRCI... 25.Abdülkadir ADANUR... 26.Mehmet TEPE... 27.Fikret KARA... 28.Çağlar COŞKUNER... 29.Ercüment AKSOY... 30.Hatice ÖZEN... 31.Fehime ÖZTÜRK... 32.Hasan OKUT ... 33.Renan ERİŞ... 34.Müjdat ÇELİKYAY... 35.Ferhan PEKER... 36.Muammer KARAN... 37.Turgut İPÇİOĞLU... 38.Numan KAYGUSUZ... 39.Asaf TUNÇ... 40.Nurettin GÜLER... 41.Yüksel EROL... 42.Mehmet MARAŞ... 43.Şenol ŞENER... 44.Mehmet BÜÇKÜN... 45.Hamit KAYA... 46.Kenan AYDEMİR... 47.İlhami ÇAVUŞOĞLU... 48.Hüseyin AKSOY... 49.Ali Arap ÜNVER... 50.Ömer ERMİŞ... 51.M. Ali BALOĞLU... 52.Hüseyin TAŞ... 53.Zekai BÖLÜKBAŞI... 54.Mehmet SOYLU... 55.Yüksel KAŞIKÇI... 56.F. Yılmaz GÜVEN... 57.Ömer Faruk BAYRAKTAR... 58.Kubilay YEŞİLKAYA... 59.Enver ER... 60.Hikmet KURU... 61.Alaattin GENÇ... 62.Ahmet ÇOBAN... 63.Kadir DOĞAN... 64.Zeki Öztürk... 65.Nadir ÖLMEZ... 66.Mehmet MART... 67.Hüseyin ULU... 68.Ömer DEMİR... 69.Cahit ŞENYÜZ... 70.Bahri MUTLU... 71.Cemal KARAPINAR... 72.Mustafa EROL... 73.Musa ÖZNUR... 74.Cemal ÖREK... 75.Mehmet Ali KARASU... 76.Kadri GÜLDÜ... 77.Mevlüt ÇINAR... 78.Adil CAN... 79.Yusuf TOPALLAR... 80.Hasan KARAGÖZ... 81.Serap ŞİMŞEK... 82.Ercan GÜNDOĞDU... 83.Mustafa ALBAYRAK... 84.Aykut KAYNAR... 85.Kemal CAMEKAN... 86.Recep SİNAN... 87.Turgut AKKAYA... 88.Şükrü SÜLEK... 89.Osman KORKMAZ... 90.Uğur KORKMAZ... 91.Aynur CEYLAN... 92.H. İbrahim BAYRAKTAR... 93.Talip GÜLDAL... 94.İbrahim KARAKUŞ... 95.Yüksel KARAN... 96.Osman SÜMBÜL... 97.Salih BADEMCİ... 98.Yusuf TECİM ... 99.Adem TECİM... 100.Fatma ÖZÇELİK... 101.Mehmet AKŞER... 102.A.Turgut YILMAZ... 103.Nuri ASLAN... 104.Metin KÖSE... 105.Sadrettin UĞURLU... 106.Şükran KURU... 107.Barbaros KADIOĞLU... 108.Yüksel GENÇ... 109.Aydın YALÇINKAYA... 110.Vedat ÖZDEMİR... 111.Ahmet KARLANGAÇ... 112.Ayhan PEKTAŞ... 113.Rıdvan SANCAR... 114.Hayrettin EREN... 115.Ömer AYDOĞMUŞ... 116.Abdullah GÖZALAN... 117.Mehmet Selim YÜCEL... 118.Selçuk KÜÇÜKÇİFTÇİ... 119.Mustafa IŞIK... 120.Necdet PİŞMİŞLER... 121.Tahsin ELVAN... 122.Cemal ÖZDEMİR... 123.Mazlum GÜDER... 124.Kemal ALTUN... 125.Ali Hüseyin AVCI... 126.Abdullah MERAL... 127.Haydar BAŞBAĞ ... 128.Fatih ÖKTÜLMÜŞ... 129.Hasan TELCİ... 130.Ali KALKAN... 131.Ali SABAN... 132.Hüseyin SOYUUĞUR... 133.Ali Haydar ŞAHİN... 134.Hasan Veli AŞIKÇI... 135.Ali DEMİRALP... 136.İlhan YILHAN... 137.Öztürk ACARİ ... 138.Salih KUL... 139.Ahmet KÖKSAL... 140.Bahattin İŞCAN... 141.M. Akif DALCI... 142.Metin TOPAL... 143.Yüksel MUNZUR... 144.Mustafa KAMACI... 145.Sait EROL... 146.Mehmet TAYANÇ... 147.Hüsnü İŞERİ... 148.Zeynep Esra BOLAYIR... 149.Ferit ELİUYGUN... 150.Hamdi AYGÜL... 151.Birtan ALTUNBAŞ... 152.Ali İNAN... 153.Ali Rıza AĞDOĞAN... 154.Kahraman ALTUN... 155.Yusuf ERİŞTİ... 156.Faruk BAYRAKÇI... 157.Olcay UZUN... 158.Perihan DEMİRER... 159.Niyazi AYDIN... 160.İbrahim ERDOĞAN... 161.İbrahim İLÇİ... 162.Ömer COŞKUNIRMAK... 163.Yücel ŞİMŞEK... 164.Nazmi TÜRKCAN... 165.Bilal KARAKAYA... 166.Zeynep Eda BERK... 167.Cavit ÖZKAYA ... 168.Hasan ELİUYGUN... 169.Fintöz DİKME ... 170.Buluthan KANGALGİL... 171.Kasım YILMAZ... 172.Seher ŞAHİN... 173.Dursun IŞIK... 174.Hayri KOÇ... 175.Burhan Remzi KAFADENK... 176.Şaban ŞEN... 177.Ali AYGÜL... 178.Hasan ERKUŞ ... 179.Sabit ERTÜRK ... 180.Tuncay GEYİK ... 181.Şerafettin ŞİRİN... 182.Mustafa Kemal İNAN... 183.Bülent ÜLKÜ... 184.Erbil SARI... 185.Hamiyet YILDIZ... 186.Sabahat KARATAŞ... 187.Sinan KUKUL... 188.Ahmet Fazıl Ercüment ÖZDEMİR... 189.Eda YÜKSEL... 190.Taşkın USTA... 191.Satı TAŞ... 192.Hüseyin KILIÇ... 193.Arif ÖNGEL... 194.Şadan ÖNGEL... 195.Ayşe Nil ERGEN... 196.Ayşe GÜLEN... 197.Önder ÖZDOĞAN... 198.Sıddık ÖZÇELİK ... 199.Güven KESKİN... 200.Esma POLAT... 201.Halil ATEŞ... 202.Solmaz KARABULUT... 203.Fikri KELEŞ... 204.Ali YILMAZ... 205.Soner GÜL... 206.Hüsamettin YAMAN... 207.Ali Ekber TURAL... 208.Nurten DEMİR... 209.İsmail AKARÇEŞME... 210.Vehbi MELEK... 211.Nurten ACAR... 212.Arslan ARI... 213.Nurhayat BEYHAN... 214.Eyüphan POLAT... 215.Ekrem Akın SAVAŞ... 216.Ali Rıza KARAGÖZ... 217.Nurettin TOPAL... 218.Ahmet BAŞÇAVUŞ... 219.Kayhan TAZEOĞLU... 220.Fatma SÜZEN... 221.Makbule SÜRMELİ... 222.Ayhan EFEOĞLU... 223.Sultan CENİK... 224.Cemal UÇAN... 225.Ali TOPALOĞLU... 226.Recai DİNÇEL... 227.İbrahim Yalçın ARIKAN... 228.Avni TURAN... 229.Hakkı KARAHAN... 230.Ferda CİVELEK... 231.Veysel BEYSÜREN... 232.Cihan TAÇYILDIZ... 233.Cengiz KALA... 234.Haydar AYDIN... 235.Abidin YILDIZ... 236.Behiye CANİK... 237.Abdi ŞEKER... 238.Eylem YILDIZ... 239.Hasan AKTAŞ... 240.Selvi UZUN... 241.Özgür KILIÇ... 242.Ali ÖZBAKIR... 243.Mehmet ÇOLAK... 244.İbrahim YALÇIN... 245.Uğur Yaşar KILIÇ... 246.Şengül YILDIRAN... 247.Mehdi ALKAN... 248.Murat GÜL... 249.Metin TÜRKER... 250.Düzgün AKSAKAL... 251.Devrim Mehmet EROĞLU... 252.Yüksel GÜNEYSEL... 253.Rıza GÜNEŞER... 254.Kemal AYGÜL... 255.Ali Tarık KOÇOĞLU... 256.Mustafa SEFER... 257.Ali KAÇAR... 258.Mehmet SALGIN... 259.Hakan KASA... 260.Nebi AKYÜREK... 261.Selma ÇITLAK... 262.Sabri ATILMIŞ... 263.Baki ERDOĞAN... 264.Tayyar Turhan SAYAR... 265.Yaşar YILMAZ... 266.Kıymet HANOĞLU... 267.Erol YALÇIN... 268.Selma DOĞAN... 269.Ali EFEOĞLU... 270.İsmail KANDEMİR... 271.Bahattin ANIK... 272.Yücel MARAL... 273.Yavuz YAZLI... 274.Ali Faik ÖZKAN... 275.Barış ATALAY... 276.İrfan YENİLMEZ... 277.Mürsel GÖLELİ... 278.Nazım KARACA... 279.Feride KARACA... 280.Recep GÜLER... 281.Serpil YILMAZ ... 282.Ayten Yüksel KELEŞ... 283.Mete Nazım DÖLEK... 284.Maksut POLAT... 285.Nihat ŞAHİN... 286.Gülnaz SARIOĞLU... 287.Murat KAYMAK... 288.Osman SÖNMEZ... 289.Hüseyin ASLAN... 290.Güner ŞAR... 291.Özlem KILIÇ... 292.Rıfat ÖZGÜNGÖR... 293.Aydemir ŞAHİN... 294.Nurhan AZAK... 295.Asuman KOÇ... 296.Hülya ATEŞ... 297.Orhan KORKURT... 298.Vedat İNAN... 299.Bedii CENGİZ... 300.Elmas YALÇIN... 301.Fuat ERDOĞAN... 302.İsmet ERDOĞAN... 303.Lütfiye KAÇAR... 304.Güler CEYLAN... 305.İbiş DEMİR... 306.Yüksel BABACAN... 307.Halil İbrahim EKİCİBİL... 308.Yalçın ÇAKMAK... 309.Mehmet Ali AYDIN... 310.Pınar GÜNGÖR... 311.Aydın BULMAK... 312.Hatice YILDIZ... 313.Adnan BERBER... 314.Zeynel KIZILKAYA... 315.Necla ÇAVUMİRZA... 316.Adalet YER... 317.Tuncay KARAMAN... 318.Ali ÇELİK... 319.Murat ER... 320.Müslüm AYDIN... 321.Hasan Çiçek... 322.Ahmet ÖZTÜRK... 323.Zeynep GÜLTEKİN... 324.Çetin GENÇDOĞAN... 325.Kemal ASKERİ... 326.Ahmet GÜDER... 327.Nihat KAYA ... 328.Erkan AKÇALI... 329.Hüsniye AYDIN... 330.Gülseren BEYAZ... 331.Şenay SONAR... 332.Mikail GÜVEN... 333.Mehmet Ali ÖZTÜRK... 334.İsmail BAHÇECİ... 335.Reyhan Havva İPEK... 336.Selim YEŞİLOVA... 337.Hüseyin DENİZ... 338.Refik HOROZ... 339.Ayşenur ŞİMŞEK... 340.İrfan BARLIK... 341.Sezgin ENGİN... 342.Fadime BİNGÖL... 343.Hasan GÜRGEN... 344.Ali YILDIRIM... 345.Mehmet GÜNDÜZ... 346.Dinçer YILMAZ... 347.Hüseyin COŞKUN... 348.Demet TANER... 349.Mustafa SELÇUK... 350.Seyhan AYYILDIZ... 351.Şirin EROL... 352.Hasan BALIKÇI... 353.Nuran DEMİR... 354.Suat ALKAN... 355.Zeliha GÜDENOĞLU... 356.Duran AKBAŞ... 357.Murat ÇUHACI... 358.Sibel YALÇIN... 359.Ali YÜCEL... 360.Kenan GÜRZ... 361.Zehra ÖNCÜ... 362.Doğan GENÇ... 363.Figen YALÇINOĞLU... 364.Cem GÜLER... 365.Ali Rıza KURT... 366.Turan KILIÇ... 367.Yusuf BAĞ... 368.Uğur SARIASLAN... 369.Düzgün TEKİN... 370.Ümit Doğan GÖNÜL... 371.Kalender KAYAPINAR... 372.Abdülmecit SEÇKİN... 373.Orhan ÖZEN... 374.Rıza BOYBAŞ... 375.Gültekin BEYHAN... 376.Ercan ÖZÇEKEN... 377.Mete Nezihi ALTINAY... 378.Cömert ÖZEN... 379.Mustafa AKTAŞ... 380.Tevfik DURDEMİR... 381.Muharrem ÖZDEMİR... 382.İmran AYHAN... 383.Ali Duran EROĞLU... 384.Ayten KORKULU... 385.Meral AKPINAR... 386.Fuat PERK... 387.Yaşar Devrim ASLAN... 388.Muharrem KARAKUŞ... 389.Mustafa BEKTAŞ... 390.Yalçın LEVENT... 391.İrfan AĞDAŞ... 392.Adalet YILDIRIM ... 393.Hasan Hüseyin ONAT... 394.Gülizar ŞİMŞEK... 395.Emine TUNÇAL... 396.Ali ERTÜRK... 397.Hanım GÜL... 398.Levent DOĞAN... 399.Berdan KERİMGİLLER... 400.İlginç ÖZKESKİN... 401.Müjdat YANAT... 402.Ayçe İdil ERKMEN... 403.Yemliha KAYA... 404.Senem ADALI... 405.Muhammed KAYA... 406.İsmet GÜVENÇ... 407.Aslan BİLGİN... 408.Kamber GÜNEŞ ... 409.Kadir GÜVEN... 410.Devrim Aslan GÜLER... 411.Erkan DİLSİZ... 412.Cahit ÇİFTECİ... 413.Süleyman ÖRS... 414.Ali Haydar ÇAKMAK... 415.Bülent PAK... 416.Barış BUDAK... 417.Cihan GÜRZ... 418.Besat AYYILDIZ... 419.Bülent DİL... 420.Mehmet TOPALOĞLU... 421.Neslihan USLU... 422.Metin ANDAÇ... 423.Mehmet Ali MANDAL... 424.Hasan AYDOĞAN... 425.Hüseyin KILIÇ... 426.Zeynep KORKMAZ... 427.Alp ASLAN ... 428.Dursun ÇAKIR... 429.Songül ERKUŞ... 430.Filiz ÜNAL... 431.Yener TÜRKER... 432.Mehmet YILDIRIM... 433.Erhan YILMAZ... 434.Sadık MAMATİ... 435.Selçuk AKGÜN... 436.Elif KARAMAN... 437.Aydın YILDIRIM... 438.İsmet KAVAKLIOĞLU... 439.Ahmet SAVRAN... 440.Aziz DÖNMEZ... 441.Erdinç ASLAN... 442.Ali Rıza AKASLAN... 443.Tülin Aydın BAKIR... 444.Ahmet ARIÖZ... 445.Orhan Veli SAYDEMİR... 446.Hüsamettin CİNER... 447.Şükrü SARITAŞ... 448.Gültekin KOÇ... 449.Mustafa KURAN... 450.İskender EROĞLU... 451.Haydar AKDEMİR... 452.İbrahim DOĞAN... 453.Yunus GÜZEL... 454.Ali KILIÇ... 455.Gökçe ŞAHİN... 456.Şengül GÜLSOY... 457.Turan ŞAHİN... 458.Celalettin Ali GÜLER... 459.Turgay KOÇ... 460.İpek YÜCEL... 461.Metin KESKİN... 462.Sultan ÇELİK... 463.Okan YILDIRIM... 464.Gazi ARICI... 465.Selhan TOP... 466.Soner PEKTAŞ... 467.Turgut İÇPINAR... 468.Hıdır DEMİR... 469.Erhan KÖKDEMİR... 470.Haydar BOYRAZ... 471.Hasan Hüseyin BOYRAZ... 472.Sebahattin YAVUZ... 473.Songül KOÇYİĞİT... 474.Derya Devrim AĞIRMAN... 475.Mustafa İŞERİ... 476.Salih ÇINAR... 477.Yazgülü Güder ÖZTÜRK... 478.Fırat TAVUK... 479.Ali ATEŞ... 480.Aşur KORKMAZ... 481.Özlem ERCAN... 482.Şefinur TEZGEL... 483.Nilüfer ALCAN... 484.Gülser TUZCU... 485.Seyhan DOĞAN... 486.Mustafa YILMAZ... 487.Cengiz ÇALIKOPARAN... 488.Ahmet İBİLİ... 489.Alp Ata AKÇAYÖZ... 490.Ercan POLAT... 491.Umut GEDİK... 492.Rıza POYRAZ... 493.Fidan KALŞEN... 494.İlker BABACAN... 495.Murat ÖZDEMİR... 496.İrfan ORTAKÇI... 497.Hasan GÜNGÖRMEZ.... 498.Yasemin CANCI... 499.Berrin BIÇKILAR... 500.Halil ÖNDER... 501.Cafer DERELİ... 502.Gültekin KOÇ... 503.Cengiz SOYDAŞ... 504.Bülent ÇOBAN... 505.Gülsüman DÖNMEZ... 506.Fatma ERSOY... 507.Abdullah BOZDAĞ... 508.Erol EVCİL... 509.Murat ÇOBAN... 510.Canan KULAKSIZ... 511.Gürsel AKMAZ... 512.Şenay HANOĞLU... 513.Kazım GÜLBAĞ... 514.Erdoğan GÜLER... 515.Sedat KARAKURT... 516.F. Hülya TUMGAN... 517.Uğur TÜRKMEN... 518.Veli GÜNEŞ... 519.Zehra KULAKSIZ... 520.Gökhan ÖZOCAK... 521.İsmail KARAMAN... 522.Ali KOÇ... 523.Sevgi ERDOĞAN... 524.Osman OSMANAĞAOĞLU... 525.Hülya ŞİMŞEK... 526.Gülay KAVAK... 527.Uğur BÜLBÜL... 528.Ümüş ŞAHİNGÖZ... 529.İbrahim ERLER... 530.Abdülbari YUSUFOĞLU... 531.Zeynep Arıkan GÜLBAĞ... 532.A.Rıza DEMİR... 533.Ayşe BAŞTİMUR... 534.Özlem DURAKCAN... 535.Arzu GÜLER... 536.Sultan YILDIZ... 537.Bülent DURGAÇ... 538.Barış KAŞ... 539.Nail ÇAVUŞ... 540.Eyüp SAMUR... 541.Muharrem ÇETİNKAYA... 542.Tülay KORKMAZ... 543.Yusuf KUTLU... 544.Doğan TOKMAK... 545.Meryem ALTUN... 546.Semra BAŞYİĞİT... 547.Fatma BİLGİN... 548.Birsen HOŞVER... 549.Gülnihal YILMAZ... 550.Fatma Tokay KÖSE... 551.Hamide ÖZTÜRK... 552.Serdar KARABULUT... 553.İmdat BULUT... 554.Zeliha ERTÜRK... 555.Feridun Yücel BATU... 556.Feride HARMAN... 557.Berkan ABATAY... 558.Özlem TÜRK... 559.Orhan OĞUR... 560.Yusuf ARACI... 561.Şengül AKKURT... 562.Muharrem KARADEMİR... 563.Günay ÖĞRENER... 564.Ümit GÜNGER... 565.Selma KUBAT... 566.Ali ŞAHİN... 567.Hüseyin ÇUKURLUÖZ... 568.Bekir BATURU... 569.Semiran POLAT... 570.Salih SEVİNEL... 571.Selami KURNAZ... 572.Sergül ALBAYRAK... 573.Ergani ARSLAN... 574.Gülender ÇAKMAK... 575.Solmaz DEMİR... 576.Yunus GÜNDOĞDU... 577.Bülent KARATAŞ... 578.Birol KARASU... 579.Kevser MİRZAK... 580.Dursun KARATAŞ... 581.Engin ÇEBER...

Biliyoruz; borcumuzu ödememizin tek yolu var: DEVRİM

 

Kemal tastan

Avsar ailesine bassaligi diler Ali amcaya rahmet diler topragi bololsun.

 

Osman(Cafer) TATAR

KÖYÜMÜZ HALKINDAN ARAP ALİ AVŞAR EBEDİYETE İNTİKAL ETMİŞTİR. BAŞTA ARKADAŞIM AHMET OLMAK ÜZERE TÜM AVŞAR AİLESİNİN ACISINI PAYLAŞIYOR, ARAP AMCAYA TANRIDAN RAHMET DİLİYORUM.
MEKENI CENNET OLSUN............

 

Eren Eren

BUYURUN BURDAN YAKIN,
İşkence Emirleri 'Tepeden'

ABD'nin işkenceci bir devlet olduğu, işkenceyi bir devlet politikası olarak kullandığı konusunda bir itiraf da, "içeriden" geldi. Eski Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın Özel Kalem Müdürü Albay Laurence Wilkerson, NPR Radyosu'ndaki konuşmasında; Irak ve Afganistan'daki esirlere Amerikan askerlerince işkence yapılması yönündeki talimatın, ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin ofisinden geldiğini açıkladı.
Ayrıca, senatoda işkencenin yasaklanmasına ilişkin yasa görüşülürken Cheney'in Cumhuriyet Partili senatörlere gayri resmi yollarla, CIA ajanlarının işkence yasağından muaf tutulmasını istediği ortaya çıktı.
Devlet Başkanlığı düzeyinde işkence emirleri veren bir ülkeyle karşı karşıyayız. Ve bu ülke yüzyıldır insanlığa "özgürlükler ülkesi" olarak yutturuluyor. CIA'nın başka ülkelerde işkence merkezleri kurması bu politikanın bir sonucudur. İşbirlikçi ülkelerdeki işkencelere destek de ABD tarafından bir devlet politikası tarafından uygulanmaktadır.
Ebu Gureyb'de yaşanan işkencelerden Guantanamo'daki zulme kadar hiçbir şey Bush yönetiminin bilgisi dışında değildir. İşkence, hukuk dışı yollarla muhaliflerin susturulması ABD tarafından onyıllardır kullanılmaktadır. Şimdi daha pervasız uyguluyor. Hukuksuzluk ve işkence "küreselleştirilmektedir". Burjuva demokrasisi önünde secdeye duranlar, bu gerçekler karşısında ne düşünürler bilemeyiz; ancak, emperyalizmin işkenceyi meşrulaştırmasının ardından, işbirlikçilerin işkencecilikte daha da pervasız olacaklarını söylemeye bile gerek yoktur. ABD'nin "teröre karşı savaş' hukuksuzluğuna paralel olarak baskıyı yoğunlaştıran oligarşinin, yarın işkence eleştirilerine "ABD de yapıyor" cevabı vermesi kimseyi şaşırtmasın!

 

Doğan Doğan

YAHU, NE DEMEK "KAÇ KİŞİYE GÖNDERDİNİZ"???

KİME GÖNDERİYORUZ? BİRBİRİMİZE...
NEYE YARIYOR? BİRBİRİMİZİ GERMEYE...

VAROŞLARA GİDİYOR MUYUZ? ANLATIYOR MUYUZ? HAYIR!!!

ADRES LİSTEMİZDE, OLMASI GEREKEN HEDEF KİTLEDEN; HALKTAN, DÜŞÜK GELİRLİ OLUP İKİ ÇUVAL KÖMÜRE, BİR TORBA MERCİMEĞE OYUNU VEREN KİŞİLERDEN KAÇ KİŞİ VAR? HİÇ!!!

MUHALİF PARTİLERİMİZ, DÜŞÜNCE DERNEKLERİMİZ, ŞU-BU-O KOLLARIMIZ, HALKA ULAŞIYOR MU? İKİ KELAM EDİP FİKİR ALIP VERİYOR MU? HAYIR!!!

GÖNDERDİĞİMİZ MESAJLAR, SADECE KENDİ DÜŞÜNCE YAPIMIZDAKİ İNSANLAR ARASINDA HA BİRE DOLAŞIYOR...

KUSURUMA BAKMAYIN BUNUN ADINA
………. DERLER.

İKİ KADEH ATTIKTAN SONRA, LAPTOP'U KUCAKLAYINCA İNSANI EPEY RAHATLATIR, ARADA BİR DUVARINIZDAKİ MUSTAFA KEMAL RESMİNE DE BAKARSINIZ, FERAHLARSINIZ,,, ATAM İZİNDEYİZ...

ŞU İZİNİMİZ BİTSE DE BİR GÖREVE DÖNEBİLSEK...

Saygıları[..]

 

Osman(Cafer) TATAR

Abdi İpekçi (1929 - 1979)

1929 yılında İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lisesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. Ali Naci Karacan'ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı.

Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 yılından 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürüten Abdi İpekçi, Türkiye Gazeteciler Sendikesi, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. 1 Şubat 1979 gecesi İstanbul’daki evinin yakınlarında kimliği meçhul kişi ya da kişiler tarafından öldürüldü.
BASIN VE DEMOKRASİ ŞEHİDİMİZ ABDİ İPEKÇİ'Yİ SEVGİ VE MİNNETLE ANIYORUM.

 

ERTAN ERTAN

bugunlerde google da gezinirken sitenizi şans eseri buldum ,hala incelemekteyim, emeklerinize saglık cok başarılı olmuş

 

Osman(Cafer) TATAR

Muammer Aksoy
1917 - 31 Ocak 1990

1917 yılında Antalya’da doğan Muammer Aksoy, 1937 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni, 1950 yılında ise Zürih Hukuk Fakültesi’ni “Hukuk Doktoru” unvanıyla bitirdi. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde 1952 yılında doçent oldu. 1957’de DP iktidarı döneminde, üniversite özerkliğinin zedelenmesini onaylamayarak, bütün akademik kariyerini bir kenara bırakıp, ü......niversiteden ayrıldı. 1958 yılında CHP’ye girdi. Aynı yıl ölümüne dek sürdüreceği Türk Hukuk Kurumu başkanlığına seçildi. 27 Mayıs 1960’tan sonra üniversiteye geri döndü. 1961’de Anayasanın hazırlanmasında önemli katkılarda bulundu ve Kurucu Meclis’te Anayasa’nın sözcülüğünü yaptı. 1963 yılında profesör olan Aksoy, Anayasa Hukuku kürsüsüne geçti. CHP Parti Meclisi üyeliğine seçildi. 1964’te İhsan Topaloğlu’nun Enerji Bakanlığı döneminde “ulusal petrol davası”nın savunuculuğunu üstlendi. 12 Mart 1971’de tutuklandı. Yargılama sonucu beraat etti. 1975 yılında yeniden CHP’ye girdi. 1977’de CHP’den İstanbul Milletvekili seçildi. Türkiye’yi Avrupa Konseyi’nde temsil etti. Anayasa Komisyonu Başkanlığı’nı yürüttü. Bu görevi 12 Eylül 1980’e dek sürdürdü. 1981’de Ankara Barosu başkanlığına seçildi.

1981’den itibaren zorlu, çileli, bir o kadar da onurlu ve örgütlü bir savaşım verdi. Devletin her türlü hukuk dışı adımını gün ışığına çıkardı, yolsuzlukların peşine düştü. Birçok kitap yazdı, Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurdu.

Aksoy, yaşamı boyunca Atatürkçü düşünce ve özellikle laiklik konusunda ödünsüz çabalar harcadı. “Laiklik ilkesinin cumhuriyetin temeli, demokrasinin vazgeçilmez koşulu” olduğunu vurgulayan Aksoy, YÖK’ün türban konusundaki kararını eleştirirken, “1982 Anayasası oldukça Atatürk devrimlerinin bir parçası olan ‘uygar ve çağdaş kıyafet ilke ve devrimine’ aykırı giyinişe, bir devlet kuruluşu olan üniversitelerde göz yumulması açıkça anayasaya aykırı bir tutumu oluşturmaktadır” ifadesini kullanmıştı.

Türk Hukuk Kurumu ve Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı, eski milletvekili Prof. Muammer Aksoy, 31 Ocak 1990 günü, saat 19.05’te, evinin bulunduğu apartmanın girişinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Muammer Aksoy'u
22. ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE SAYGI İLE ANIYOR, KATLEDEN ZİHNİYETİ NEFRETLE KINIYORUM........

 

Eren Eren

INSANLIK VE AYDIN OLMANIN OLCUSU.Ahmet Say, Demokratik Sol Parti’nin düzenlediği bir etkinliğe eski Adalet Bakanı ve Hayata Dönüş operasyonlarının sorumlusu Hikmet Sami Türk'ün konuşmacı olarak katılmasını protesto etti. "İnsanlık değerlerini hiçe sayanlar, adalet hakkında konuşamaz" diyen Say, protestosuyla aydın sorumluluğu nedir göstermiş oldu.

Demokratik Sol Parti tarafından Uğur Mumcu'nun katledilişinin yıl dönümü kapsamında düzenlenen bir etkinliğe eski Adalet Bakanı ve Hayata Dönüş adıyla yapılan cezaevilerine yönelik katliam operasyonlarının sorumlusu Hikmet Sami Türk'ün konuşmacı olarak çağrılmış olması, Fazıl Say'ın babası Ahmet Say tarafından salonda protesto edildi.

Toplantı esnasında söz alan Say, önce kendisini tanıttı, "Bir aydın olarak adı katliamlarla anılan bir şahsın demokrasi ve adalet kavramlarının ele alınacağı bir toplantıda konuşmaması gerektiğini söylemekle sorumlu olduğunu" belirtmesinin ardından sözü önce moderatör tarafından kesilen 77 yaşındaki Ahmet Say, kaba davranışlarla salondan çıkartıldı.

Ahmet Say toplantı salonun çıkışında basının sorularını yanıtladı. Protestosunun nedeni sorulan Say soruya şu yanıtı verdi:

"Ülkemiz milenyuma girdiği sırada, yakın tarihimizin özgürlük, demokrasi ve adalet açısından 2 önemli olayı vardır. Birincisi, F tipi cezaevlerinin mucidi olan o dönemin Adalet Bakanı'nın vicdansızlığı, acımasızlığı ve insanlık düşmanlığıdır. Niye insanlık düşmanlığı diyorum, onu da söyleyeyim: İnsanın tanımı şudur: İnsan, bio-psişik, sosyal, kültürel bir varlıktır. Bunun içindeki, insanın sosyal yani toplumsal yönünü dışlarsak, yani insanı tek başına hücreye atarsak, o zaman insanlıktan anlamıyoruz, insanlığın tanımında olan değerleri tanımıyoruz. İşte bu şahıs bunu yapmıştır. Ardından da Bayrampaşa'da, eski Sağmalcılar Cezaevi'nde fosfor bombası kullanarak hapisanenin içindeki silahsız, eli kolu bağlı, zavallı insanları yakmıştır. Katil demiyorum ama birinci dereceden sorumludur, çünkü dönemin Adalet Bakanı'dır"SUC ORTAGIDIR.

 

selim ferman

ben ispertine mensubiyim tarihte ne yaşandıysa örenmek istiyorum

 

Yusuf Aslan

KALMAMIS

Kırk yıl oldu ben köyümden çıkalı
Tanıdığım hiç bir büyük kalmamış
El kapısı ekmek kapım olalı
Tanıdığım hiç bir büyük kalmamış.

Gayrı geçti o çocukluk yıllarım
Hayal ile gelip geçer günlerim
Gah kendime gah elime ağlarım
Tanıdığım hiç birbüyük kalmamış.

Dünya ya değişmem bizim elleri
Gül oldu gözüme kara tikeni
Hani bizim elin gelini eri
Tanıdığım hiç birbüyük kalmamış.

Memnun olmazsak da biz bu karardan
Kaçan ne kadar kaçacak mevladan
Duydum ki “Ümmühan” göçmüş dünyadan
Tanıdığım hiç bir büyük kalmamış.

Kul Yusuf çırpınır güvercin gibi
Gökte ki turnalar habercim gibi
Elimden ayrıyım tecellim gibi
Tanıdığım hiç birbüyük kalmamış.

Söz:
Yusuf Aslan.
Malatya / Fethiye.

 

EFE CAN

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU

ADRESE DAYALI NÜFUS KAYIT SİSTEMİ (ADNKS) VERİ TABANI

İl ve ilçelere göre belediye nüfusları - 2011
İl İlçe Belediye[..] TOPLAM ERKEK BAYAN
Sarıoğlan Şehir 3.202 1.596 1.606

Merkez (B) Alamettin 938 473 465
Burun[..] 54 28 26
(B) Çiftlik 2.694 1.310 1.384
Düzencik 83 44 39
Ebülhayır 385 193 192
(B) Gaziler 750 366 384
İğdeli 137 65 72
Kadılı 65 33 32
Kaleköy 76 42 34
(B) Karaözü 990 492 498
Karpı[..] 81 43 38
Keklikoğlu 156 71 85
Kızılpınar 64 34 30
Muratbeyli 183 93 90
Ömerhacılı 143 74 69
Ömürlü 55 32 23
(B) Palas 4.199 2.142 2.057
Sofumahmut 193 103 90
Tatılı 627 318 309
Üzerlik 440 203 237
Yahyalı 97 52 45
Yerlikuyu 104 49 55
Yıldırım 176 87 89
Bucak toplamı 12.690 6.347 6.343
[..] toplamı 15.892 7.943 7.949

Kaynak: http://tuikapp.tuik.gov.tr/adn[..]

 

yakup özdemir

24 Ocak 2012

ATATÜRKÇÜ AYDINLAMANIN ÖRNEK ÖNDERLERİNİ SAYGIYLA VE
ÖZLEMLE ANIYORUZ, ARIYORUZ...

Atatürkçü Düşünce Sisteminin en yetkin savunucularından ve Atatürkçü Aydınlanmanın örnek önderlerinden
Uğur MUMCU ile
Muammer AKSOY’u
saygıyla ve özlemle anıyoruz, arıyoruz...

- Ülkemizin içine düşürüldüğü hazin duruma baktıkça;
- Basın özgürlüğünün gittikçe yok edildiğine tanık oldukça;
- „Dolma“ kalemlilerin sayısının her gün biraz daha arttığını; ama, tükenmez ve
bükülmez kalemlilerin sayısının her gün daha da azaldığını gördükçe;
- Anti Kemalist söylem ve eylemlerin pervasızca yoğunlaştığını sezdikçe;
- Onur yarası gittikçe derinleşen varakparecilerin çoğaldığını farkettikçe;
- Sıradan politikacıların hızla çoğaldığına, ama devlet adamlarının yok
denecek kadar azaldığına tanık oldukça;
- Devletin yarınını düşünmeyen, ama yarınki seçimlere odaklanan sözde
demokratların çoğaldığını farkettikçe;
- Devletin itibarını düşünenlerin azaldığına, ama düşürenlerin çoğaldığına tanık
oldukça;
- Ve de kendisini „aydın“ yerine koymakla birlikte, cehaletin cesaret bulmasına katkı
sağlayanların sayısının arttığını gördükçe;
- Eleştirel anlamda konuşanın, yazanın, doğruyu söyleyenin adaletsizliğin
pençesine terkedilmesine tepki göstermeyen „aydınların“ varlığına ve de
sayılarının kabarıklığına tanık oldukça;
- İrticanın suç sayılmasının fiilen yasaklandığını sezdikçe;
- Devletin tekliğine, ülkenin tümlüğüne ve ulusun birliğine sahip çıkan kurumların
gittikçe yıpratılmasına tanık oldukça;
- Ama, bölücülerin, gericilerin ve irticacıların gittikçe güçlendiğini gördükçe

MUMCU ve AKSOY gibi gerçek ve yiğit aydınlarımızın yokluğunu,
daha doğrusu, KUBİLAY’dan KIŞLALI’ya TÜM ATATÜRKÇÜ AYDINLANMA ÖNDERLERİMİZİN yokluğunu, gittikçe daha da derinden hissediyoruz...

BU YİĞİT VE ONURLU AYDINLANMA ÖNDERLERİMİZİ SAYGIYLA, MİNNETLE ve ÖZLEMLE ANIYORUZ, ARIYORUZ...


Dursun ATILGAN
Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Federasyonu
Genel Başkanı




 

Osman(Cafer) TATAR

UĞUR MUMCU'YU 19. ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE SAYGI İLE ANIYOR, KATLEDEN ZİHNİYETİ NEFRETLE KINIYORUM........

 

yakup özdemir


MITTERAND'A 1983'te YAZDIGIM MEKTUP ve ALDIGIM YANIT




CUMHURBAŞKANLI[..] Makamı


Paris, 2.1.1984

Sayın Bay,

Ermeni terör örgütlerinin Fransa'da yaşayan Türk yurttaşlarına ve kuruluşlarına karşı yaptıkları terörist saldırılar nedeniyle, Sayın Cumhurbaşkanı'nın samimi olarak dikkatini çekmiş bulunuyorsunuz.

Gerçekte söz konusu olan insanlık dışı terör eylemleridir. Bu eylemler, Fransız yetkili makamları tarafından ittifakla ve şiddetle kınanmaktadır.

Eğer, Osmanlı İmparatorluğu yöneticileri tarafından Ermeni Cemaatine karşı 1915-1917 yıllarında yapıldığı söylenen soykırım doğru ise, bu da şiddetle kınanması gereken bir konudur.

Ancak, yüksek düzeydeki Fransız yöneticileri tarafından defalarca ifade edildiği gibi, geçmişteki bu olayların sorumluluğu Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına asla yüklenemeyeceği gibi, son yıllarda Türk yurttaşlarına ve kuruluşlarına karşı yapılan terör saldırıları Fransız makamlarınca hem kınanmış hem de failler cezai takibata uğratılmışlardır.

En derin saygılarımızla

Hubert VEDRINE
İmza


Sayın Bay

Dursun ATILGAN

 

yakup özdemir

SAYIN RAUF RAİF DENKTAŞ’I KAYBETTİK… 13 OCAK 2012

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kurucu ve Birinci Cumhurbaşkanı;
Kıbrıs Türkünün özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin unutulmaz önderi;
Kuvay-ı Milliye Ruhunun Kıbrıs’taki en direngen ve en kararlı temsilcisi;
Kıbrıs Türkünün Vatan ve Vatandaşlık hakkını elde etmesi ve Müdafaa-i Hukuku için ömrü boyunca mücadele vermiş olan Ulusal Kahraman;
Adı Kıbrıs’la özdeşleşmiş olan ve Kıbrıs Tarihine yön veren;
Sadece Kuzey Kıbrıs Türk Ulusu için değil, aynı zamanda tüm Türk Ulusu
için de büyük bir kayıp olan

GERÇEK DEVLET ADAMI,

ÖDÜNSÜZ ATATÜRKÇÜMÜZ

SAYIN RAUF RAİF DENKTAŞ’ı

KAYBETMENİN DERİN ÜZÜNTÜSÜ İÇİNDEYİZ.

Değerli eşi Sayın Aydın DENKTAŞ’a,
Değerli Oğlu Sayın Serdar DENKTAŞ’a, kızlarına ve torunlarına,
O’nu hiçbir zaman yalnız bırakmamış olan tüm çalışma arkadaşlarına,
Hem Kuzey Kıbrıs Türk Ulusuna ve hem de tüm Türk Ulusuna
yürekten başsağlığı ve kendisine Tanrı’dan rahmet diliyoruz.

O’nun aziz hatırası önünde derin ve sonsuz saygıyla eğiliyoruz…


Dursun ATILGAN
Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Federasyonu
Genel Başkanı


NOT: Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Federasyonu olarak,
SAYIN DENKTAŞ’ı
09 Ekim 1996’da Düsseldorf’a (Almanya’daki tüm ADD’lerimizle birlikte)
25 Ekim 2005’te Köln’e (Almanya’daki tüm ADD’lerimizle birlikte)
26 Ekim 2005’te Bremen’e (Bremen Eyaleti ADD’mizle birlikte)
10 Kasım 2006’da Ankara’ya (Avrupa’daki tüm ADD’lerimizle birlikte)
davet ederek, konferanslar vermesini sağlamış olmanın ve de
federasyonumuzun Atatürkçü Düşünce Aydınlanma Ödülü’nü
sunmuş olmanın gururunu, bu vesileyle, bir kez daha paylaşmayı,
önemli ve anlamlı buluyoruz… D.A.

Yorum:

Saygi deger hemserim Sayin ÖZDEMiR;sevgili ,saygi deger dostum olan Yildirim KILIC´in size Almanya`dan cok selami var.

Muzaffer ARICA

 

ismail DOĞAN

Derğerli Yedi Bucak Avşarları ,
26 ocak perşembe günü Fevzi Kurtuluş'un Perşembe günler saat 13:30 da Rumeli Tv de hazırlayıp sunduğu Altaylar'dan Tuna'ya adlı programında Yedi bucak avşarları köyleri tanıtılacaktır .
proğrama Ercan uğur, Alirıza Özkan ve İsmail Doğan konuk olarak katılacaktır.
bu proğramda köylerimizin tarihi ,
resimleri , halayları , türküleri vs tanıtılacaktır .
sizlerden bu proğramda yayınlanmasını istediğiniz video resim bilgi ve belgeleri doganismail38@gmail.com MAİL adresine göndermenizi , video gönderemiyorsanız video paylaşım sitesi linkinin gönderilmesini önemle rica ederiz. gönderdiğiniz bilgileri yayınlarken gönderenin ismi proğramda söylenecektir.
yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederiz.

 

Eren Eren

CHP LI BELEDIYENIN YAPTIGI MARIFET
SERBAY MANSUROĞLU/BİRGÜN

CHP’li belediyelerde taşeron krizinden sonra şimdi de ‘inanç’ krizi ortaya çıktı. CHP’li Avcılar Belediyesi’ne bağla zabıta ekipleri dün sabah saatlerinde Yeşilkent Pirsultan Cemevi’nin kapısını kırarak baskın yaptı. Zabıta ekipleri, inşaat halindeki Pir Sultan Cemevi içinde bulunan Alevilerin bağışladığı masalar, sandalyeler, minderler, kilimler, sobalar, cem sırasında kullanılan asa, kilim, yastıklar ve duvarda asılı bulunan resimleri topladı.

CEMEVİNİ SAVUNANLARA SALDIRI
Zabıta ekipleri cemevinin içindeki kullanılan eşyaları toplamaya çalılşırken, cemevine gelen Pir Sultan Cemevi üyeleri, zabıta ekiplerine direnmek istedi. Zabıta ekipleri, Pir Sultan Abdal üyelerine saldırdı. Zabıta ekipleri saldırının ardından, zabıta kamyonetine yükledikleri cemevinde kullanılan eşyaları alarak cemevinden ayrıldılar.
Pir Sultan Abdal üyesi alevi yurttaşlar, zabıta ekiplerinin ilk olarak geçen Salı günü cemevine gelerek, cemevi tabelasına sökmek istedijklerini, ancak kend,ilerinin buna izin vermediklerini ifade ettiler. Salı günü gelen zabıta ekiplerine tepki gösteren alevi yurttaşlar, zabıta ekiplerinden tabeayı almaları için yasal bir izin belgeleri olup olmadığını sordular.

'GİDİN EVİNİZDE TOPLANIN'
Zabıta ekipleri, tabelanın sökülmesi için yasal izinleri bulunmadığını, kendilerine geçilen anons üzerine geldiklerini belirttiler. Bunun üzerine tabelanın indirilmesinin yasal olmadığını söyleyen Alevi yurttaşlar, tabelanın sökülmesine izin vermedi. Ancak zabıta ekipleri ertesi gün sabaha karşı tekrar gelerek, tabelayı söktüler. Pir Sultan Abdal üyesi alevi yurttaşlar bunun üzerine cemevi önünde basın açıklaması gerçekleştirerek tepkilerini bir kez daha gösterdiler. Zabıta ekipleri dün yine cemevinde kimsenin olmadığı bir saatte kapıları kırıp, cemevi içinbde bulunan eşyaları çıkarıp aldı. Yeşilkent Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Deniz Türkmenoğlu, geçen günlerde Colombia’da bir yoksul mahallenin tepesine 6.7 milyon dolara yapılan yürüyen merdiveni hatırlatarak, sosyal demokrat geçinen bir belediyenin, yoksul bir mahallede halkın kendi kendine inşa etmeye çalıştığı bir yeri engellemeye çalıştığını ifade etti. Türkmenoğlu, 19 aralıkta Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Kaya ile yaptıkları görüşmede, kendilerine gidip evlerinde cem yapmalarını nasihat ettiğini söyledi. Türkmenoğlu, bunun üstüne her perşembe günü toplu olarak cem yapıp bir arada durmaya, yardımlarla ve dayanışmayla cemevi faaliyetlerini sürdürmeye çalıştıklarını söyledi.



 

Ali AKSÜT

Secati Bey; İspir ile ilgili elimdeki tüm kaynakları taradım.Doğrudan İspir adına rastlamadım.
'' Mardin Sancağı Cizre Kazasında İsperti adlı bir aşiret yaşamaktadır.
KK. Cevdet Türkay, Başbakanlık Arşivi Belgelerine Göre Osmanlı İmparatorluğunda Oymak Aşiret ve Cemaatler, İst. 1979 .Sayfa 95 (Eğer bir gün İspir ile ilgili bir nota rastlar isem, yazarım.Sevgiler, Ali Aksüt

 

Mukaffer ERDOĞAN

Sayın Türkmen Sitesi com. yöneticileri:
Ben Erzurum-İspir kazası ndan bir Türkmen boyu neslinden gelmekteyim ve bu boyun Türkmenistan'da da bir yerleşim Oba'sı olduğunu işittim. Bütün araştırmalarımdan olum bir sonuc alamadım. Sizlerden rica etsem ricamı kabul edip Türkmenistan'da böyle bir " İSPİR" veya benzeri isimde bir oba veya benzeri yerleşim yeri varmıdır? Lütfen bana bir cevap yazınız.Zahmetleriniz icin teşekkür ederim.
Mukaffer Erdogan (Berlin)

Yorum:

Sayin ERDOGAN isteginiz arastirmaci yazar Sayin Ali AKSÜT beye iletilecektir.En kisa zamanda size genis bilgi buradan iletilecektuir.Saygilarimizi sunuyoruz.

 

Mehmet Seçkin

DUYURU :

Hessen Eyaleti Atatürkcü Düsünce Dernegi 29.01.2012 de saat 15.00 de , Frankfurt Türkevinde Höhenstr. 44 - 48, 60385 Frankfurt am Main adressinde Atatürkün "Liderlik Sirlari adli bir seminer düzenlemistir. Acilis konusmasini Dernek Baskani Sayin Mahmut Telli ve konusmaci olarak da Jandarma Kurmay Albay Sayin Mehmet Seckin Ankaradan davet edilmistir.Siz degerli Arkadaslarimizi ve Dostlarimizi bu seminerde görmek bize mutluluk verecektir.

Mehmet SEÇKİN

 

Mehmet SECKiN

29 OCAK PAZAR GÜNÜ FRANKFURT - HESDEL´DE Ki TÜRK EViNDE BULUSALIM !!!

Değerli dostlar, Hessdel ADD nin öncülüğünde Frakfurt Konsolosluğu Türk Evinde 29 Ocak Pazar günü saat 15.00'de olalacatır. Butün dostlar davetlidir.

Mehmet SECKiN

 

Vedat TATAR

KARAÖZÜLÜ ve KARAÖZÜ DOSTLARI ( KARAÖZÜ ŞAHRUHLULARI) BAYANLARIMIZI KAHVALTIDA BULUŞTURUYORUZ.
TÜM DOSTLARIMIZLA KONUŞMAK, DERTLEŞMEK ve HASRET GİDERMEK ARZUSU İLE BİRLİKTE KAHVALTI YAPMAYA DAVET EDİYORUZ... SENEM DOĞANAY , GÜLER ADIGÜZEL (Doğanay)
Tarih: 21 Ocak 2012 Cumartesi Saat: 11:00-13;30
Yer : TBMM Mustafa Necati Kültür Evi Mitatpaşa Cad. No. 35 KIZILAY-ANKARA